A

AHMED ZÜHDÜ PAŞA (1834-1902)

Osmanlı Maarif nazırı.

  • AHMED ZÜHDÜ PAŞA
    • Ayşe AKSU
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ahmed-zuhdu-pasa
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    AHMED ZÜHDÜ PAŞA
    • Ayşe AKSU, "AHMED ZÜHDÜ PAŞA ", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ahmed-zuhdu-pasa/#yazar-1 (24.06.2024).
AHMED ZÜHDÜ PAŞA (1834-1902)

Osmanlı Maarif nazırı.

  • AHMED ZÜHDÜ PAŞA
    • Ayşe AKSU
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ahmed-zuhdu-pasa
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    AHMED ZÜHDÜ PAŞA
    • Ayşe AKSU, "AHMED ZÜHDÜ PAŞA ", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ahmed-zuhdu-pasa/#yazar-1 (24.06.2024).

İstanbul’da doğdu. Babası süvari binbaşılarından Hacı Mehmed Rifat Bey’dir. İlk tahsilini Mekteb-i Maârif-i Adliye’de bitirdikten sonra Beyazıt Camii’nde Kıbrıslı Mehmed Efendi ve Ayaşlı Mustafa Tevfik Efendi’den çeşitli dersler okudu ve icazet aldı. Aynı dönemde Arapça ve Farsça öğrendi. Hususi olarak fenn-i inşâ, usûl-i mâlî, usûl-i defterî, fenn-i servet ve riyâziye tahsil etti. Maliye müsteşarlığı sırasında gittiği Paris’te Fransızca, Londra’da İngilizce öğrendi. Devlet hizmetine 1847 yılında Maliye Nezareti esham muhasebesinde ruûs-i hümâyun mülazımı olarak başladı. Bundan sonra esham muhasebesi mümeyyizliği, Bank-ı Osmânî-yi Şâhâne muhasebeciliği, Vâridât-ı Umûmiye muhasebeciliği, Dîvân-ı Muhâsebât reisliği, Maliye Nezareti müsteşarlığı, Saruhan ve Beyrut mutasarrıflıkları, Orman ve Maâdin Umum müdürlüğü, Rüsûmat eminliği, Maliye nazırlığı, Nâfia nazırlığı, Bursa valiliği ve Maarif nazırlığı görevlerinde bulundu. Maarif nazırı iken 12 Nisan 1902 tarihinde Koska’daki konağında vefat etti. Vasiyeti gereğince Kadıköy Kızıltoprak’ta inşa ettirdiği caminin (Zühdü Paşa Camii) haziresine defnedildi. Şairlik vasfı da olan Zühdü Paşa’nın fıkıh meselelerine dair üç ciltlik Mecmûatü’z-Zühdiye fi’l-Ahkâmi’d-Dîniye adlı eseri idâdîlerde ders kitabı olarak okutuldu.

04 Eylül 1891 tarihinde Maarif nazırlığı görevini Mehmed Tâhir Münif Paşa’dan devralan Ahmed Zühdü Paşa’nın bu vazifesi, 12 Nisan 1902 tarihine kadar aralıksız şekilde on yıl, yedi ay, on gün sürdü (bk. Mehmed Tâhir Münif Paşa). Bu yönüyle, Maarif Nezareti’nin 1857’de kurulmasından bugüne kadar en uzun süreli Maarif nazırlığı (Eğitim bakanlığı) yapan kişi olmuştur. Ahmed Zühdü Paşa, Münif Paşa ile birlikte II. Abdülhamid dönemi eğitim gelişmelerinin ardındaki en önemli isimdir.

