A

UZEL, MEHMET RÜŞTÜ(1891-1965)

Meslekî ve teknik eğitimci, yazar.

  • UZEL, MEHMET RÜŞTÜ
    • Sena COŞĞUN KANDAL
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 02.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/uzel-mehmet-rustu
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    UZEL, MEHMET RÜŞTÜ
UZEL, MEHMET RÜŞTÜ (1891-1965)

Meslekî ve teknik eğitimci, yazar.

  • UZEL, MEHMET RÜŞTÜ
    • Sena COŞĞUN KANDAL
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 02.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/uzel-mehmet-rustu
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    UZEL, MEHMET RÜŞTÜ

Bursa Reyhanpaşa mahallesinde doğdu. Babası Maliye tahsildarı Hafız Süleyman Efendi'dir. İlk öğrenimini Bursa Reyhanpaşa İbtidâî Mektebi'nde tamamladı. 1903 yılında girdiği Bursa Mekteb-i İdâdî-yi Mülkî'yi birincilikle bitirdi (1910). Aynı yıl doktor olma isteği ile Askerî Tabip Okulu'na kaydoldu. Bir ay kadar sonra yapılan sınavı kazanarak Fransa'ya gitti. Clermont Ferrand Üniversitesi'nde genel kimya, sınâî kimya ve tarım kimyası eğitimi aldı. 21 Temmuz 1913'te mezun olarak Türkiye'ye döndü.

Kastamonu Lisesi'ne fizik-kimya öğretmeni olarak tayin edilen Mehmet Rüştü, I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla orduya alındı ve I. Kolordu Telgraf Bölüğü'nde, Çanakkale'de birinci ve ikinci fırkalarda muharebe teğmeni olarak görev aldı. Burada kendi yaptığı telefonla cephede iletişimin sağlanmasını gerçekleştirdi. 1918 yılında terhis olduktan sonra kısa bir süre Adapazarı'nda bir ahşap ve demir malzeme fabrikasında teknik müdür olarak çalıştı. 1 Kasım 1918 tarihinde İstanbul Erkek Muallim Mektebi'ne kimya öğretmeni olarak atandı. Bu sırada Dârülmuallimîn-i Âliye ve Mekteb-i Sultânî'de de kimya derslerine girdi. 1927'de İstanbul Kız Muallim Mektebi kimya öğretmenliğine ve müdürlüğüne atandı. Aynı sene Yüksek ve Meslekî Tedrisat umum müdürlüğüne getirildi. 9 Nisan 1929 tarihinde görevinden istifa etti. 29 Aralık 1930'da Millî Talim ve Terbiye Dairesi üyeliğine atandı. Haziran 1933'te Maarif Vekâleti Merkez Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkındaki Kanun ile Meslek ve Teknik Tedrisat Umum Müdürlüğü kurulunca 11 Temmuz'da bu kurumun başına getirildi. Bu kurum Meslekî ve Teknik Öğretim Müsteşarlığı'na dönüştürülünce kurumun ilk müsteşarı oldu (27 Eylül 1941). 1 Ekim 1950'de görevinden ayrıldı. İstanbul'a taşındı. Son yıllarını evinin bahçesine kurduğu marangoz atölyesinde geçirdi. 20 Ocak 1965'te vefat etti. İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Mehmet Rüştü Uzel 1939 yılında İtalya'da Orta Derecede Umûmî ve Meslekî Tedrîsat başlıklı teorik bir eser kaleme almış, teknik eğitimle ilgili makaleler yayımlamıştır. Teknik eğitime olan merak ve ilgisi ilk, orta ve lise öğreniminde biçimlenmiştir. Orta ve lise eğitimini aldığı Bursa Mekteb-i İdâdî-yi Mülkî'de çeşitli astronomi aletlerinin olduğu ve hava tahminleri yapılan bir rasathanenin bulunduğu bilinmektedir. İlk teknik aletlerini elindeki kısıtlı imkânlarla bu okuldaki eğitimi sırasında yapmıştır. Bunlar arasında bir fotoğraf makinesi, telefon, güneş manzumesi, döner bir elektrik fırıldağı, bir dinamo, mektep müzesine hediye ettiği çalışır halde bir lokomotif modeli sayılabilir. Teknik aletlerin yapımına yönelik ilgisi öğretmenlik hayatında da devam etmiştir. İlk görev yeri olan Kastamonu'da bir su değirmeni kurmuş, derslerinde kullanmak üzere elektrik motorları ve dinamolar üretmiştir. İstanbul Erkek Muallim Mektebi'nde bu okul ile üniversite binası arasında radyo alıcı-verici denemeleri yapmıştır. 1924'te İstanbul Muallim Mektebi'nde imal ettiği telgraf cihazını kullanmıştır. 1925'te Dârülfünun'da telsiz, telefon ve radyo üzerine verdiği bir konferansta Erkek Muallim Mektebi'ndeki konseri bizzat imal ettiği kısa dalgalı radyo ile Dârülfünun'da dinletmiş, çeşitli okullarda ve Dârülfünun'da Mazhar Osman, Süleyman Nazif, Ubeydullah Efendi gibi önemli simalarla konferanslar vermiş, bütün öğretmenlik hayatı boyunca derslerini laboratuvarda uygulamalı olarak yürütmüştür.

