A

ANKARA

Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri.

  • ANKARA
    • Filiz MEŞECİ-GIORGETTI
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ankara
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ANKARA
    • Filiz MEŞECİ-GIORGETTI, "ANKARA", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ankara/#yazar-1 (24.06.2024).
ANKARA

Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri.

  • ANKARA
    • Filiz MEŞECİ-GIORGETTI
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ankara
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ANKARA
    • Filiz MEŞECİ-GIORGETTI, "ANKARA", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ankara/#yazar-1 (24.06.2024).

İç Anadolu bölgesinde bulunmaktadır. Binlerce yıllık bir yerleşim yeri olan Ankara tarihi boyunca kentleşme anlamında gelişmemiş, hatta yaşanan kuraklıklar, savaşlar ve yangınlardan dolayı nüfusunun azaldığı dönemler olmuştur. 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri olduktan sonra hızla gelişmeye, nüfusu artmaya başlamıştır. 2023 yılı verilerine göre 5.782.285 kişilik nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık ikinci, 25.437 km2 yüzölçümüyle Türkiye’nin en büyük üçüncü ilidir.

Tarihte, Bursa-Tebriz arasındaki İpek yolu, Halep-Şam yolu, Antalya-İskenderiye gibi birinci derece ticaret yollarını birbirine bağlayan ikinci derecede öneme sahip ticaret yollarının üzerinde olduğundan birçok kültürün uğrak yeridir. Antik dönemde Hitit, Frig ve Galatlar’a ve milattan önce 25’ten itibaren Roma İmparatorluğu’na ev sahipliği yapmıştır. İlkçağ’da (m.s. 300) şehrin sosyal hayatının merkezi olan, gençlere ilmî derslerin verildiği, toplantı, gösteri ve spor faaliyetlerinin yapıldığı Palüaydas/Polyeidus adında bir gymnasiumun inşa edildiği bilinmektedir. V. yüzyıldan sonra mâbetlerin inşa edilmeye başlanmasıyla eğitim de dinî bir hal almıştır.

Ankara 1073 yılında Selçuklu yönetimine geçmiştir. Bu dönemde önemli bir sınır şehri olan şehrin en eski yerleşim yeri Kaleiçi’nde Selçuklular’dan kalma önemli yapılar vardır. Bunlar arasında XII. yüzyıl eseri Sultan Alâeddin Camii en dikkat çekenidir.

Ankara’da meslekî eğitimin gelişiminde Ahî teşkilatı önemli bir yere sahiptir. Her Anadolu şehrinde olduğu gibi burada da XIII ve XIV. yüzyıllarda yaygın ve kuvvetli bir esnaf teşkilatı olan Ahî hareketi vardı. Anadolu’nun en güçlü ahî teşkilatlarından biri burada kurulmuştur. Ahî üyeleri üretimin yanı sıra şehrin düzeniyle de yakından ilişkiliydi (bk. Ahîlik).

1413 yılında Osmanlı hakimiyeti altına girdi. XV ve XVI. yüzyıllarda Angora keçisinin tiftiğinin üretimi, işlenmesi ve ticareti burayı önemli bir ticaret merkezi yapmıştır. Yün eğirmeye ve dokumaya bağlı meslekler çoğalmıştır.

XVI. yüzyıl sonu XVII. yüzyıl başlarında Ankara sancağının nüfusu 23.000 ile 25.000 arasındadır. XVI. yüzyılda Ankara’da on altı muallimhane (sıbyan mektebi) ve sekiz medrese olduğu tespit edilmiştir. Ankara’nın en eski medresesi XIII. yüzyılın ilk yarısında inşa ettirilen Kızılbey Medresesi’dir. Yeşil Ahî Medresesi XIV. yüzyıl sonunda yapılmıştır. Ankara’daki ilk Osmanlı yapılarından olan ve Melike Hatun tarafından XV. yüzyıl başlarında yaptırılan Kara Medrese Anadolu topraklarında kurulmuş ilk Türk tarikatı olan Bayramiye’nin kurucusu önemli mutasavvıf ve şair Hacı Bayrâm-ı Velî’nin (ö. 1430) ilim öğrendiği ve müderrislik yaptığı yer olarak bilinir. Hacı Bayrâm-ı Velî’nin 1428’de bina ettiği caminin de günümüze bu dönemden kalmış nadir eserlerden biri olduğunu belirtmek gerekir. Akmedrese (1409), Yeğenbey Medresesi (XV. yüzyıl), Sahn payesinde olan Sarı Hatib Medresesi (XVI. yüzyıl), dahil medreselerden Yeni Medrese (Medrese-yi Cedîde, XVI. yüzyıl sonları) Ankara’nın diğer medreseleridir. Küçük bir medrese olduğu anlaşılan Hankah Medresesi ve hakkında bilgi bulunmayan Seyf Medresesi’nin XVI. yüzyılda kayıtları olmakla beraber ne zaman yapıldıkları belirsizdir. Ankara şer‘iye sicillerine göre XIX. yüzyılın ilk yarısında şehirde aktif olarak müderrisleriyle öğretim yapan medrese sayısı yirmi altıya yükselmiştir. Sıbyan mektebi sayısı ise on birdir.