Zühdü Paşa’nın nezareti zamanındaki en önemli icraatlarından biri, maarif istatistiklerinin hazırlanmasıdır. Bu doğrultuda 1894 yılında Mektûbî Kalemi’ne bağlı Sicill-i Ahvâl Şubesi teşekkül ettirilerek maarif personelinin işlerinin düzenli olarak yürütülmesi hedeflenmiştir. Ardından aynı kaleme bağlı İstatistik Şubesi kurulmuştur. Görev tanımı, memleketteki okullar ve maarifin bütün kurumlarıyla ilgili her yıl bilgi aktarmak ve istatistikler tertip etmek olan bu şube sayesinde artan personel sayısının ve eskiden gelişigüzel yürütülen atama, terfi işleri düzene girmiş, özellikle istatistik usulünün maarifte uygulanması başlı başına bir yenilik olmuştur. Salnâme-i Nezâret-i Maârif-i Umûmiye başlığı ile yayımlanan her biri devasa muhteviyata sahip altı ciltlik maarif salnameleri bu dönemde hazırlanmıştır (bk. Salname).

Paşanın nezaret bünyesinde ihdas ettiği birimlerden biri de “nezaret mimarlığı” kadrosudur. Böylece yeni mektep binalarının inşaatı nezaret tarafından yürütülmüş ve binalar standart bir tarzda inşa edilmeye başlanmıştır. Bu birimin başına atanan ilk isim, 1915 yılına kadar görevde kalacak olan Pavli Kalfa’dır. Bu birim Cumhuriyet döneminde İnşaat İşleri Daire Başkanlığı’na dönüşmüştür. 1892’de Mekâtib-i Âliye Dairesi’nin yerine kurulan Mekâtib-i İdâdiye Dairesi, 1898’de dava vekilliği ve tercümanlık şubeleri ile 1899’da Mekâtib-i Mülkiye Sıhhiye Müfettişliği de Maarif Nezareti’nin bürokratik teşkilat yapısının kurumsallaşmasını sağlamıştır.

Zühdü Paşa döneminde maarif işleriyle ilgili geniş katılımlı komisyonların çalışmaları temayüz etmiştir. Bunlardan Tedkîk-i Müellefat Heyeti, 1882’de Maarif Nezareti’ne bağlı olarak kurulan Encümen-i Teftiş ve Muâyene’nin işleyişinde bazı aksaklıklar görülmesi üzerine, onun üstünde bir yapı olarak 09 Şubat 1892 tarihinde oluşturulmuştur. Zühdü Paşa’nın belirlediği isimlerden oluşan bu heyetin vazifesi, Kütüb-i Dîniye ve Şer‘iye Tedkik Heyeti ile Encümen-i Teftiş ve Muâyene’nin incelemelerinden sonra basımına ruhsat verilmiş olan eserleri tekrar incelemektir. Zühdü Paşa, Encümen-i Teftiş ve Muâyene reisi Naim Fraşeri’nin yerine Abdullah Hasib Efendi’yi getirmiştir (1897).

Ahmed Zühdü Paşa’nın henüz göreve atanmadan dört ay önce Sultan II. Abdülhamid’in emriyle kurmakla görevlendirildiği Âlî Mektepleri Teftiş Heyeti’nin teşkil sebebi, Osmanlı mekteplerinden yetişen, ancak Avrupa’ya firar ederek oralarda “devlet aleyhinde neşriyatta bulunan, devletin yönetim biçimini değiştirme fikrini benimseyen gençlerin” durumuna çözüm bulmaktı. Heyetin Mekteb-i Mülkiye, Mekteb-i Sultânî ve diğer bütün idâdîlerde uygulanmak amacıyla 1892 yılında padişahın onayı ile yayımladığı on üç maddelik kararname, mektep idarecilerine ve muallimlere hayli sert uyarı ve yaptırımlar ihtiva ediyordu. Nitekim bu kararname doğrultusunda Mekteb-i Sultânî’nin müfredatı yeniden düzenlenmiştir (BOA, Y.MTV. 189/184; İ.DH. 1295/102449).

