A

KANAD, HALİL FİKRET(1892-1974)

Eğitimci, bürokrat, ders kitabı yazarı.

  • KANAD, HALİL FİKRET
    • Mustafa SAĞDIÇ
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 28.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kanad-halil-fikret
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    KANAD, HALİL FİKRET
KANAD, HALİL FİKRET (1892-1974)

Eğitimci, bürokrat, ders kitabı yazarı.

  • KANAD, HALİL FİKRET
    • Mustafa SAĞDIÇ
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 28.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kanad-halil-fikret
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    KANAD, HALİL FİKRET

Kuzey Makedonya'ya bağlı Manastır'ın Serfiçe kasabasında doğdu. İlkokulu Serfiçe'de, ortaokulu Manastır Sanayi Mektebi'nde tamamladı. 1910 yılında Maarif Nezareti tarafından açılan sınavı kazanarak Cevat Dursunoğlu ve Ali Haydar Taner gibi isimlerle beraber Avrupa'ya eğitime gönderildi. 1910-1912 yılları arasında Almanya'da bir lisede derslere dinleyici öğrenci olarak katıldı ve Almanca öğrendi. Balkan savaşları devam ederken Manastır'a döndü (1912), Selanik ve çevresinde mahsur kalan Türk toplumu arasındaki ailesi ve yakın çevresinin İzmir'e göç etmelerini sağladı. Yaklaşık bir yıl sonra tekrar Almanya'ya dönerek Berlin Üniversitesi Felsefe Fakültesi'nde eğitime başladı ve burada üç sömestir öğrenim gördü. 1914 yılı başından itibaren Leipzig Üniversitesi'ne geçti, 1917 yılına kadar pedagoji tahsili gördü. Leipzig Üniversitesi'nde 1917 yılında Pestalozzi'nin Umumi Mektepçiliğe Karşı Vaziyeti (1809'a kadar) adlı doktora tezini vererek Pedagoji alanında doktora yapan ilk Türk eğitim bilimcisi oldu, aynı yıl içinde yurda döndü.

Bir müddet Maarif Nezareti'nde "müşavirlik kitabeti ve tercümanı" olarak çalıştı ve bu sırada askerlik görevini de tamamladı. 1919'da İstanbul'a öğretmen olarak atandı ve 1923 yılına kadar Kandilli, Erenköy, Selçuk Hatun ve Çamlıca Kız sultânîlerinde fenn-i terbiye ve mâlûmât-ı ahlâkıye derslerini okuttu. 1923 yılında Bakü Üniversitesi'nin daveti üzerine Bakü'ye gitti, 1926 yılına kadar burada pedagoji dersleri okuttu. 1926 yılında Bakü'den ziyaret için Almanya'ya gitti, 1927'de Bakü'ye geri dönmek istediyse de Sovyet hükümeti dönüş vizesi vermedi. Bu sebeple aynı yıl Türkiye'ye dönerek Konya'da yeni açılan Orta Muallim Mektebi'ne pedagoji öğretmeni olarak atandı. 1929'da Ankara'ya nakledilen ve adı Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü olarak değiştirilen bu okulda tam yirmi dokuz yıl çalıştı. Bu esnada 1935'te bakanlık ikinci sınıf müfettişi, ardından 1936-1939 yılları arasında Talim ve Terbiye Kurulu üyesi oldu. 1944-1945 yılları arasında bir yıl Türk Kooperatifçilik Kurumu'nda Yönetim Kurulu başkanlığı yaptı. Bu görevleri sırasında okuldaki derslerini de yürütmeye devam etti. 1956 yılında emekliye ayrıldı, 7 Ekim 1974 tarihinde Ankara'da vefat etti ve orada toprağa verildi.