1830 yılında yapılan ilk nüfus sayımına göre Ankara’da 22.586 kişi vardır. Bu nüfus ağırlıklı olarak müslüman, Ermeni, az sayıda da Rum ve Mûsevîler’den oluşmaktadır. Müslüman nüfus tarımla ve geleneksel zanaatla meşgulken Ermeni nüfus kâtip, avukat, tabip gibi serbest meslekler, tiftik ticaretinde ve teknik zanaatlarda faaldir. Ermeni ve Rum nüfus eğitim müesseseleri ve kültürel yönden üstün konumdadır. 1890’lı yıllarda Ankara sancağında hıristiyan topluluklarına ait on bir mektep bulunmaktadır. Ayrıca Ankara’nın Katolik mahallesinde Hisarönü mevkiinde Fransız Frer rahipleri tarafından 1892 yılında erkekler için idâdî seviyesinde Ecole de Freres dö la Doctrine Chrétienne ya da diğer adıyla Ankara Saint Clement Fransız Koleji açılmıştır. 1912’de 200 erkek öğrencisi olan okul 1916’da yanmış, arsasına Fransız Büyükelçiliği binası inşa edilmiştir. Ankara’nın Ermeni ve Rum sakinlerinden birçoğu, çocuklarına idadi düzeyinde eğitim aldırmak için 1864’te Amerikan Protestan misyonerleri tarafından Merzifon’da açılan Amerikan Koleji’ni tercih etmiş ve çocuklarını oraya göndermiştir. Koleje 1888’de kayıtlı 130 öğrencinin kırk üçü, 1902’de kayıtlı 257 öğrencinin kırkı Ankara’dan gelen Ermeni ve Rumlar’dan meydana gelmiştir. Okul devlet karşıtı eylemleri sebebiyle 1921’de kapatılmıştır.

1871 yılında açıldığı tahmin edilen Islahhane Mektebi 1876’da Hamidiye Sanayi Mektebi’ne çevrilmiştir. Sanayinin fazla güçlenemediği Ankara’da bu mektebin bina sorunu da uzun süre çözülememiştir. Mektep 1908’de maddi yetersizliklerden işlevini yerine getiremez hale gelmiş ve belli bir süre sonra kapatılmıştır. 1913’te tekrar açılan okul Mıntıka Sanat Mektebi adını almıştır. Bina 1935’te Ankara Bölge Sanat Okulu, 1943 yılında Ankara Erkek Sanat Enstitüsü, 1944 yılında Ankara Birinci Sanat Enstitüsü ve 1972 yılında Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adı altında meslekî ve teknik alanda hizmet vermeye devam etmiştir.

1884-1892 yılları arasında Ankara valisi olan Âbidin Paşa’nın yol, su, posta, hastane, demir yolu ulaşımını kolaylaştırıcı yollar yapımı gibi şehri modernleştirmede önemli katkıları olmuş, paşa öğretim kurumlarıyla da ilgilenmiştir. Şehirde ilk rüştiye ve ilk idâdî onun döneminde açılmıştır. Ankara vilayet merkezinde maarif müdürlüğü 1885 yılında kurulmuştur. Ankara sancak merkezinde ilk rüştiye mektebi 1865 yılında açılmıştır. Ankara İdâdîsi (Taş Mektep) 1886’da Develik denen mevkide açılmıştır. İlki 1873’te İstanbul’da açılan idâdîler müfredatları, muhtelit (karma) eğitim vermeleri açısından Osmanlı’da eğitimin modernleşmesinde önemli bir kademeyi oluşturmuşlardır. Ankara İdâdî Mektebi 1913 yılında sultânî mektebine dönüştürülerek Ankara Sultânîsi adını almıştır. Kurum 1924’te Ankara Erkek Lisesi, 1938’de Ankara Atatürk Lisesi adlarını almıştır.

