A

MOLLA GÜRÂNÎ

Fâtih Sultan Mehmed’in hocası.

  • MOLLA GÜRÂNÎ
    • Hasan DOĞAN
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 31.01.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/molla-gurani
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    MOLLA GÜRÂNÎ
MOLLA GÜRÂNÎ

Fâtih Sultan Mehmed’in hocası.

  • MOLLA GÜRÂNÎ
    • Hasan DOĞAN
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 31.01.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/molla-gurani
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    MOLLA GÜRÂNÎ

Asıl adı Şemseddin Ahmed'dir. Tefsir, fıkıh ve hadis âlimi olarak Molla Gürânî adıyla tanındı ve Fâtih Sultan Mehmed'in başlıca hocalarından biri oldu. İsmini aldığı Gûrân (Kûrân) konusunda farklı görüşlerden üçü öne çıkar. Birincisi İran'daki İsferâyin'in bir köyü olduğuna dairdir. İkincisi Irak topraklarındaki Şehrizor'un bir köyü olduğudur. Üçüncüsü de Diyarbakır'ın Hiler adlı yerleşim merkezidir. Doğum tarihi çeşitli eserlerde 1406, 1410 veya 1416 olarak kaydedilmiştir.

Hafızlığını erken yaşta Bağdat'ta Zeynüddin Abdurrahman b. Ömer Kazvînî gözetiminde tamamladı. Bu sırada aynı hocadan Zemahşerî'nin el-Keşşâf'ı ile Sa'deddin Teftâzânî'nin haşiyesini okudu. Diyarbakır ve Cizre arasında yer alan ve devrin ilim merkezlerinden Hısnıkeyfâ'da Celâleddin Hulvânî'den Arap belagati dersleri aldı.

On yedi yaşında iken ilim tedrisi için Şam'a gitti (1426-1427). Ardından 1431-1432 yıllarında Kahire'de bulundu. Memlükler döneminin meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Bunlar arasında Diyarbakır kadılığı ve Mısır Şâfiî başkadılığı yapan, İbn Hacer Askalânî'den özellikle fıkıh ve hadis dersleri aldı.

Kahire'de iken Sultan Melikü'z-Zâhir Seyfeddin Çakmak ile (1438-1453) tanıştı. Bundan sonra sultanın huzurunda gerçekleştirilen Sahîh-i Buhârî okuma meclisine katılan seçkin ilim adamlarından biri oldu. Bu dönemde yine Berkûkıye Medresesi'nde ders okuttu. Molla Gürânî, yıllar sonra II. Bayezid'e yazdığı bir mektupta bu medreseyi sitayişle anmış, ve buradaki ilmî münazaralardan söz etmiştir.

Kahire'de Dımaşk Kadısı Hamîdüddin Muhammed b. Ahmed Nu'mânî Ferganî ile yaşadığı tartışma hayatında bir dönüm noktası oldu. Kadıya ve dolaylı olarak Ebû Hanîfe'ye hakaret ettiği iddiasıyla sultana şikâyet edilen Molla Gürânî, Berkûkıye Medresesi'ndeki görevinden alınarak Şam'a gönderildi. Bu süreçte ayrılma firar teşebbüsleri de engellendi. Sürgün süreci bittikten sonra hacca gitmek için Tûrisînâ'da iken tekrar gözaltına alınarak bu defa Fırat nehrinin ötesine gönderildi.

Kahire veya Halep'te iken Molla Fenârî'nin talebelerinden olup bir dönem Bursa kadılığı yapan Molla Yegân ile (Yekân) tanıştı. Hac yolculuğundan dönen Molla Yegân'ın tavsiye ve teklifiyle Anadolu'ya geçen Molla Gürânî bir süre sonra Hanefî mezhebine göre amel edip fetva vermeye başladı. Molla Yegân'ın kendisini Edirne'de Osmanlı padişahı II. Murad ile tanıştırmasının ardından, önce Bursa Çekirge'de Kaplıca Murad Hudâvendigâr Gazi Medresesi'ne, sonra da Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmış (1399), hisar dışındaki Yıldırım Medresesi'ne müderris tayin edildi.