Eğitim alanında on yedi kitap, doksan altı makalesi vardır. İlk yazısını 1918 yılında Sâtı Bey tarafından çıkartılan Terbiye dergisinde "Ahlakî Karakter" başlığı ile yayımlamıştır. Başlıca eserleri Milliyet İdeali ve Topyekûn Millî Terbiye, Terbiye ve Tedris Tarihi (Pedagoji Tarihi), Pedagoji I-II, Deneysel Pedagoji, Muasır Terbiye Ülküleri ve Terbiyede Yenilikler, Ailede Çocuk Terbiyesi, Karakter Kavramı ve Karakter Terbiyesi, İş Pedagojisi, Coğrafyanın Tedris Usulü, Goethe ve Faust, Satranç Kılavuzu, Terbiye Sosyolojisi ve Pestalozzi'dir. 1942 yılında yayımladığı Milliyet İdeali ve Topyekûn Millî Terbiye en özgün eseri olup, bu eserinde kendi eğitim anlayışının felsefe temellerini açıkça ortaya koymakta, eğitimi aile, okul, toplum ve devlet birlikteliğinin bir ürünü olarak görmektedir. 1926'da Bakü'de yayımladığı Terbiye ve Tedris Tarihi adlı eserinde dünya eğitim tarihinin önemli isimlerini tanıtmakta ve onların eğitim anlayışlarını irdelemektedir. 1927'de Türkiye'ye geri döndükten sonra yayımladığı Coğrafyanın Tedris Usulü adlı eserinde coğrafya kavramını vatan kavramı ile ilişkilendirmiş ve çocuğun yaşadığı çevreyi esas alan bir coğrafya eğitiminin önemini vurgulamıştır. 1931 yılında basılan Pestalozzi onun doktora tezinden türettiği bir çalışmadır. 1934'te yayımlanan Muasır Terbiye Ülküleri ve Terbiyede Yenilikler adlı eseri ise çağdaş dünyanın eğitimcilerini ve onların yeni yaklaşımlarını anlatmaktadır. Satranç Kılavuzu adlı kitapta ise satrancın pedagojik yönü üzerinde yoğunlaşmıştır (1936).

1937-38'de iki cilt halinde yayımladığı Pedagoji I ve Pedagoji II kitapları öğretmen okullarında uzun bir süre ders kitabı olarak okutulmuştur. Ailede Çocuk Terbiyesi adlı kitap, ailede eğitime verdiği önemi ortaya koymaktadır (1941). Eduard Burger'den çeviri olan ve 1944'te yayımlanan İş Pedagojisi adlı kitabı ise bir süre Köy enstitülerinde yardımcı ders kitabı olarak okutulmuştur. Karakter Kavramı ve Karakter Terbiyesi adlı eser, G. Kerschensteiner'dan çeviridir (1953). Kanad'ın 1918'den beri üzerinde durduğu ahlakî karakter kavramı bu kitapta en yetkin şekliyle değerlendirilmiştir. Eğitim sosyolojisi onun ilgi alanlarından biri olup, 1958'de emekli olduktan sonra Terbiye Sosyolojisi adlı kitabını yazmıştır.

Türkiye'de köye göre öğretmen fikri II. Meşrutiyet'in ilanından sonra tartışılmaya başlanmış, erken Cumhuriyet döneminde ise yoğunluk kazanmıştır. Kanad, erken Cumhuriyet döneminde bu fikre, Batı'daki örneklerini de dikkate alarak kuramsal bir çerçeve kazandıran kişidir. 1933 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Köy İşleri Komisyon Raporu'nun hazırlanmasında onun fikirleri önemli bir yere sahip olmuştur. 1935 yılında Kurun gazetesinde yayımlanan "köye göre öğretmen" konusundaki ayrıntılı makaleleri ise bizzat dönemin Millî Eğitim Bakanı Saffet Arıkan tarafından Talim ve Terbiye Kurulu'na sunulmuştur. Yine hazırladığı müfredat çerçevesinde "köy eğitmen hareketi" adıyla ilk olarak 1936'da İzmir Kızılçullu'da bu hareket başlamıştır. 1937'de çıkarılan Köy Öğretmen Kanunu ile kurulan "kır eğitim yurtları"nın örgütlenme yapısı ve işlevi konusunda öncü rol oynamıştır. Dolayısıyla Türkiye'de Köy enstitüleri fikrinin de asıl mimarının Halil Fikret Kanad olduğu söylenebilir. Köye göre öğretmen anlayışının temelinde o dönemde ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun köylerde yaşamasının yanı sıra köylerdeki ailelerin toplumun en bozulmamış kesimini oluşturması ve Türk kültürünün en iyi korunduğu yerlerin köyler olması anlayışı yatar. Bu sebeple de köye götürülecek hizmetlerin köyün yapısına ters düşmemesi gerekir.