1892 yılında teşekkül eden idâdî Ders Programlarını Düzenleme Heyeti’nin yaptığı çalışmalarla taşra idâdîleri beş yıllık gündüzlü, yedi yıllık yatılı şeklinde ayırıma tâbi tutulmuş, dört yıllık rüştiyeler üç yıla indirilmiş, taşradaki bazı yerlerde idâdî bünyesine alınmıştır.

Sultan II. Abdülhamid’in iradesiyle 1899 yılında teşkil edilen Muallimler Hakkında Islahat Komisyonu, müfredat dışına çıkarak talebelerin zihinlerinde “tarîk-i müstakimden” ayrılmalarına yol açacak aykırı fikirler serdeden muallimlerin takibini yapmıştır. Bu doğrultuda sivil mekteplerden bazı muallimler görevden alınmıştır. Mektep programlarını yeniden gözden geçiren komisyon ibtidâî mekteplerin ikinci sınıfından başlayarak müfredattaki ulûm-ı dîniye ve ulûm-ı ahlak derslerini iki katına çıkarmış, rüştiyelerin son sınıfından Fransızca dersini kaldırmış ve ders kitaplarını daha yararlı olanlarla değiştirmiştir (BOA, Y.MTV. 189/184).

Âlî Mektep Mezunları İstihdam Komisyonu, padişahın isteği ile Zühdü Paşa’nın başkanlığında 1899 yılında oluşturulmuş, mezunların istihdamındaki dengesizliklerin giderilmesine çalışmıştır. Bu dönemde Öğrencilerin Avrupa Mekteplerine Gidişlerini Önleme Komisyonu (1901) kurulmuş, gündemine mevcut mekteplerdeki eksikliklerin tamamlanması, programlarının ıslahı ve Avrupa’daki talebelerin geri çağrılması gibi meseleleri almıştır. Zühdü Paşa “müessesât-ı dîniye ve hayriye-yi İslâmiye” hakkında tetkikler yapmak üzere padişah iradesiyle kurulan bir başka komisyonda görev almışsa da vefat edince bu görevi Mehmed Celâleddin Bey üstlenmiştir.

Zühdü Paşa döneminde idâdîlere hususi önem verilmiş, önceden açılmış olan yaklaşık kırk idâdîye bir o kadar da onun döneminde ilave edilmiştir. İstanbul’un her iki yakasına birer idâdî kazandırma çabasına giren paşa, Maarif Nezareti’nin kararıyla 1886 yılında Mekteb-i Mülkiye’den ayrılarak Dersaadet (Vefa) İdâdîsi adıyla devam eden kurumu güçlendirmiştir. Bu bağlamda Rüşdü Paşa Konağı satın alınmış, tamiri sonrasında idâdîyi 1894 yılında oraya nakletmiştir (BOA, ŞD. 213/34; MF.MKT. 231/17). Aynı yıl okulun programı yeniden düzenlenmiştir (bk. Vefa İdâdîsi).

Anadolu yakasındaki idâdî ihtiyacını ise Üsküdar İdâdîsi’ni açarak gidermiştir. Konu öncelikle Meclis-i Maârif-i Kebîr’de görüşülmüş; bütçesi, öğretim yılı, binası ve diğer bütün ihtiyaçları planlanmıştır. Açılış gerekçesi olarak payitahtın en mühim ve kalabalık yeri olan Üsküdar ve civarında henüz bir idâdî açılamadığı, mevcut rüştiyenin yeterli gelmediği, çok masraflı ve zor olduğundan o bölge çocuklarından Vefa İdâdîsi’ne müracaatların azlığını göstermiştir. Boş olan Paşa Konağı Askerî Rüştiyesi binasını tamir ettirerek okulu 11 Kasım 1893 tarihinde orada öğretime başlatmıştır (bk. Tarihi Türk Liseleri).