1892’de demir yolunun gelmesi, sulama sistemlerinin oluşturulması gibi önemli gelişmeler sebebiyle Ankara çevresinde tarım üretimi öne çıkmış, bölge buğday ambarı haline gelmiş hatta Ankara ekonomisinde buğday, tiftiğin önüne geçmiştir. 1840’lardan sonra İngiliz pazarının Anadolu’ya açılması, İngilizler’in Güney Afrika’da tiftik keçisi yetiştirmeyi başarmaları ve Osmanlı’daki meslekî teknolojinin geri kalması tiftik üretiminde gerilemeye sebep olmuştur. Loncalar zayıflayıp ortadan kalkmıştır. Osmanlı yönetimi İngilizler ile rekabet edebilmek için önlemler almaya başlamıştır. Ankara’daki çiftçileri yeni ziraî üretim teknikleriyle tanıştırıp verimliliği arttırmak ve sof ticaretinin canlandırılması için tiftik keçilerinin ıslahı amacıyla 1898 yılında Ankara Numune Tarlası ve Çoban Mektebi açılmıştır. 1908’de Ziraat Mektebi’ne dönüştürülen bu mektep,

I. Dünya Savaşı’nda eğitime ara vermiş, binası Millî Mücadele döneminde karargâh olarak kullanılmıştır. İbtidâîlere (ilköğretim) muallim yetiştirmek amacıyla 1911’de Ankara’da Dârülmuallimât-ı İbtidâî açılmıştır.

I. Dünya Savaşı’nda öksüz yetim kalan çocukların himayesi için Ankara Dârüleytam Mektebi 1915 yılında faaliyete geçmiştir. İç güvenliğin sağlanması amacıyla 1879’da kurulan jandarma teşkilatına personel yetiştirmek üzere II. Meşrutiyet sonrasında Ankara dahil yirmi bir merkezde jandarma mektebi kurulmuştur.

1913-1914 eğitim öğretim yılı istatistiklerine göre Ankara sancağında 124 ibtidâî mektebinde 179 öğretmen (160 Erkek, 19 Kadın), 5275 öğrenci (4577 Erkek, 698 Kadın), 35.190 mektep çağında bulunan ve 30.344 mektebe devam etmeyen çocuk bulunmaktadır. Bir tane ibtidâî erkek öğretmen okulunda on dört öğretmen, 109 talebe bulunmaktadır. Ankara Sultânîsi’nde 387 öğrenci ve on yedi öğretmen vardır. Ankara Ziraat Ameliyat Mektebi’nde ise altı öğretmen ve elli iki öğrenciyle eğitim öğretim yapılmaktadır.

Ankara, Anadolu’daki konumu, telgraf ağı, demir yolunun ulaşımda sağladığı kolaylıklar, ileri gelenlerinin ve seymenlerin Kuvâ-yı Milliye’ye olan yardımları gibi sebeplerle Millî Mücadele’nin merkezi olarak seçilmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Maarif Vekâleti on bir vekâletten biri olarak Ulus’ta çalışmalara başlamıştır. Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla İstanbul hükümetine bağlı Maarif Nezareti tarihe karışmış, böylece Ankara maarifin tek merkezi haline gelmiştir. 1921 yılında Telif ve Tercüme Heyeti (1926, Millî Talim ve Terbiye Dairesi) Maarif Vekâleti tarafından kurulmuş ve eğitimin idarî merkezi olacak kurum Ankara’da teşkilatlanmıştır.