17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı kanunla Köy enstitülerinin kuruluşunda ve işlevlerinde en etkili isimler dönemin Millî Eğitim bakanı Hasan Âli Yücel ve İlköğretim Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'tur. Kanad'ın o dönemdeki çalışmaları incelendiğinde bu konuda Yücel ve Tonguç ile amaç ve yöntem bakımından önemli görüş ayrılığına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Pedagojik açıdan Tonguç ve Kanad arasındaki temel görüş ayrılığı "iş" kavramına olan yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır. Kanad işi pedagojik bir araç olarak kabul eder. Tonguç ise, uzun yıllar geri kalmış bir ülkede iş eğitimini ekonomik kalkınmanın ana argümanı olarak düşünmüştür.

Kanad köyü topyekün bir okul olarak görmektedir. Ona göre öğretmen özellikle bunun farkında olmalıdır. Ayrıca köydeki eğitim az ve öz bilgilerle desteklenip, daha çok iş prensibine dayanmalıdır. Köy öğretmeni, öğretmenliğin üstün vasıflarını üzerinde taşımanın yanı sıra el sanatlarından, ilk yardımdan, tarım ve hayvancılıktan yani köyle ilişkili bütün konulardan anlamalı, ayrıca bu hususlarda bilgi ve beceri sahibi olmalıdır. Yine öğretmen, köylü kızlarına ve kadınlarına yan gözle bakmamalı, içki içmemeli ve kumar oynamamalıdır.

Kanad işin amaç haline getirilmesinin Köy enstitülerinin kapatılmasında rol oynadığı kanısındadır. Pestalozzi'nin halkı çalıştırarak eğitmeyi amaçlayan çiftliğindeki uygulamaları da örnek göstererek iş için eğitim anlayışının başarılı olamayacağını ileri sürer. Bu konuda "En ziyade korkulan nokta gayenin ortadan kaybolması ve vasıtanın gaye yerine geçmesidir" diyerek eleştirilerini ortaya koymuştur. Ona göre "İş okullarında çocukların yaptıkları işten fayda beklenilemez. Önemli olan işin pedagojik değeridir." İş eğitimi yoluyla yurttaşlık eğitiminin gerçekleştirilmesi ana gaye olmalıdır. Dolayısıyla Köy enstitülerinde çocuklara maksadının ötesinde yük yüklendiğini düşünür. Kanad, Köy enstitülerinin kapatılmasını değil, bazı reformlarla devam ettirilmesini istemiştir. Hatta 1947'de yapılan reformların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak enstitülerin kapatılması üzerine yeterince tepki göstermediği hususunda eleştiriler söz konusudur. Kanad'ın II. Dünya Savaşı'nın ardından Türk eğitim sistemi üzerinde artan Amerikan etkisi konusunda da önemli eleştirileri vardır. Bu eleştiriler, 1953'te eğitim psikoloji dersine karşılık olarak pedagoji ve pedagoji tarihi gibi derslerin öğretmen okullarının programlarından çıkarılması üzerinde yoğunlaşmıştır (MEB, 1954).