1883 yılında açılan ve masraflarının daha iyi karşılanması adına 1886’da Maarif Nezareti’ne devredilerek Hamidiye Ticaret Mektebi iyi yönetilemediği için 1890’da kapatılmıştır. Zühdü Paşa mektebin aynı isimle yeniden açılmasına karar vererek başlangıçta kırk talebe alan, üç sınıflı ve gündüzlü olarak tasarlamıştır. Mektep için yeni nizamname hazırlanmamış, müfredatı yenilenmiştir. 12 Ocak 1895 tarihinde yirmi öğrenci ile açılan mektep ilk mezunlarını 1897 yılında vermiştir. Zühdü Paşa’nın gayretleriyle sağlam bir temele kavuşan kurum 1898’de Ticaret ve Nâfia Nezareti’ne bağlanmıştır. 

1890 yılına kadar rüştiye ve sıbyan şubeleriyle varlığını sürdüren Dârülmuallimîn, İstanbul ve vilayetlerde idâdîlerin artmasıyla oluşan muallim ihtiyacına binaen tekrar düzenlenmiştir. Dârülmuallimîn’in 1891z tarihli yeni nizamnamesinde öğretim süreleri ikişer yıl olmak üzere ibtidâiye, rüştiye ve âliye şeklinde üç şubeye ayrılarak programı ve kabul şartları yenilenmiştir (bk. Dârülmuallimîn).

1896 yılında yürürlüğe giren “Vilâyât-ı Şâhâne Maarif Müdürlerinin Vezâifini Mübeyyin Talimat” ile maarif müdürlerine, bölgelerindeki muallim, memur ve diğer görevlilerin sorumlulukları, azınlık ve yabancı okulların ruhsat ve diğer kontrolleri tevdi edilmiş, denetleme gücü ve yetkileri arttırılmıştır. Üç ayda bir nezarete genel rapor; ders yılı sonunda da biri okullara diğeri gelir giderlere dair ayrıntılı iki rapor sunmaları emredilmiştir. Ayrıca köyler dahil bütün yerleşim yerlerindeki resmî, millî, hususî ve ecnebî mekteplerin tamamının istatistiklerinin nezarete gönderilmesi istenmiştir. 1898 yılında yayımlanan “Maârif ve Mekâtib-i İdâdiye Müdürleri ile Rüşdiye Muallimlerine Mahsus Talimat” da yine merkezden başlayarak taşraya yayılan maarif birimlerinin sorumluluk ve yetkilerini arttırmayı, bu yetkileri hukukî çerçeveye kavuşturmayı, böylece merkez dışında âhenkle işleyen bir mekanizma tesisini hedeflemiştir.

1886 yılında malî kaynakların yetersizliği sebebiyle Adliye Nezareti’nden Maarif Nezareti’ne devredilen Mekteb-i Hukuk’un programında Zühdü Paşa, Ekim 1891 tarihinde ciddi bir ıslahat gerçekleştirerek nizamnamesinin dışındaki dersleri iptal etmiştir. Müdürlüğüne, on yedi yıl görevde kalacak olan Kâzım Efendi’yi getirmiş, öğretim kadrosunu da genişletmiştir.

Zühdü Paşa döneminin en ilginç projelerinden biri de daha çok doğu bölgelerindeki Arap kabile ve aşiret reislerinin çocuklarını İstanbul’a getirerek eğitmek üzere 03 Ekim 1892 tarihinde açılan Aşiret Mektebi’dir. 08 Şubat 1895 tarihine kadar paşanın uhdesinde kalan mektebin on iki maddelik nizamnamesi, yetmiş dört maddelik dâhilî talimatnamesi, beş yıllık müfredatı onun nezaretinde hazırlanmıştır (bk. Aşiret Mektebi).

Zühdü Paşa, Mülkiye Mektebi’nin 1877 tarihli nizamnamesini feshederek 1891 yılında yeni bir nizamname düzenlemiştir. Ayrıca 1894 yılında Avrupa’da tahsile gönderilecek Mülkiye öğrencilerinin öğrenimlerini tamamlamadan dönmemeleri hakkında da bir nizamname hazırlanmıştır. 