Öğretmen sendikaları ve cemiyetleri Osmanlı Devleti döneminde İstanbul merkezliydi. 1918 yılında İstanbul’da kurulan Muallimler Cemiyeti dağıldı. Meclisin Ankara’da kurulmasının ardından Temmuz 1920’de Ankara merkezli öğretmen derneği Muallim ve Muallimeler Cemiyeti kuruldu ve illerde de şubeleri açıldı. Mayıs 1921’de Nâfi Atuf’un (Kansu) kurucu üyeliğinde Türkiye Muallime ve Muallim Dernekleri Birliği haline getirildi (bk. Kansu, Nâfi Atuf). Muallimler Cemiyeti’nden ayrılanların 1921’de kurdukları Mekâtib-i İbtidâiye Muallimler Cemiyeti de bu birliğe dahil oldu. Böylece öğretmen birlikleri Ankara merkezli olarak çalışmaya başladı (bk. Öğretmen Teşkilatlanmaları).

15 Temmuz 1921 tarihinde Sakarya Savaşı’nın hazırlıklarının yapıldığı bir dönemde Maarif Vekâleti ve öğretmen cemiyetleri tarafından Anadolu’nun her yerinden muallimler ve eğitimciler davet edilerek Ankara’da Maarif Kongresi düzenlendi. Kongre açılış konuşmasını Mustafa Kemal Paşa yaptı. Kongre, Türk eğitim sisteminin en demokratik yapısını temsil eden Hey’et-i İlmiye toplantılarının ve maarif şuralarının temelini oluşturmuştur. Ankara, Maarif Kongresi’nden başka 1923, 1924, 1926 yıllarında yapılan Hey’et-i İlmiye toplantılarına ve 1939’dan bugüne toplam yirmi defa toplanan Maarif şuralarına da ev sahipliği yapmıştır.

1923-1924 İhsaiyat Mecmuası’na göre Ankara’da Cumhuriyet’in ilan edildiği sene yetmiş üç ilkokulda 4925 öğrenci vardır. Bir kız lisesinde otuz iki, bir erkek lisesinde 209 olmak üzere toplam 241 lise öğrencisi vardır. Liselerdeki toplam öğretmen sayısı on dörttür. Ankara Dârülmuallimîni’nde on dokuz öğretmen ve 252 talebe, Ankara İmam-Hatip Mektebi’nde ise altmış dört talebe vardır. Ankara Mıntıka Ziraat Mektebi’nin altı muallim, dört muallim muavini, 116 öğrencisi vardır. Ankara Sanayi Mektebi’nde ise on altı öğretmen ve 108 öğrenci bulunmaktadır.

Ankara’nın nüfusu 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri olduktan sonra hızla artmıştır. 1920’de 20.000 civarında olan nüfus, 1927’de 74.553, 1950’de de 286.781 olmuştur. Yüzyıllardır imparatorluk şehri olan İstanbul’un bırakılıp Ankara’nın başşehir olması Türk devlet politikalarında güçlü değişiklikleri de sembolize etmiştir.

Ankara’da erken Cumhuriyet döneminde Cumhuriyet’i simgeleyen heykel ve anıtlar, Ankara Garı, Ankara Palas, Opera Binası, Ankara Sergi Evi, Kızılay Havuzbaşı, 19 Mayıs Stadyumu, Atatürk Orman Çiftliği, Gençlik Parkı Ankaralılar’ın toplumsallaşabileceği alanlar oluşturulmuştur. Bu dönemde okul binalarının yapımına da önem verilmiştir. Erken Cumhuriyet döneminde millî ve yabancı mimarların yaptığı okul binalarına Gazi İlkokulu (erkek) ve Latife Hanım İlkokulu (kız) (Ulus-Mukbil Kemal Taş, 1924); Devlet Konservatuvarı (Musiki Muallim Mektebi) (Ernst Egli, 1927-8); Erkek Ticaret Lisesi (Ernst Egli, 1928-30); Yüksek Ziraat Enstitüsü (1928); İsmet Paşa (Zübeyde Hanım) Kız Enstitüsü (Ernst Egli, 1930); Hıfzıssıhha Okulu (V. Hütting, 1933-6); Polis Jandarma Okulu (Celal Biçer-Reşat San, 1934-1937); Siyasal Bilgiler Fakültesi (Ernst Egli, 1935-6); Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (Bruno Taut, 1937); Cebeci Ortaokulu (Bruno Taut ve Franz Hillinger, 1938); Hukuk Fakültesi binası (Aptullah Ziya Kozanoğlu, 1938-1940); Halkevi (Eski Türk Ocağı Binası) (Arif Hikmet Koyunoğlu, 1927-30) örnek verilebilir.