II. Murad'ın oğlu Şehzade Mehmed'i (Fâtih Sultan Mehmed) yetiştirmesini istemesi ve buna dair geniş bir yetki vermesi üzerine Molla Gürânî, 1443 senesinde Manisa'ya gitti. Uzun süre disiplinli bir eğitim alan Şehzade Mehmed, tahta ikinci defa çıktığı zaman hocasına vezirlik teklifi ettiyse de Molla Güranî kazaskerlik vazifesini kabul etti. İstanbul'un fethiyle sonuçlanan uzun ve meşakkatli kuşatma sürecinde Fâtih Sultan Mehmed'in en yakın müşavere halkasında yer aldı. Fetihten sonra Memlük sultanı için de bir fetihname kaleme aldı.

Fâtih Sultan Mehmed, kazaskerlik görevi esnasında kendisinden talimat almadan birtakım atamalar yapması sebebiyle Molla Gürânî'yi bu görevinden azlederek Bursa kadılığına tayin etti. Çok geçmeden padişahın kendisine gönderdiği bir emr-i sultânîyi uygulamaktan kaçınması üzerine bu görevden de alındı (1455). Molla Gürânî, bunun üzerine Halep, Şam, Kudüs yoluyla 1457 yılında Mekke'ye giderek hac vazifesini eda etti. Dönüşte bir müddet Kahire'de kaldı. 1458'de yeniden Bursa kadılığına atandı. 1480'de daha sonra şeyhülislamlığa dönüşecek olan İstanbul müftülüğü görevine getirildi. Sultan II. Bayezid devrinde (1481-1512) de bu görevi devam etti. II. Bayezid'e gönderdiği mektuplar padişah ve müftü arasındaki resmî ve bürokratik ilişkiler açısından önemlidir.

Molla Gürânî, 1488 senesinde vefatı öncesinde 180.000 akçelik borcunun padişah tarafından ödenmesini ve cenaze namazının padişah tarafından kıldırılmasını, kabre gidene kadar omuzlarda taşınmayıp yerden çeke çeke sürüklenerek götürülmesini vasiyet etti. Vasiyetine uygun olarak cenaze namazı, II. Bayezid tarafından kıldırıldı. Borcu padişah tarafından ödendi. Ancak naaşı, hürmetsizlik olmasın diye bir hasır üzerinde kabrine kadar taşındı. İstanbul Aksaray'da yaptırdığı caminin haziresine defnedildi. Molla Gürânî, İstanbul'da iki cami ve iki mescit, bir dârülhadis medresesi, bir dârülkurra, bir hankah, bir hamam ile bir mektep yaptırdı ve bunların hizmetlerinin sürdürülmesi için çeşitli akarlar vakfetti.

Müstakil eserler dışında başka eserlere yönelik haşiye ve şerhler de kaleme aldı. 1456-1463 yılları arasında kelam, fıkıh ve hadis ilimleri etrafında hazırladığı ve Fâtih Sultan Mehmed'e ithaf ettiği Gayetü'l-Emânî fî Tefsîri'l-Kelâmi'r-Rabbânî (Gayetü'l-Emânî fî Tefsîri Seb'i'l-Mesânî) adlı eserinde Zemahşerî'nin el-Keşşâf ve Beyzâvî'nin Envârü't-Tenzîl adlı kitaplarından istifade etmekle birlikte, bazan da bunlara yönelik tenkitlerini belirtti. Ayrıca Taberî, Râgıb İsfahânî, Kuşeyrî, Vâhidî, Ferrâ Begavî, Râzî, Kevâşî, Nesefî, Tîbî ve Teftâzânî gibi müfessirlerden de yararlandı. Bu eser, uzunca bir dönem Osmanlı coğrafyasında ders kitabı olarak medreselerde okutuldu.

Molla Gürânî, ed-Dürerü'l-Levâmi' fî Şerhi Cem'i'l-Cevâmi' (el-Budûrü'l-Levâmi') adlı 1453 yılındaki eserinde fıkıh usulüne dair bilgiler sundu, bilhassa nahiv açısından geniş değerlendirmelerde bulundu. el-Kevserü'l-Cârî alâ Riyâzi Ehâdîsi'l-Buhârî isimli eseri, Sahîh-i Buhârî'nin bir şerhi niteliğindedir. Mukaddimesinde gereksiz teferruattan özellikle kaçınıldığı belirtilen eser, Anadolu'da telif edilmiş ilk Sahîh-i Buhârî şerhi olarak şöhret buldu.

Kıraat ilmine dair telif ettiği eserlerin başında II. Bayezid'e ithaf ettiği ve İbnü'l-Cezerî'nin kitabına şerh olarak görülen Keşfü'l-Esrâr an Kırââti'l-Eimmeti'l-Ahyâr adlı eseri sayılabilir. el-Abkarî fî Havâşi'l-Ca'berî adlı eserinde kırâat-i seb'ayı konu aldı. Ferâidü'd-Dürer ve Şerhu Levâmii'l-Gurer, yine kıraat ilmi etrafında hazırlanmış bir şerhtir. 1479 yılında yazımını bitirip II. Bayezid'e ithaf etti. Ref'u'l-Hitâm an Vakfi Hamza ve Hişâm adlı eseri vakf konusuna dair şerhtir. Şemseddin Muhammed b. Ebû Bekir Habîsî'nin İbnü'l-Hâcib'in el-Kâfiye'sine yazdığı şerhe (el-Müveşşah) haşiye olarak yazdığı el-Müreşşah ale'l-Müveşşah adlı eseri ise nahiv ilmine dair haşiyedir. Arapça bir kaside formunda hazırlanan, eş-Şâfiye fi'l-Arûz ve'l-Kafiye isimli eserinde de kafiye ve aruz konularına değindi ve bunu Fâtih Sultan Mehmed'e ithaf etti.

Molla Gürânî vakur kişiliği ve ilmî birikimi yanında ilmî kanaatlerini açıkça ifade etmekten çekinmeyen bir alim olarak eğitim tarihindeki yerini aldı. Cenaze merasimine ilişkin vasiyeti onun mütevazi karakterini yansıtır. Kaleme aldığı bazı eserleri devrin medreselerinde okutuldu. Fâtih Sultan Mehmed'in yetişmesinde etkili olan hocalardandı. Başta Fâtih olmak üzere II. Bayezid ve devrin Memlük sultanlarının da ilgisini ve saygısını kazanmış olan Molla Gürânî'nin hayatı Kahire, Şam ve İstanbul arasında eğitim öğretim faaliyetleri açısından yakın irtibat sağlandığı ve bu üç merkez arasında öğrenci ve öğretmen hareketliliği olduğunu gösterir. İlim adamının ilmî kanaatleri sebebiyle idarî görevlerinden alınsa bile eğitim faaliyetlerini sürdürmekten alıkonulmaması ve padişahlar nezdinde saygınlığının devam etmiş olması husus Molla Güranî'nin de hayat hikâyesinden de anlaşılabilecek Türk eğitim tarihi açısından önemli sonuçlardandır.

Kaynakça

Âlî, Gelibolulu Mustafa. Künhü’l-Ahbâr: Dördüncü Rükn: Osmanlı Tarihi. (Tıpkıbasım), Ankara 2009, I, 82-83.

Âşıkpaşazâde. Tevârîh-i Âl-i Osmân. nşr. Âlî Bey. İstanbul 1332, s. 202-203.

Bursalı Mehmed Tahir. Osmanlı Müellifleri. haz. M. A. Yekta Saraç. Ankara 2016, I, 425.

Eşit, Davut. Molla Gûrânî’nin Kıyâs Anlayışı. Ankara 2020, s. 40-41.

Hoca Sâdeddin Efendi. Tâcü’t-Tevârîh. İstanbul 1862, II, 441-443.

İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri 953 (1546) Tarihli. nşr. Ö. L. Barkan – E. H. Ayverdi. İstanbul 1970, s. 161-162.

Kehhâle. Ömer Rızâ. Mu‘cemü’l-müellifîn. Beyrut 1957, I, 166.

Kumaş, Salih. İlimden Fethe Fatih’in Hocası Molla Güranî. İstanbul 2022.

Sehâvî, Muhammed b. Abdurrahman. ed-Dav’ü’l-Lâmi‘. Beyrut, t.y., I, 241.

Taşköprizâde. eş-Şekāiku’n-Nu‘mâniyye fî Ulemâi’d-Devleti’l-Osmâniyye. çev. Mecdî Mehmed, Terceme-i Şekāik-i Nu‘mâniye. İstanbul 1269, s. 103-104.

Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi. nr. 5482, 7458, 11414, 9655, 10231, 6452, 6089.

Yaşaroğlu, M. Kâmil. “Molla Gürânî”. DİA. 2005, XXX, 248-250.

Yıldız, Sakıp. Molla Gürâni ve Tefsiri. İstanbul 1988.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/molla-gurani

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

MOLLA GÜRÂNÎ

Fâtih Sultan Mehmed’in hocası.