Mekteb-i Mülkiye’ye gayrimüslimlerden talebe kabulüne bu dönemde başlanmıştır. 1894 yılında Sırp kralının üç Sırp talebe gönderme talebi kabul edilmiştir. İki yıl sonra da Rusya sefaretinden gelen talep üzerine dört Bulgar talebenin -tıpkı daha önce on Rum talebenin kabul edildiği gibi- alınması uygun görülmüştür (BOA, Y.PRK.SRN. 4/78; BEO. 503/37651; İ.MF. 4/22). Yeni nizamnamede programa seçmeli Ermenice ve Rumca dersleri konulmuş (md. 12), bu derslerin her hafta en az beşer talebeye verilmesi kararlaştırılmıştır. Daha sonra bu ikisine Arapça ve Bulgarca da eklenmiştir (BOA, İ.KAN. 1/20). İki yıl sonra müfredata Fransızca usûl-i tercüme dersi konulmuştur.

1890’lardan sonra mekteplerde din ve ahlak derslerinin yeniden düzenlenmesi sürecinde Mülkiye programına dinî muhtevalı derslerin konulması tartışmalara sebep olmuştur. Bunun sebebini çeşitli kıyaslamalarla açıklayan Zühdü Paşa’ya göre Avrupa devletleri, kurdukları mektepleri kendi hükümet usullerini sağlamlaştırmaya ve takviyeye hizmet edecek fikirde adam yetiştirmek amacıyla açmaktadırlar. Memâlik-i Osmâniye’deki Rum ve Ermeni mekteplerinde de bir fikir ve terbiye dahilinde hedeflenen talebeler yetiştirilmektedir. Buna mukabil mülkiyeden yetişen bazı talebeler değişik “tavır, inanç ve fikirlerle” donatılmaktadır. Onların kadim itikat ve istikamet üzere olan bir yolda terbiye görmeleri için mektebin programında akait sahasından bir ders konulması gerekmektedir. Zühdü Paşa daha önce mülkiye için defalarca düzeltilerek tanzim edilen ders programlarına İslam akaidine dair derslerin konulmuş olduğunu, fakat bunların uygulamaya konulamadığını söylemiştir. Yeni hazırlanan ders programında akait, İslam ahlakı, tefsir, hadis ve kelam dersleri yer almamış; buna mukabil her sınıftaki müslüman talebeye mahsus olarak bu derslerin haftada iki defa camide verileceği notu düşülerek (BOA, Y.A.RES. 57/22) o şekilde uygulanması istenmiştir.

Zühdü Paşa zamanında Mülkiye’deki yeniliklerinden biri de jimnastik dersleridir. 1893 yılında bu dersin verilmesi kararının alınmasıyla derhal hazırlıklara başlanmış, ancak proje 1899’da hayata geçirilebilmiştir. Mülkiye Jimnastikhanesi’nin şehremaneti tarafından inşa edilmesi kararlaştırılmış, 1900 yılında Mekteb-i Sultânî jimnastik hocası “şeyhü’l-idmânîn” Ali Fâik Bey (üstünidman) buraya alınmıştır.