Gerçekleştirilen inkılapların ve rejiminin halka ulaşmasını sağlamak, dil, tarih ve edebiyat, güzel sanatlar, temsil, spor, sosyal yardım, köycülük, kütüphane ve neşriyat, müze ve sergi yoluyla çağdaş yaşam merkezi olması hedefiyle 19 Şubat 1932 tarihinde açılan on dört halkevinden en önemlisi Ankara Halkevi’dir. Bu halkevi diğer halkevlerine faaliyetleriyle örnek olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk operaları burada sahnelenmiştir. I. Türk Tarih Kongresi (2-11 Temmuz 1932) gibi önemli etkinliklere de ev sahipliği yapmıştır. Yerli mimarinin önemli örneklerinden olan binası günümüzde Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir. Bu yapılara daha sonraki dönemlerde yenileri eklenmiştir. 1940’ta Osmanlı mirası bir bedestenin restore edilmesiyle açılan ve dünyanın en iyi müzelerinden biri kabul edilen Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 1953’te inşası biten Atatürk’ün anıt mezarının ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin olduğu Anıtkabir, 2015’te açılan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Ankara’yı sembolize eden önemli yapılardandır.

Ankara Kız Lisesi 1923, Gazi Erkek Lisesi 1932 yılında öğretime başlamıştır. Ankara eğitimde erken Cumhuriyet dönemi özel girişimlerine de önemli bir başlangıç yapmıştır. Cumhuriyet’in kurucu kadroları tarafından 1928’de Ankara’da Türk Maarif Cemiyeti kurulmuştur. Ankara’da Türkler’in eğitimde özel girişimine ilk örneklerden

 

olan kurum 1930’da ilk kolejini açmıştır. Kurum 1946 yılında Türk Eğitim Derneği (TED) adını almış ve günümüze kadar faaliyetlerini genişleterek sürdürmüştür (bk. Türk Eğitim Derneği).

Cumhuriyet’in ilk üniversitesi Gazi Üniversitesi’nin temeli olan Orta Muallim Mektebi ve Gazi Terbiye Enstitüsü 1926’da Ankara’da kurulmuştur. Mekteb-i Mülkiye (1859), Siyasal Bilgiler Okulu (1936), Ziraat Enstitüsü (1933), Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (1935), Fen ve Tıp fakülteleri (1940’lar) birleştirilerek 1946 yılında Ankara Üniversitesi kurulur. 1930’ların sonunda köylere köylü öğretmen yetiştirmek amacıyla açılmaya başlanan Köy enstitülerine öğretim elemanı ve müfettiş yetiştirmek amacıyla Ankara merkeze 35 km. uzaklıkta Hasanoğlan Köy Enstitüsü (1941) kurulur. Bu yüksek enstitü 1947’de siyasî çekişmelerin gölgesinde kalarak kapatılmıştır (bk. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü).

Türkiye II. Dünya Savaşı (1939-1945) ertesinde Amerika Birleşik Devletleri ile askerî ve diğer sahalarda iş birliğine girmiştir. Bunun neticesinde 1956’da Ankara’da Türkiye’nin yabancı dille eğitim veren ilk üniversitesi olan Orta Doğu Yüksek Teknoloji Enstitüsü (daha sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi [ODTÜ]) Ortadoğu’nun en büyük teknik üniversitesi olma hedefiyle açılmıştır. OECD ile iş birliği içinde planlı döneme geçilmiş ve dönemin en hayatî kurumu olan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT, 1960) Ankara’da kurulmuştur. Ülkede bilim ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçlayan ve millî bilim politikasına rehberlik eden Türkiye Bilim Teknik ve Araştırma Kurumu da (TÜBİTAK- Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) 1963’te Ankara’da kurulmuştur ve halen bilim politikalarına rehberlik etmede merkezî öneme sahiptir.