1919'da fen tedrisatı üzerine yazdığı bir makalede fen ve teknikteki hızlı ilerleyişin dünyadaki gidişatına değindikten sonra, ülkede bu anlamdaki eksiklikten ve bu eksikliğin getireceği sonuçlardan bahsetmiştir. Ona göre, Türkiye'de fen eğitimi yeterli düzeyde gelişmemiştir. Sadece öğrenciler değil yetişkinler de en basit teknik konulardan habersizdir. Avrupa'da bir şeylerin icat edilmesini bekler ve bu icatlara hayretle bakarlar. Buna öğretmenler de dahildir. Halbuki ülkede fen ve teknik eğitime dair merakı uyandıracak, gençliği bu yolda yetiştirecek olanlar ancak öğretmenlerdir. Öğretmen, yalnız Avrupa'da yapılabildiği zannedilen alet ve makinaları basit surette de olsa imal ederse çok geçmeden öğrencide de bu yönde bir ilgi oluşur. Öğrenci, bu alet ve makineler üzerine saatlerce düşünür, öğrendiğini unutmaz, yeni şeyler öğrenmek için büyük bir heyecan duyar. Bu sayede ülkede iş yapacak, hayali değil hakikati görecek bir zümre ortaya çıkar, bilim ve teknik gelişir. Mehmet Rüştü Bey, henüz öğretmenliğinin ilk yıllarında yazdığı bu makalesinde fen tedrisatını tedarik edebildiği malzemelerle işleyeceğini belirtmiştir.

Midhat Paşa'dan sonra Türkiye'de meslekî ve teknik eğitimin kurucusu olarak kabul edilir. Cumhuriyet kurulduktan sonra meslekî ve teknik eğitim için bir yol haritası çizilmesi onun meslekî ve teknik eğitimin başına geçtiği 1927'de mümkün olmuştur. Bu tarihte onun çabalarıyla Meslek Mektepleri Hakkında Kanun çıkarılarak idaresi vilayetlerde bulunan sanat okulları ile İktisat Vekâleti'ne bağlı ticaret okulları Maarif Vekâleti bünyesine alınmış, belediyeler ve vilayetlerce açılacak meslek mekteplerinin müdür ve öğretmenlerinin Maarif Vekâleti tarafından atanmasına karar verilmiş, bu sayede meslekî eğitim Maarif Vekâleti bünyesine alınmıştır. Bu süreçte kız meslek okulları, sanat okulları ve ticaret okullarını içerecek şekilde üç zümreden oluşan meslekî tedrisat sistemi kurulmuş, Mehmet Rüştü Bey'in isteği ile bu okulların ihtiyaç duyduğu elemanları yetiştirmek üzere kadın ve erkek 180 öğrenci Avrupa'ya, bilhassa Belçika'ya eğitime gönderilmiştir. Ayrıca okul müdürleri gruplar halinde yurt dışı ve yurt içi seyahatlere gönderilmiş, müdür ve muallimlerin gözlem ve fikirleri dikkate alınarak bir meslekî tedrisat programı oluşturulmuştur. Bu program 1934-1936 yıllarında gözden geçirilerek tekrar düzenlenmiş, Meslekî Tedrisatın İnkişaf Planı başlığı ile yayımlanmış, çeşitli illerde açılacak okullar tespit edilmiştir. Bu tarihten itibaren bütün mesaisini bu okulları açmaya, geliştirmeye ve kendi kendine yeter hale getirmeye harcamıştır.

Mehmet Rüştü Uzel'in meslekî ve teknik eğitimin başına geçtiği 1927'de ülkedeki durum okul, öğrenci, öğretmen ve malzeme açısından zayıf bir haldedir. Bu sırada ancak dokuz erkek sanat okulu, iki kız sanat okulu ve altı orta ticaret okulu vardır. İstifa ettiği Nisan 1929'a kadar üç kız enstitüsü, bir sanatlar mektebi, bir kız sanat okulu, bir sanayi mektebi, bir terzilik ve kürkçülük okulu, bir balıkçılık mektebi açmış, 1928'de akşam kız ve erkek sanat okullarını kurarak faaliyete geçirmiştir. 1933'te tekrar görev başına geldiğinde Maarif Vekâleti'nin teknik eğitime ayrılan %3'lük bütçesini arttırmış, 1936'da %7'ye çıkarmıştır. 1938'e gelinceye kadar sayılarını kırk üçe çıkardığı (yirmi yedi kız, on altı erkek) meslek ve teknik öğretim okullarını seferber ederek Ankara'da bir "Teknik Öğretim Sergisi" düzenlemiştir. Mehmet Rüştü Uzel bu sergide, meslekî ve teknik okulların önem ve becerisini göstermek ve bütçelerini arttırmak amacı taşımıştır. Serginin girişinde Uzel'in hedefi "Her şeyi kendimiz yapacağız" sözleri yazılmıştır. Sergide tamamen bu okullarda üretilmiş lokomotifler, dikiş makineleri, mobilyalar, elektrik lambaları, çocuk arabaları, mobilya ve aletleriyle döşenmiş dişçi ve doktor klinikleri, matkaplar, tıraş makineleri, mikroskoplar, gemi pervaneleri, pille çalışan elektrik motorları, hassas teraziler, aspiratörler, öğrenciler tarafından dikilmiş kıyafetler sergilenmiştir. Bu sergiden sonra Millî Eğitim Bakanlığı'nın meslekî ve teknik öğretime ayrılan bütçesi %10'a çıkarılmış, Mehmet Rüştü Bey'in yönetici olduğu sürede onun teşvikleriyle benzer sergiler tekrarlanmıştır.

Uzel, meslekî ve teknik eğitim geliştirilirken Batı'daki yapının incelenmesi ve örnek alınması ancak ülkedeki meslekî ve teknik eğitim ile üretimin Batı'ya bağlı kalınmayacak şekilde inşa edilmesi gerektiğini düşünmüştür. Bu doğrultuda 1936'da Rusya'daki eğitim kurumlarını incelemek üzere bir heyet kurulmasını sağlamış, seyahatte bu heyetin başkanlığını yapmıştır. Aynı amaçlarla 1937'de İtalya'ya gitmiş, Uluslararası Teknik Öğretim Kongresi'ne katılmış ve meslekî eğitim kurumlarını incelemiştir. 1938'de Berlin'de düzenlenen Uluslararası Ertik Öğretim Kongresi'ne ardından Belçika'da düzenlenen Artizan, Zanaat ve Sanat Okulları Uluslararası Kongresi'ne katılmıştır. 1945'te ise meslekî ve teknik eğitim kurumlarını incelemek üzere İngiltere ve İskoçya'ya gitmiştir.

II. Dünya Savaşı, Uzel'in planlarını gerçekleştirebilmesi için ona bir fırsat vermiştir. 1942 yılında Meslekî ve Teknik Okullar Açılması ve Mevcutlarının Büyütülmesi Hakkındaki Kanun'la Ankara'da bir yüksek teknik okul ile bir teknik okul açılmasına, erkek sanat okulları mezunlarının staj görecekleri fabrikalar kurulmasına ve mevcut bulunan meslekî ve teknik okulların öğrenci mevcutlarının, bu okullarda çalışacak kadroların arttırılmasına karar verilmiştir. Bu kararla birlikte ziraat ve ticaret okulları, çırak okulları, kız ve erkek sanat enstitüleri, ziraat teknik ve meslek lisesi, matbaacılık okulu, hemşire ve laborant okulu, demiryolları meslek lisesi, ilk kimya sanat enstitüsü açılmış, okulların mevcudu yükseltilmiş ve bu okullardaki eğitim için gerekli olan malzemeler temin edilmiştir. Uzel, aynı yıl "Türkiye Endüstrisinin Gelişim Programı Hakkında Rapor" başlığı ile bir program hazırlayarak hangi bölge ve şehirlerde ne tür fabrikalar kurulacağını ve bu fabrikalarda çalışacak elemanların yetiştirilmesi için gereken okul türlerini belirlemiştir. Bu okul ve fabrikalar için gerekli malzemelerin bir kısmı onun kurduğu okullarda üretilmiştir. Bu sırada Uzel'in çabalarıyla 1943-1946 yılları arasında meslek ve teknik eğitim okullarında çalıştırılmak üzere yabancı uzmanlar getirilmiştir.

Meslekî ve teknik eğitimin başında bulunduğu sürede yapı enstitüleri, motor sanat enstitüleri, terzilik okulları, kimya sanat enstitüleri açmış, bunların sayılarını 101'e çıkarmıştır. Kız teknik eğitimin ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlamış, kız ve erkek meslek öğretmen okullarını kurmuştur. 97 gezici köy demircilik ve marangozluk kursu, 414 gezici köy kadınları kursu açmıştır. Çırak okulları, ziraat okulları, matbaacılık okulları, hemşire ve laborant okulları, demiryolları meslek lisesi, olgunlaşma enstitüleri, köy ebe okulları, inşaat usta okulları onun uğraşlarıyla ortaya çıkmıştır.

Uzel'in meslekî ve teknik eğitimde en fazla dikkat ettiği mesele üretimin okullarda sağlanmasını mümkün kılmak olmuştur. Fizik-kimya laboratuvar eşyaları, öğretmen, müdür, muavin ve kalem odalarının tesisat eşyaları açtığı kurs ve okullarda üretilmiştir. O daima "Kendimiz yapacağız" düsturu ile hareket etmiş, okulları bu yönde teşvik ve kontrol etmiştir. Asıl hedefi, modern meslekî ve teknik okullarla Türkiye'nin üretimde ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanların yetişmesini, memleketin bu konuda dışa bağımlılığının kaldırılarak bütün ihtiyacını kendisinin karşılamasını sağlamak olmuş, oluşturduğu meslekî ve teknik eğitim programı, yetiştirdiği öğrencileri ve açtığı okullarla bu hedefe büyük ölçüde yaklaşmıştır.

"Üstün adam" namıyla tanınan Mehmet Rüştü Uzel'in eğitimci yönüne odaklanan araştırmalar arasında Reşat Özalp'in Rüştü Uzel (1987) ve Kemal Turan'ın Meslekî Teknik Eğitimin Gelişmesi ve Mehmet Rüştü Uzel (1992) başlıklı çalışmaları sayılabilir.

Kaynakça

BCA 30-11-1-0/149-27–6; 30-11-1-0/79-24–3; 30-18-1-2/102-51–3; 30-18-1-2/105-48–5; 30-18-1-2/110-6–17; 30-18-1-2/73-22-9; 30-18-1-2/83-53–14.

Akbel, Danyal. “Maarif Ailesinin Büyük Kaybı”. Meslekî ve Teknik Öğretim Dergisi. 13/145 (1965), s. 30-33.

Aker, Abdullah. “O Bahtiyar Olarak Öldü”. Meslekî ve Teknik Öğretim Dergisi. 13/145 (1965), s. 23-27.

Gündüz, Mustafa. İstanbul’un 100 Eğitimcisi. İstanbul 2018.

Mehmet Rüştü. “Fen Tedrîsâtımız ve Bazı Mebâhis-i Fenniye”. Tedrîsât Mecmuası. nr. 48-4 (1919), s. 291-293.

Özalp, Reşat. “Meslekî ve Teknik Öğretimin Kurucusu Rüştü Uzel’i Kaybettik”. Meslekî ve Teknik Öğretim Dergisi. 13/145 (1965), s. 37-39.

a.mlf. “Rüştü Uzel”. Cumhuriyet Dönemi Eğitimcileri. ed. H. Cırıtlı – B. Sorguç. Ankara 1987, s. 577-593.

Turan, Kemal. Meslekî Teknik Eğitimin Gelişmesi ve Mehmet Rüştü Uzel. İstanbul 1992.

Üzümeri, M. Ekrem. “Ağabeyim Rüştü”. Meslekî ve Teknik Öğretim Dergisi. 13/145 (1965), s. 14-19.

Yamaç, Hasan. “Yapmak, Yaratmak İçin Doğmuş İnsan Rüştü Uzel”. Meslekî ve Teknik Öğretim Dergisi. 13/145 (1965), s. 40-42.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/uzel-mehmet-rustu

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

UZEL, MEHMET RÜŞTÜ (1891-1965)

Meslekî ve teknik eğitimci, yazar.

Önizleme