Zühdü Paşa’nın Maarif nazırlığı dönemindeki en önemli icraatlardan biri de Dârülfünun’un yeniden açılmasıdır. İdâdîlerin memleket sathına yayılması ve vaziyetlerinin iyileştirilmesi sonrasında Dârülfünun’un açılması aralıklarla gündeme gelmiştir. Daha evvel üç defa öğretimine ara veren kurumun 1900 yılındaki dördüncü açılışını Zühdü Paşa yapmıştır. 1896’da başlayan açılış hazırlıkları sürecinden önce Avrupa dârülfünunları hakkında bilgi toplanmış, bunlar bir komisyonda incelenmiştir. Ardından Zühdü Paşa başkanlığındaki ayrı bir komisyon ise müderrislerini tespit etmiştir. 14 Ağustos 1990’da yürürlüğe giren ve yirmi yedi maddeden oluşan nizamannamesinde başvuracak talebelerde aranan nitelikler ve müktesebatlar, hangi kurumların şahadetnamelerinin kabul edileceği ve giriş imtihanlarının nasıl olacağı belirlenmiştir (bk. Dârülfünun). Dârülfünun’un malî kaynakları konusunda Zühdü Paşa bazı planlamalar yapmış, 1900-1906 yıllarına ait bütçesini ve bütçe açıklarını hesaplamış, bunların nasıl karşılanacağını Ekim 1900 tarihinde bir rapor halinde sunmuştur (BOA, Y.A.RES. 109/45). Daha önceleri Edebiyat ile Riyâziye ve Tabîye şubelerinden oluşan bir kurum düşünülmüşse de son aşamada Ulûm-ı Dîniye-yi Âliye de (İlahiyat Şubesi) eklenmiştir. Böylece geleneksel dinî ilimlerin merkezi olan medreseler karşısına devletin tekelinde yeni bir dinî ilimler öğretimi şubesi (fakültesi) açılmıştır. Zühdü Paşa 01 Eylül 1900 tarihindeki açılış konuşmasında Avrupa ülkelerindeki dârülfünunlarda ilimlerin bir kısmını ilahiyat bahislerinin teşkil ettiğini; burada aklî ve naklî ilimlerden Kur’an-ı Kerim, tefsir, hadis, hadis usulü, fıkıh, fıkıh usulü, ilm-i kelam ve İslam tarihi okutulacağını; beş şubeli bu kurumun ilim ve fendeki gelişmelerden elde edilen faydaların bütün halka yayılacağını söyleyerek bu şubenin konumunu izah etmiştir. 

1890’larda gerçekleştirilen icraatlardan biri de ibtidâîden yüksek mekteplere kadar bütün programlara dinî ve ahlakî muhtevalı derslerin konulması veya müfredatın bu derslerle takviye edilmesidir. Buna dair ilk adım, padişah iradesi üzerine Şeyhülislam Ahmed Esad Efendi başkanlığındaki komisyonun 1887 tarihli tezkeresiyle (BOA, Y.MTV. 25/52) atılmışsa da alınan kararları uygulamaya koyan Zühdü Paşa olmuştur. Bu amaçla 1892 yılında toplanan komisyonun hazırladığı programda beş ve yedi yıllık idâdîlere her sene için “ulûm-ı dîniye” adı altında din dersi konulmuştur. Bunun ilk örneklerinden biri Üsküdar İdâdîsi’nin programıdır. Dinî muhtevalı derslere ilişkin ikinci esaslı düzenleme 1898 yılında gerçekleştirilmiştir. Seraskerlik tarafından Mekteb-i Harbiye, askerî baytar sınıfları, Tıbbiye-yi Şâhâne ve Mühendishâne-yi Berrî’ye din dersleri konulurken (BOA, Y.MTV. 175/215) Maarif Nezareti de aynı yıl Dersaadet İdâdîsi, Üsküdar İdâdîsi, Mekteb-i Sultânî, Mekteb-i Tıbbiye-yi Mülkiye, Dârülmuallimîn, Mekteb-i Mülkiye, Hamidiye Ticaret Mektebi ve diğer bazı mekteplerde bunu hayata geçirmiştir (BOA, MF.MKT. 400/22).