1950-1960 yılları arasında çalışmaları çoğunlukla Ford ve Rockefeller vakıflarından finanse edilen Amerikalı uzmanlar Ankara’da Eğitim Bakanlığı’nda danışman kadrosunda görevlendirilmiş, Amerika’ya öğrenciler gönderilmiştir. Bu politika Türk eğitim sistemine Ankara merkezinden ölçme değerlendirme, program geliştirme, meslekî rehberlik ve türdeş yetenek grupları gibi yeni kavramlar ve projeleri taşımıştır. 1953’te Ankara’da Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı (Talim ve Terbiye Dairesi’ne bağlı) olarak Test ve Araştırma Bürosu kurulmuş, eğitime dair kapsamlı istatistikî araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Burada geliştirilen ölçme araçları, bazı okulların giriş sınavlarında, kamuda işe alımlarda ve bazı okulların rehberlik faaliyetlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Böylece akademik başarısı yüksek öğrencilerin belirli okullarda toplanmasına ilişkin bazı çalışmalar yapılmıştır. 1955-1956 eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından iyi derecede yabancı dil bilen üst düzey siyasetçi, bilim adamı ve sanatçı yetiştirmek amacıyla İstanbul, Eskişehir, Konya, İzmir, Samsun ve Diyarbakır’da sınavla yatılı öğrenci alan yedi yıllık (4+3) Maarif kolejleri kurulmuştur. Türkiye’de üstün yeteneklilerin eğitimi ile ilgili ilk deneme 1960’lı yıllarda Ankara’da bir ilkokulda özel sınıflar ve türdeş yetenek sınıfları uygulamaları ile başladı. Ortaöğretimde üstün yeteneklilere yönelik uygulama, Ford Vakfı, Bronx Fen Lisesi, Uluslararası Kalkınma Örgütü AID (Agency for International Development), Millî Eğitim Bakanlığı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliği ile oluşturulan parasız yatılı Ankara Fen Lisesi’nin açılması ile başladı. Ankara Fen Lisesi 1964’te fen ve matematikte üstün yetenekli öğrencileri bir araya getiren bir okul olarak açıldı ve 1982’ye kadar ülkenin tek fen lisesi olarak kaldı. Dönemin Ford Vakfı temsilcisi Eugene Northrop, Ankara Fen Lisesi’ne verilen desteğin, vakfın Ortadoğu’da bulunduğu on dört yıllık sürede hayata geçirdiği en büyük bağış olduğunu açıklamıştır (Northrop, 1965: 10-12).

1960’lar ve 1970’lerde Ankara öğretmen örgütlenmesinin merkezi olmayı sürdürdü. Ancak 1960’lara kadar çoğunlukla hükümetle beraber hareket eden bu örgütler dünyadaki eğilime paralel olarak öğretmen sendikaları kurdu ve hükümet politikalarına alternatif politikalar üreterek eğitim sistemi ve öğretmen haklarına ilişkin zorlayıcı bir güç olarak belirleyici olmaya başladı. Ankara, 1990’lara kadar sendika ve derneklerin politika ürettikleri, toplandıkları ve çatıştıkları bir merkez oldu.

1974’te Ankara’da yükseköğretim programlarına giriş sınavlarını düzenleyen Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM) faaliyete başlamış, bu kurum daha sonra bütün merkezî sınav sistemlerini düzenleyerek Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) adını almıştır. 1981’de yükseköğretim kurumlarının eğitim ve araştırma faaliyetlerini planlamak, düzenlemek ve denetlemek amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kurulmuştur (bk. Yükseköğretim Kurulu).

 

Ankara’nın dördüncü üniversitesi olan Hacettepe Üniversitesi 1967’de açılmıştır. 1984’te Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi olan İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi de Ankara’da kurulur. Bu üniversitenin kütüphanesi Türkiye’deki en zengin koleksiyona sahip kütüphanelerin başındadır. Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi eğitim ve araştırma kaliteleri açısından Anadolu’ya örnek olmuş, Türkiye’deki en nitelikli üniversiteler arasında yer almışlardır. Bu üniversiteler günümüzde Ankara’nın araştırma üniversiteleri statüsündedirler.

