Suriye’de tarihî bir şehir.
Suriye’de tarihî bir şehir.
Adı ilk olarak milattan önce III. binyılda çivi yazılı Akkad tabletlerinde Halaba, Halman veya Halvan olarak geçen Halep, Kilis ve Bab ovalarıyla Cebelisem'ân arazisinin birleştiği noktada kurulan bir şehirdir. Anadolu'dan Mezopotamya'ya ve Akdeniz'den İran'a giden ana yolların kavşağında bulunan şehir milattan önce II. binyılda yerleşim yeri haline geldi. Daha sonra Hititler'in önemli eyalet merkezlerinden biri oldu. Asurlular, Persler ve Helenler'in hakimiyetlerini gördü. Romalılar devrinde (m.ö. 69-m.s. 395) kamusal ve kutsal mekânları barındıran bir akropol haline geldi. Doğu Roma döneminde ise çok sayıdaki kilisesiyle Hıristiyanlık için önemli bir şehir oldu.
Hz. Ömer döneminde müslümanlar tarafından fethedildi (637). Bundan sonra hakimiyetine girdiği Emevîler, Abbâsîler, Tolunoğulları, Karmatîler, İhşîdîler gibi devletler zamanında gelişmesini sürdürdü. 1024 yılında bölgeyi ele geçiren Mirdâsî hanedanına da merkez olan ve sonrasında Suriye Selçukluları, Zengîler, Eyyûbîler'in hakimiyetine giren Halep, 1260'ta Moğol Hükümdarı Hülâgû tarafından yakılıp yıkıldı. Aynı yıldaki Aynicâlût Savaşı ile Moğollar'ı yenen Memlükler'in hakimiyetine girdikten sonra yaklaşık bir buçuk asır boyunca yeniden parlak günler yaşadı. 24 Ağustos 1516 Mercidâbık galibiyetinden sonra Osmanlılar'ın idaresi altına giren Halep, I. Dünya Savaşı'nın ardından bir müddet Fransızlar'ın işgaline maruz kaldı. 1946'da bağımsızlığını kazanan Suriye Devleti'nin en önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürmeye devam etti. Ancak 2011 yılında çıkan iç savaşın olumsuz etkilerinden kurtulamadı.
Halep'in eğitim ve kültür hayatının gelişmesinde Hamdânîler'den Seyfüddevle Ali (944-967) tarafından yapılan faaliyetler öncü oldu. Onun zamanında gelişen Halep'te çok sayıdaki küttap ve medreselerdeki ilmî faaliyetler sayesinde bir kültürel canlılık başladı.
İslam dünyasında Selçuklular'la başlayan medrese geleneği Halep'te de kendisini gösterdi. İlk medreseler büyük ölçüde Nûreddin Mahmud Zengî (ö. 1174) tarafından kuruldu. Bu bağlamda Artuklu Hükümdarı Necmeddin İlgazi (1106-1112) tarafından Halep'e yönetici olarak atanan Bedrüddevle Süleyman'ın kurduğu Züccâciye Medresesi müstesna bir kurum olarak tarihî kayıtlara geçti. Nûreddin Mahmud, birçok yeni medrese inşa etmenin yanı sıra mevcut bazı yapıları da medreseye dönüştürerek şehrin eğitim ve kültür bakımından atılım yapmasına önderlik etti. Eyyûbîler döneminde bu gelişme süreklilik kazanarak devlet adamları ve âlimlerin kurduğu medreselerin sayısı hızla arttı. Şâzbahtiye, Sâhibiye, Atabekiye, Sultâniye, Şerefiye medreseleri bunların en önemlileridir. Memlükler dönemi (1250-1517) Halep açısından parlak bir devir oldu. Şehirde artan nüfus ve çevreden gelen talepler sebebiyle yeni medreseler kuruldu. Günümüze ulaşan Memlük devri yapılarıyla kültür ve sanat eserleri mirası bakımından Halep şehri Kahire'den sonra ikinci sırada gelmekteydi. Memlükler döneminde yapılıp günümüze ulaşan medreseler şunlardır: Nâsıriye, Salâhiye, Kurnâsiye, Seffâhiye, Seîdiye, Keltâviye. Fıkıh ağırlıklı bu medreselerin yanı sıra Halep'te ihtisas müesseseleri olarak adlandırılabilecek olan dârülkur'anlar ve dârülhadisler de vardı. Ayrıca kuruldukları dönemde daha çok bîmaristan adıyla anılarak hem tıp eğitimi verilen hem de hastaların tedavi edildiği hastaneler de vardı. Bîmâristânü'l-Atîk, Bîmâristânü'n-Nûrî ve Bîmâristânü'l-Argûnî bu tür hastaneler arasındaydı.
Bütün bunların dışında saraylar, kütüphaneler, camiler, mescitler, hankahlar, ribatlar ve zaviyelerde kurulan ders halkaları da ilmî faaliyetler için önemli öğretim mekânları oldu. Bununla birlikte, 2011 yılında başlayan iç savaşta bu tarihî eğitim ve kültür kurumlarının çoğu büyük zarar gördü.
Halep, bilhassa Zengîler ve Eyyûbîler döneminde eğitim hayatı açısından parlak bir süreç yaşadı. Nûreddin Mahmud Zengî zamanında cemiyet hayatında hukukun yani fıkhın hâkim olması ve bâtınîlere karşı devlet adamlarına fakihlerin destek sağlaması amacıyla hadis, fıkıh ve medrese eğitiminin temelini oluşturdu. İdarî teşkilata katkısı olduğu için edebiyat, inşa ve matematik yanında ihtiyaçlara binaen desteklenen tıp ve astronomi gibi ilimler rağbet gördü. Selçuklular'ın batinîlere karşı başlattığı Sünnîliği ihya çalışmaları Halep'te oldukça belirgin bir hal aldı. İç ve dış ilişkiler bakımından önem verilen medreseler kaliteli eğitim mekânları olarak çok sayıda öğrencinin yetişmesini sağladı.
Osmanlı döneminde (1516-1918) Halep şehrinin, Türk-İslam kimliği güçlendirildi. Osmanlı devlet adamları şehre değer katan yeni vakıflar tesis etmeye özen gösterdi. Halep'in ticaret yanında ilim ve kültür hayatındaki yeri çok gelişti. Şehirde önceki dönemlerde faaliyet gösterip işlerliğini devam ettirenlerle birlikte 100 kadar eğitim kurumu bulunmaktaydı. Bu zenginliği sebebiyle şehir ilim ve eğitim müesseseleriyle de meşhur bir vilayet olarak anıldı.
Halep'te valilik yapan Hüsrev Paşa (ö. 1544) tarafından kurulan ve Mimar Sinan'ın mimarı olduğu Hüsreviye Medresesi son zamanlara kadar genişlemesini ve yenilenmesini sürdürerek "Ezherü'l-Halep" diye anıldı. Vezir Osman Paşa tarafından yaptırılan Vezir Osman Paşa Külliyesi içerisinde de Ridâiye veya Osmâniye diye anılan bir medrese bulunmaktaydı. Geleneksel İslam eğitimini devam ettiren bu medresede de temel İslam bilimleri ve Arap dili eğitimine önem verilirdi. Şaban Ağa tarafından inşa edilen külliye içerisinde yer aldığı için "Şâbâniye" diye adlandırılan medrese ise bilhassa Halep dışından gelen talebelerin eğitimine ağırlık veren bir kurum oldu. Medreseye ilkokulu bitiren öğrenciler devam etmekte ve altı yıllık eğitimden sonra lise diplomasına denk bir diploma ile mezun olmaktaydı. Ahmed Efendi tarafından inşa edilen Ahmediye Medresesi de yakın zamana kadar eğitim faaliyetlerinin devam ettiği daha çok kıraatle ilgili derslere ağırlık verilen bir medreseydi. XIX. yüzyılda, Halep'te ihtiyaç duyulan meslek alanlarına eleman yetiştirmek ve gençlerin meslek edinmelerini sağlamak amacıyla kurulan yenileşme devrinin bir başka kurumu da Islahhane Medresesi'dir.
Yukarıda zikredilen medreselerde geleneksel yöntemlerle yapılan eğitim 1869 yılında Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi ile yeni bir veçheye büründü. II. Abdülhamid devrinde yeni eğitim kademeleri oluşturulan okullar ilkokul, ortaokul ve lise şeklinde kademelere ayrıldı. Bu dönüşümde "medresetü'l-ibtidâiye", "mektebetü'l-idâdî" ve "medresetü'l-askeriye" gibi kurumlar ortaya çıktı. Halep Mekteb-i İdâdîsi 1888 yılında yapılmaya başlandı. 300 öğrenci kapasitesindeki bu okulda öğrencilerin bir kısmı yatılı bir kısmı ise gündüzlü olarak derslere katılıyordu.
1882 yılında Halep vilayetine bağlı Liva, Zor, Maraş ve Urfa livalarında 115 gayrimüslim, 327 müslüman okulu bulunmaktaydı. Nüfuslarına oranla gayrimüslimlerin çok daha fazla okula sahip olduğu görülmekteydi. XIX. yüzyılın sonlarında Halep'te bir idâdî, yirmi bir medrese mevcut olup Câmi-yi Kebîr ve Osmâniye medreseleri en fazla öğrencisi olan eğitim kurumlarıydı. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin giriştiği eğitim alanındaki yenileşme atılımları Halep şehrinde de görüldü. 1869-1909 yılları arasında Halep'teki okullar arasında Sanayi Mektebi, Mülkiye Rüştiye Mektebi, Askerî Rüştiye Mektebi, Mülkiye İdâdî Mektebi, İbtidâiye Mektebi, İslam Sıbyan mektepleri, Kız Mektebi, Kız Rüştiye Mektebi, ibtidâî ve rüştiye derecesindeki hususi mektepler bulunmaktaydı. 1869 yılı Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi ile eğitim sadece şehirlerde değil köylerde ve kasabalarda da zorunlu hale geldi. Bu durum eğitimin kurumsallaşarak daha kapsamlı ve tutarlı politikalar çerçevesinde yürütüldüğüne dair yorumların doğmasına delil oldu.
Çağdaş dönemde Halep'te 1946 yılında Mimarlık Fakültesi açılarak yükseköğretimin ilk adımları atıldı. 1958 yılından sonra artan kapasitesiyle eğitim faaliyetlerine devam eden birçok yüksekokul, enstitü ve Tıp Fakültesi öğrencilerinin eğitim gördükleri bir ihtisas hastanesi hizmet vermeye başladı.
1931 yılında kurulan Halep Ulusal Müzesi şehrin en büyük müzesidir. Önce Osmanlı vilayet sarayı binasında kurulan müze ihtiyacı karşılamayınca 1972'de yeni yerine taşındı. Müzedeki eserlerin büyük çoğunluğu ülkenin kuzeyindeki arkeolojik alandan çıkarılan objelerdi. 2016'da bombalandığı için hasar gören müze 2019'da restore edilerek yeniden hizmete açıldı.
Halep'te kurulan eğitim müesseseleri şehirde tarih boyunca çok sayıda âlimin yetişmesine imkân verdiği gibi şehrin meşhur âlimlerinden ders almak isteyen çok sayıda talebenin de burayı ziyaret etmesinin temel sebepleri arasında yer aldı. Medreselerin henüz tesis edilmediği zamanlarda Taberânî, Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel gibi âlimler hadis ilminde ilerlemek için Halep'e de gitmişlerdi.
Hamdânî Hükümdarı Seyfüddevle Ali zamanında sarayda ve Halep'in diğer ilim meclislerinde faaliyet gösteren âlimler arasında başta meşhur filozof Fârâbî olmak üzere Seyfüddevle'ye Kitâbü'l-Eganî adlı eserini ithaf eden Ebü'l-Ferec İsfahânî, Seyfüddevle'nin hocalarından dönemin önemli dil bilimcilerinden İbn Hâleveyh, sarayda uzun süre vaizlik yapan İbn Nübâte, şairliği ile meşhur Mütenebbî ve Arap edebiyatının ilk natüralist şairi olarak adlandırılan Sanavberî gibi isimler öne çıkmaktadır.
Eyyûbîler devrinde Halep ulemasıyla yaptığı tartışmalar sebebiyle tepkileri üzerine çeken ve ölümle cezalandırılan Sühreverdî (ö. 1191); Halep'in tarihi, coğrafyası ve meşhur şahıslarıyla ilgili önemli bir kaynak olan Buğyetü't-Taleb'in müellifi İbnü'l-Adîm (ö. 1262) de Halep için önemli isimlerdendir. el-Kâfî fi'l-Kühl adlı eseriyle meşhur olup Halep'in tıp konusunda en önemli ismi olan Halîfe b. Ebü'l-Mehâsin, vezirlik yapan ve tıp tarihçiliği ile meşhur olan Yûsuf Kıftî (ö. 1248) de diğer önemli bilim insanlarıydı. Aynı zamanda Halep'te yetişen önemli isimlerden biri olan İbn Şeddâd (ö. 1285) hem âlim kişiliği hem de medreselerin kuruluşuna öncülük etmesiyle tanınıyordu.
Memlükler dönemine gelindiğinde kıraat ilmi alanında Tâzefî (ö. 1305); İbnü'l-Kabâkıbî (ö. 1445); tefsir ilmi alanında Ali Hâzin (ö. 1340); Semîn Halebî (ö. 1355); hadis ilmi alanında döneminin en büyük hadis hafızı olarak tanıtılan Sıbt İbnü'l-Cevzî (ö. 1438); Sıbt İbnü'l-Acemî (ö. 1480); Kutbüddin Halebî (ö. 1335); Hâdırî (ö. 1421); fıkıh ilmi alanında Ebü'l-Velîd İbnü'ş-Şıhne (ö. 1412); Ebü'l-Fazl İbnü'ş-Şıhne (ö. 1485); İbn Hatîb Cibrîn (ö. 1338); fıkha dair eserlerinin yanı sıra Tetimmetü'l-Muhtasar fî Ahbâri'l-Beşer adlı tarih kitabının müellifi olan İbnü'l-Verdî (ö. 1349); İbn Emîru Hâc (ö. 1474) önemli âlimler arasında yer almaktadır.
Tarih alanında döneminin Suriye ve Cezîre bölgelerinin tarihi hakkında el-A'lâku'l-Hatîre fî Zikri Ümerâi'ş-Şâm ve'l-Cezîre adlı kitabı kaleme alan İbn Şeddâd (ö. 1285), 800'den fazla kişinin biyografisinin yer aldığı Vefeyâtü'l-A'yân adlı eserin müellifi İbn Hallikân'ın (ö. 1282) Halepli olmasa da en verimli yılları bu şehirde geçti. Dil ve edebiyat alanında ise İbnü'n-Nehhâs (ö. 1299); İbn Kâtibü'l-Hizâne (ö. 1436) gibi âlimler yetişti.
Yaşadıkları dönemin en önemli âlimleri ve eğitimcileri arasında yer alıp hayatlarının bir döneminde eğitim almak amacıyla Halep'te bulunan meşhur âlimler de kaynaklarda belirtilmiştir.
Son iki asrın eğitimci şahsiyetleri arasında Halep'te çok sayıda öğrenci yetiştiren Ahmed Muhammed Zerka (ö. 1938); şehrin çeşitli medreselerinde Arapça, inşa, hadis, İslam kültür ve medeniyeti tarihi gibi dersler okutan İ'lâmü'n-Nübelâ bi-Târîhi Halebi'ş-Şehbâ adlı eseri kaleme alan Râgıb Tabbâh (ö. 1951); Ahmed Muhammed Zerka'nın vefatı sonrasında çeşitli medreselerde dersler veren, Suriye Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde medenî hukuk ve İslam hukuku öğretim üyeliği yapan oğlu Mustafa Ahmed Zerka (ö. 1999); Halep'te bazı liselerde muallimlik ve Şâbâniye, Hüsreviye gibi medreselerde müderrislik yapan, hadis ilmine katkıları sebebiyle uluslararası ödüllere layık görülen Abdülfettâh Ebû Gudde (ö. 1997); Kur'an, tefsir ve hadis alanında çeşitli eserleri bulunan Abdullah Sirâceddin (ö. 2002) de yer almaktadır.
Aljaad, Anas – Topchubaev, Kubatali. “Halep’te Osmanlı Medreseleri”. Osmanlı Medreseleri: Eğitim, Yönetim ve Finans. ed. F. Aydın v.dğr. İstanbul 2019, s. 395-409.
Atmaca, Esra. Halep’te İlmî Hayat: Memlûkler Döneminde (1250-1517). İstanbul 2016.
Aykaç, Razan. “Suriye Halep, Hama ve Rakka Müzelerindeki Türk-İslam Dönemine Ait Eserlerden Örnekler”. Art-Sanat. sy. 17 (2022), s. 59-82.
Bayrak (Ferlibaş), Meral. “Halep’te XVIII. Yüzyıla Ait Bir Vakıf Örneği: Vezir Osman Paşa Külliyesi”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi. sy. 22 (2010), s. 27-84.
Bozkurt, Nebi. “Medrese”. DİA. 2003, XXVIII, 323-327.
Elçiçeği, Büşra – Yılmaz, Ali. “Maârif Salnâmelerine Göre Halep İdadisinde Eğitim (1898-1904). Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 23/1 (2021), s. 51-69.
Eroğlu, Cengiz – Babuçoğlu, Murat – Köçer, Mehmet. Osmanlı Vilayet Salnamelerinde Halep. Ankara 2012, s. 65-66.
Evliyâ Çelebi. Günümüz Türkçesiyle Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Kütahya, Manisa, İzmir, Antalya, Karaman, Adana, Halep, Şam, Kudüs, Mekke, Medine. haz. S. A. Kahraman. İstanbul 2011.
Gazzî, Kâmil el-Bâlî el-Halebî. Nehrü’z-Zeheb fî Târîhi Haleb. nşr. M. Fâhûrî – Ş. Şa‘s. I-III, Dımaşk 1991-1992.
Hamza, Abdüllatîf. el-Hareketü’l-Fikriyye fî Mısr fî Asreyni’l-Eyyûbî ve’l-Memlûki’l-Evvel. Kahire t.y.
İbn Şeddâd, Ebû Abdullah İzzeddin. el-A‘lâku’l-Hatîre fî Zikri Ümerâi’ş-Şâm ve’l-Cezîre. nşr. Y. Z. Abbâre. I-II, Dımaşk 1991.
İbnü’ş-Şıhne, Ebü’l-Velîd. Ravzü’l-Menâzir fî İlmi’l-Evâil ve’l-Evâhir. nşr. S. M. Mühennâ. Beyrut 1997.
Kalhussien, Omar. Halep Hüsrev Paşa Medresesi. YLT, Marmara Üniversitesi, 2011.
Kırkıl, Emin. Selçuklu Döneminde Halep. Dr.T, Fırat Üniversitesi, 1999, s. 136-139.
Masters, Bruce. “Halep (Osmanlılar Dönemi)”. DİA. 1997, XV, 244-247.
Sıbt İbnü’l-Acemî, Ebû Zer Muvaffakuddin. Künûzü’z-Zeheb fî Târîhi Haleb. nşr. Ş. Şa‘s – F. Bekkûr. I-II, Halep 1996.
Somel, Selçuk Akşin. Osmanlı’da Eğitimin Modernleşmesi (1839-1908) İslâmlaşma, Otokrasi ve Disiplin. çev. O. Yener. İstanbul 2010.
Şeşen, Ramazan. Selâhaddin Eyyûbî ve Dönemi. İstanbul 2018.
Tabbâh, Muhammed Râgıb. İ‘lâmü’n-Nübelâ bi-Târîhi Halebi’ş-Şehbâ. I-VII, Halep 1988.
Tokuş, Ömer. “Halep Hamdanîleri Sarayında Bulunan Filozof, İlim Adamları ve Şairler”. Türk Dünyası Araştırmaları. sy. 202 (2013), s. 3-12.
Yarcı, Güler. “Halep Vilayetinde Ecnebi Vakıfları”. Uluslararası Antep-Halep Vakıfları Sempozyum Bildirileri Kitabı. İstanbul 2014, II, 87-115.
Yaslıçimen, Sena. Halep Mekteb-i İdadîsi (1888-1918). YLT, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, 2018.
Yâzîcî, Tâlib. “Halep”. DİA. 1997, XV, 239-244.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/halep
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Suriye’de tarihî bir şehir.