Ecnebi mektepler hususunda son derece hassas olan Zühdü Paşa’nın bu alandaki çalışmaları Mekâtib-i Gayrimüslime ve Ecnebiye Müfettişliği’ni yeniden yapılandırılmasıyla başlamıştır. Paşanın müfettişlik teşkilatını güçlendirmesiyle müfettişlik kurumunun yetki alanını taşraya yaymak amacıyla ciddi çalışmalar yapılmıştır. Bunun neticesinde taşradaki maarif müdürlerinden gelen evrak ve rapor sayısı artmıştır. Bu raporlarda verilen bilgilere dayanarak Zühdü Paşa İstanbul genelinde 1200, taşrada 35.000 gayrimüslim ve yabancı mektepte yaklaşık 200.000 muallim görev yaptığını ve bunların %95’i ruhsatsız olduğunu padişaha iletmiştir (BOA, İ.M.F. 1/39).

Zühdü Paşa yabancı okullar konusunda bizzat raporlar hazırladığı gibi bilirkişilere de hazırlatmıştır. Bunlardan Ahmed Cevdet Paşa’nın 1893’te, umum müfettişi Şâkir Paşa’nın 1898’de sundukları raporlar önemlidir. Zühdü Paşa Osmanlı’da mevcut Amerikan Protestan mekteplerinin tesis gayeleri ve dayandıkları sebepler hakkında bilgi isteyen padişaha, bütün vilayetlerdeki ilgili birimlerin gönderdiği raporlardan kapsamlı bir defter ve istatistikler hazırlayarak takdim etmiştir. Öte yandan 1896’da yayımladığı “Vilâyât-ı Şâhâne Maarif Müdürlerinin Vezâifini Mübeyyin Talimat”ta müdürlere müfettişlik konusunda tam yetki vermiştir (bk. Yabancı Okullar).

II. Abdülhamid dönemi maarif icraatlarında önemli çalışmalara imza atmış olan Ahmed Zühdü Paşa, önceki dönemlerin eksiklerini gidermesi yanında neredeyse bütün eğitim kurumlarının nizamname ve programlarını yenilemiştir. Dinî muhtevalı dersleri bütün müfredata yerleştirmesi, Dârülfünun’da Ulûm-ı Âliye-yi Dîniye Şubesi açması günümüzde hâlâ tartışılmaya devam etmektedir. Özelikle yabancı okullar konusundaki dikkatleri ve yaptırımları önemlidir. Nitekim 1902 tarihli bir belgede Sultan II. Abdülhamid’in, vaktiyle ecnebi kurumlarının bu derece ilerleme sebebinin Kâmil ve Münif paşaların müsamahası olduğunu söylemesi (BOA, İ.HR. 377/56), onun bu sahadaki hassasiyetini, kararlılığını ve mücadelesini takdir ettiğini göstermektedir. Maarif Nezareti’nin bütün birimlerine yeni yönetmelikler ve istatistik uygulaması getirerek nezareti daha sistemli bir temele oturtan Ahmed Zühdü Paşa’nın son dönem eğitim tarihi çalışmalarında öne çıkartılmaması dikkat çekicidir. Son derece karmaşık ve sıkıntılı bir dönemde bu kadar uzun süre vazife yapan bu şahsın hakkında kapsamlı çalışmalara ihtiyaç söz konusudur.

Kaynakça

BOA. A{DVNSNZAM.d. 6 numaralı Nizamat Defteri (H.29 Zilhicce 1309/M.25 Temmuz 1892), lef.78-81; BEO. 1868/140087 (H.11 Rebiülevvel 1320/M.18 Haziran 1902), lef.1; BEO. 49/3633 (H.18 Muharrem 1310/M.4 Ağustos 1892), lef.3; BEO. 496/37178 (H.6 Cemaziyelevvel 1312/M.5 Kasım 1894), lef.5; BEO. 503/37651 (H.25 Rebiülahir 1312/M.26 Ekim 1894), lef.1; BEO. 72/5348 (H.26 Safer 1310/M.19 Eylül 1892), lef.3; İ.DH. 1295/102449 (H.3 Zilkade 1308/M.10 Haziran 1891), lef.1; İ.HR. 377/56 (H.19 Safer 1320/M.28 Mayıs 1902), lef.12; İ.HUS. 34/126 (H.12 Şaban 1312/M.8 Şubat 1895), lef.1; İ.KAN. 1/20 (H.23 Safer 1311/M.5 Eylül 1893), lef.1,7; İ.MF. 2/54 (H.23 Rebiülevvel 1312/M.24 Eylül 1894), lef.2,3; İ.MF. 2/58 (H.29 Cemaziyelevvel 1312/M.28 Kasım 1894), lef.5; İ.MF. 4/22 (H.21 Cemaziyelahir 1314/M.27 Kasım 1896), lef.1; İ.MF. 7/25 (H.26 Safer 1319/M.14 Haziran 1901), lef.2; MF.MKT. 178/23 (H.2 Safer 1311/M.1 Ağustos 1893), lef.1; MF.MKT. 186/93 (H.2 Cemaziyelevvel 1311/M.11 Kasım 1893), lef.3; MF.MKT. 231/17 (H.6 Rebiülahir 1312/M.7 Ekim 1894), lef.8; MF.MKT. 400/22 (H.24 Muharrem 1316/M.14 Haziran 1898), lef. 18,21,27,82; ŞD. 212/50 (H.28 Safer 1311/M.10 Eylül 1893), lef.1; ŞD. 213/34 (H.29 Rebiülahir 1312/M.30 Ekim 1894), lef.3,5; Y.A.RES. 109/45 (H.7 Receb 1318/M.31 Ekim 1900), lef. 5; Y.A.RES. 57/22 (H.2 Cemaziyelahir 1309/M.3 Ocak 1892), lef.3; Y.MTV. 175/215 (H.13 Zilkade 1315/M.5 Nisan 1898), lef.1; Y.MTV. 189/184 (H.30 Zilhicce 1316/M.11 Mayıs 1899), lef.3,5,10; Y.MTV. 25/52 (H.6 Cemaziyelahir 1304/M.2 Mart 1887), lef.1; Y.MTV. 73/99 (H.14 Cemaziyelahir 1310/M.3 Ocak 1893), lef.1,3,4,5,6,7; Y.PRK.AZJ. 42/11 (H.9 Muharrem 1319/M.28 Nisan 1901), lef.1; Y.PRK.BŞK. 60/82 (H.3 Receb 1317/M.7 Kasım 1899), lef.5,10; Y.PRK.MF. 3/14 (H.12 Receb 1311/M.19 Ocak 1894), lef.1; Y.PRK.MF. 3/35 (H.15 Receb 1312/M.12 Ocak 1895), lef.1; Y.PRK.SRN. 4/78 (H.15 Rebiülevvel 1312/M.16 Eylül 1894), lef.1; İ.MF. 1/39 (H.15 Cemaziyelahir 1310/M.4 Ocak 1893), lef.3.

Salnâme-i Maârif. 1316/1898.

Sicill-i Ahval. DH.SAİDd. 18/1 (H.29 Zilhicce 1249/M.9 Mayıs 1834), lef.3.

İhsanoğlu, Ekmeleddin. Darülfünun: Osmanlı’da Kültürel Modernleşmenin Odağı. C. I, İstanbul 2010.

Kodaman, Bayram. Abdülhamid Devri Eğitim Sistemi. Ankara 1988.

Mahmud Cevad İbnü’ş Şeyh Nâfi‘. Maârif-i Umûmiye Nezâreti Târihçe-i Teşkîlât ve İcrââtı. haz. T. Kayaoğlu. Ankara 2001.

Oraloğlu, Ali Z. “Zühdü Paşa”. DİA. 2013, XLIV, 538-539.

Sinaplı, Ahmet Nuri. Maliye ve Maarif Nazırı Ahmet Zühtü Paşa. İstanbul t.y.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ahmed-zuhdu-pasa

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

AHMED ZÜHDÜ PAŞA (1834-1902)

Osmanlı Maarif nazırı.