2023 yılı itibariyle Ankara’da sekiz devlet, on üç vakıf üniversitesi vardır. Devlet üniversiteleri ve açılış yıllarına göre, Gazi Üniversitesi (1926); Ankara Üniversitesi (1946); Orta Doğu Teknik Üniversitesi (1956); Hacettepe Üniversitesi (1967); Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (2010); Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (2013); Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (2017); Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (2018). Vakıf üniversiteleri de açılış yıllarına göre, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi (1984); Başkent Üniversitesi (1994); Atılım Üniversitesi (1996); Çankaya Üniversitesi (1997); Ufuk Üniversitesi (1999); TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (2003); TED Üniversitesi (2009); Türk Hava Kurumu Üniversitesi (2011); Yüksek İhtisas Üniversitesi (2011); OSTİM Teknik Üniversitesi (2017); Lokman Hekim Üniversitesi (2018); Ankara Medipol Üniversitesi (2018); Ankara Bilim Üniversitesi (2020).

2021-2022 Yükseköğretim Kurulu istatistiklerine göre Ankara’da devlet üniversitelerinde toplam 2377 öğretim elemanı ve 268.289 öğrenci öğrenim görmektedir. Bu öğrencilerin 29.305’i ön lisans, 179.875’i lisans, 37.194’ü yüksek lisans, 21.915’i doktora programına kayıtlıdır. Vakıf üniversitelerinde toplam 699 öğretim elemanı ve 86.759 öğrenci öğrenim görmektedir. Bu öğrencilerin 11.400’ü ön lisans, 67.458’i lisans, 6358’i yüksek lisans, 1543’ü doktora programına kayıtlıdır. Ankara her ilden öğrencileri olan bir üniversite şehridir.

2021-2022 Millî Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre Ankara okul öncesi ve meslekî teknik ortaöğretim dışında bütün okullaşma oranlarında Türkiye ortalamasının üstündedir. Ankara’da net okullaşma oranları okul öncesinde (beş yaş) %72,99, ilkokul kademesinde %93,90, ortaokul kademesinde %91,56, ortaöğretim (lise) kademesinde %96,17 (%64,06 genel lise, %32,11 meslekî ve teknik ortaöğretim) olarak tespit edilmiştir.

Ankara’da 891’i Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı, 370’i Millî Eğitim Bakanlığı dışı resmî; 579’u Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı, 314’ü Millî Eğitim Bakanlığı dışı özel olmak üzere toplam 2154 okul öncesi kurum bulunmaktadır. Bu kademede toplam 5197 (135 erkek, 5.062 kadın) öğretmen görev yapmakta, 112.202 (58.161 erkek, 54.041 kız) öğrenci öğretim görmektedir. İlkokul kademesinde 633 resmî, 246 özel olmak üzere toplam 879 ilkokul bulunmaktadır. Bu kademede toplam 19.772 (3902 erkek, 15.870 kadın) öğretmen görev yapmakta, 326.126 (167.374 erkek, 158.752 kız) öğrenci öğretim görmektedir. Ortaokul kademesinde 582 resmî, 275 özel olmak üzere toplam 857 ortaokul bulunmaktadır. Bu kademede toplam 23.674 öğretmen (6368 erkek, 17.306 kadın) görev yapmakta, 320.623 (162.902 erkek, 157.721 kız) öğrenci öğretim görmektedir. Ortaöğretim/lise kademesinde toplam 911 kurum bulunmaktadır. Bu kurumların 587’si genel lise, 324’ü meslekî ve teknik ortaöğretim statüsündedir. Bütün ortaöğretim kurumlarının 493’ü resmî, 418’i özeldir. Bu kademede toplam 29.563 öğretmen (10.734 erkek, 18.829 kadın) görev yapmakta, 417.343 öğrenci (216.550 erkek, 200.793 kız) öğretim görmektedir.

Ankara’da 1982’de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Atatürk Lisesi bahçesindeki binada 75. Yıl Cumhuriyet Eğitim Müzesi açılmıştır. Ankara’daki bu müze diğer illerde de açılan Cumhuriyet müzelerine liderlik etmektedir. Diğer eğitim müzelerinin kuruluşu, mevzuatı, kadrolarını tespit ederek denetlemek, istatistiksel işlemleri yapmak ve müzeler arasında koordinasyonu sağlamak, hizmet içi eğitim düzenlemek gibi merkezî görevleri bulunmaktadır.