Kanad'ın eğitim anlayışında millîlik öne çıkar. Ona göre millî ideal ancak "topyekün" bir "millî" terbiye ile gerçekleştirilebilir. Kanad millî terbiye anlayışını Türk tarihi, Türkiye'nin mevcut sosyokültürel koşulları ve Atatürkçü düşünceye dayandırır. Onun milliyetçilik anlayışında Ziya Gökalp etkisi vardır. Ancak Gökalp'ten farklı olarak temelini dinden alan ahlak yerine, bilime dayanan laik ahlakı önermiştir. İslamlaşma ile millîleşmek ideali arasında bir ayırım yaratma eğilimindedir. Gökalp'te din, milliyetin sahip olduğu unsurlardan birini teşkil ederken, Kanad'a göre din, millîleşmede bir işleve sahip değildir. Türkler birtakım ırkî meziyetleri sebebiyle millî duygularını günümüze kadar korumasını bilmişlerdir. Kanad, İslam dininin Türk ahlakına, aile hayatına ve sosyal bünyesine uygun olmadığını ileri sürer. Ona göre Türkler, İslam dinini kabul ettikten sonra toplumsal ve ulusal benliğinden uzaklaşmışlar, Atatürk sayesinde yeniden öz benliklerine geri dönüşmüşlerdir. Onun millîlik anlayışında laiklik kritik öneme sahiptir. Din fertlerin özel hayatı ile sınırlıdır. Tevhîd-i Tedrisat'ın en büyük ıslahat olduğunu ileri sürer. 1932'de Atatürk'ün önderliğinde kurulan halkevlerini, Cumhuriyet devrinde kurulan en sağlam ve faydalı teşkilatlardan biri olarak nitelendirir. Atatürk devrimleri aracılığı ile din konusunda yapılanları kesin olarak destekler. Demokrat Parti döneminde ezanın Arapça olarak tekrar okutulmaya başlanmasına kesin olarak karşı çıkar.

Kanad'ın eğitim anlayışında ailenin de önemli bir yere sahip olduğu görülür. Terbiye ilk olarak ailede verilmeye başlandığı için ailenin yüceltilmesi gerekir. Aile kurumu güçlü oldukça, milletler canlılığını korumaya devam eder. Ona göre ailedeki terbiyenin öncelikli amacı millî duyguların ve düşüncelerin kazandırılmasıdır. Kız çocuklarının eğitiminin önemini de özellikle ailedeki annelik rolleri ile ilişkilendirmiştir.

Halil Fikret Kanad'ın gerek pedagoji tarihi ve eğitim bilimine yönelik eserleri gerekse ülkemizde eğitimin bilimsel temelde ilk ele alındığı Gazi Terbiye Enstitüsü'nde ilk defa kurulan Pedagoji Kürsüsü'nün kurucusu ve uzun yıllar hocası olması sebebiyle Türk eğitim tarihinde saygın bir yeri vardır. Onun hakkında yapılmış bilimsel araştırma ve yayınlar da bulunmaktadır. Bunlardan biri uluslararası nitelikte düzenlenmiş olan Reform Pedagojisi, Eğitim Bilimleri, Okul Reformu, Öğretmen Eğitimi ve Dr. Halil Fikret Kanad başlıklı seminerdir.

Kaynakça

Akyüz, Hüseyin. Türk Eğitiminde Köy Enstitüleri Denemesi Üzerine Bir Araştırma. Dr.T, Atatürk Üniversitesi, 1977.

İnce, Ramazan. Halil Fikret Kanad’ın Hayatı, Eserleri ve Eğitim Anlayışı. YLT, Gazi Üniversitesi, 2010.

Kanad, Halil Fikret. Ailede Çocuk Terbiyesi. İstanbul 1976.

a.mlf. Milliyet İdeali ve Topyekûn Milli Terbiye. Ankara 1942.

a.mlf. Terbiye Sosyolojisi. Ankara 1958.

Karaca, Nuray. Pozitivizmin Erken Cumhuriyet Dönemine Etkisi. Ankara 2008.

Karadeniz, Çağatay. Halil Fikret Kanad’ın Düşüncesinde Milliyet İdeali. YLT, Atatürk Üniversitesi, 2011.

MEB. Beşinci Millî Eğitim Şûrası (5-14 Şubat 1953). Ankara 1954, s. 595-608

Soysal, Emin. Köy Enstitülerinin Tarihçesi. Bursa 1943.

TED (Türk Eğitim Derneği). Halil Fikret Kanat: Yaşamı ve Hizmetleri, Türk Eğitim Derneği IX. Anma Toplantısı, 14 Aralık 2000. haz. C. Kavcar. Ankara 2002.

Tonguç, Engin. Bir Eğitim Devrimcisi; İsmail Hakkı Tonguç. Ankara 1997.

Uygun, Selçuk. Türkiye’de Eğitimde Millîlik Yönelim ve Yaklaşımları. Ankara 2018.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kanad-halil-fikret

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

KANAD, HALİL FİKRET (1892-1974)

Eğitimci, bürokrat, ders kitabı yazarı.

Önizleme