Ankara’da Türkiye’nin her yerinden gelen öğretmenlerin bir araya gelebildiği, konaklayabildiği 922 yatak kapasiteli on üç öğretmenevi vardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı halk kütüphaneleri, araştırma merkezi kütüphaneleri ve üniversite kütüphaneleri dahil seksen kütüphane bulunmaktadır. Ankara koleksiyon zenginliği açısından önemli bir kütüphane merkezidir. 1946 yılında kurulması için çalışmalara başlanan Millî Kütüphane 1948’de Ankara’da açılmıştır. Bugün Çankaya’da derleme statüsünde hizmet veren bu kurum millî hafıza, arşiv, müze ve araştırma merkezi niteliği taşımaktadır ve birçok araştırmacının Ankara’yı ziyaret etmesinin en temel sebeplerinden biridir. 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açılan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ise hem mimarisi hem de 4 milyondan fazla kitap koleksiyonuyla Türkiye’nin günümüzdeki en büyük kütüphanesidir (bk. Millet Kütüphanesi).

Kaynakça

Aktüre, Sevgi. “16. Yüzyıl Öncesi Ankara’sı Üzerine Bilinenler”. Tarih İçinde Ankara. der. A. Tükel Yavuz. Ankara 2000, s. 3-48.

Alkan, Mehmet Ö. (haz.). Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Modernleşme Sürecinde Eğitim İstatistikleri 1839-1924. Tarihî İstatistikler Dizisi, C. VI, Ankara 2000.

Aydın, Mithat. “Ankara Mekteb-i İdadisi”. Tarihte Ankara Uluslararası Sempozyumu: Bildiriler. Ankara 2012, II, 801-846.

Bal, Rıdvan. “Türkiye’de İlk Fen Lisesinin Açılış Süreci, Bilimsel Gelişmeler ve Değerlendirmeler”. Kesit Akademi Dergisi. 6/25 (2020), s. 481-496.

Cengiz, Abdullah. Ankara Sancağı’nda Modern Eğitim Kurumları (1865-1920). Dr.T, Dicle Üniversitesi, 2021. Ergenç, Özer. XVI. Yüzyılda Ankara ve Konya. İstanbul 2012.

Erzen, Afif. İlkçağda Ankara. Ankara 1946.

Georgeon, François. “Keçi Kılından Kalpağa: Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Yüzyılında Ankara’nın Gelişimi”. Modernleşme Sürecinde Osmanlı Kentleri. ed. P. Dumont - F. Georgeon. çev. A. Berktay. İstanbul 1996, s. 99-115.

Göndürü, Döndü Sena. Türk Modernleşmesinde Öncü Bir Kurum: Ankara Halkevi (1932-1951). Dr.T, Ankara Üniversitesi, 2022.

Kadıoğlu, Musa v.dğr. Roma Dönemi’nde Ankara. İstanbul 2011.

Keskin, Özkan. “Osmanlı İmparatorluğu’nda Modern Ziraat Eğitiminin Yaygınlaşması: Ankara Numune Tarlası ve Çoban Mektebi”. OTAM. sy. 28 (2010), s. 87-106.

Northrop, Eugene. “Fen Lisesi Projesi, Teorisi, Uygulaması”. Yeni Orta Öğretim Dergisi. sy. 5 (1965), s. 10-12.

Ortaylı, İlber. “19. Yüzyıl Ankara’sına Demiryolunun Gelişi, Hinterlandının ve Hinterlandaki Üretim Eylemlerinin Değişimi”. Tarih İçinde Ankara. der. A. Tükel Yavuz. Ankara 2000, s. 207-219. Özdemir, Rifat. XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Ankara. Ankara 1986.

Sarıoğlu, Mehmet. “Ankara” Bir Modernleşme Öyküsü (1919-1945). Ankara 2001.

Şimşir, Bilâl. N. Ankara’nın Başkent Oluşu. Ankara 2001.

Toptaş, Rahşan. II. Abdülhamid Dönemi (1876-1909) Îdâdi Yapıları (Türkiye Örnekleriyle). Dr.T, Pamukkale Üniversitesi, 2020.

Tunçer, Mehmet. “20. Yüzyıl Başlarında Tahtakale, Karaoğlan Çarşısı ve Taşhan’dan Ulus Merkezi’ne Dönüşüm”. İdealkent. 5/11 (2014), s. 18-35.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ankara

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

ANKARA

Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri.