TBMM’nin ilk Maarif vekili.
TBMM’nin ilk Maarif vekili.
Sinop'ta dünyaya geldi. İbtidâî eğitimini doğduğu şehirde aldıktan sonra 1895 yılında İstanbul'da Soğukçeşme Askerî Rüştiyesi'ni bitirdi. Ardından Mekteb-i Tıbbiye'ye girerek buradan 1901 yılında mezun oldu. Yüzbaşı doktor rütbesiyle Gülhane Askerî Hastanesi'nde ihtisas eğitimi aldı ve "fenn-i hıtan" (sünnetçilik) üzerine yaptığı çalışmasıyla 1905'te uzmanlığını tamamladı. II. Meşrutiyet'in ilk seçimlerinde İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nden Sinop mebusu seçildi. Bu tarihten sonra siyasî, ilmî ve ideolojik sahada hayli inişli çıkışlı bir hayat yaşadı. 1913 yılından sonra da yurt dışına çıkıp değişik yerlerde çalışmıştır.
Mondros Mütarekesi'nden sonra İstanbul'a dönen Rıza Nur, yeniden Sinop mebusu olarak Osmanlı Mebusan Meclisi'ne girdi. 1920'de Ankara'ya geçerek Millî Mücadele'ye katıldı ve Büyük Millet Meclisi'nin ilk Maarif vekili oldu. Bunun yanında, Hariciye, Sıhhiye ve Muâvenet-i İçtimâiye'de de önemli görevler yaptı. 1921'de fevkalade murahhas sıfatıyla Moskova'ya gönderilmiş, Mustafa Kemal'e geniş yetkiler veren Başkumandanlık Kanunu tasarısını arkadaşlarıyla o hazırlamış, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında cephede doktor olarak çalışmış, saltanatı kaldıran kanun metnini hazırlamış, ikinci delege sıfatıyla Lozan Konferansı'na katılmıştır. 1923'te yeniden Sinop mebusu seçildiyse de bu tarihten sonra daha çok ilmî konularda çalışmaya ağırlık vermiştir. Maarif Vekâleti tarafından basılan on iki ciltlik Türk Tarihi'ni de kendisi telif etmiştir. Ayrıca Sinop'ta gelir kaynaklarıyla birlikte kurduğu ve binlerce kitap temin ettiği kütüphanesini Maarif Vekâleti'ne bağışlamıştır. 1926 sonrasında mevcut idare ile anlaşamadığından yurt dışına çıkarak Paris ve İskenderiye'de Türk tarihi, Türkoloji, Türk edebiyatı ve şiiri üzerine çalıştı ve çok sayıda eser telif etti. Hatıratında yetmiş eserinin listesini vermiştir. "En önemli eserim" dediği Türk Şiirbilig'i için on beş sene kadar çalıştığını söylemektedir. Aralık 1938 tarihinde Türkiye'ye dönen Rıza Nur, on sekiz sayı yayımlanan Tanrıdağ dergisini çıkardı. 8 Eylül 1942 tarihinde İstanbul Taksim'de vefat etti ve Merkezefendi Kabristanı'na defnedildi.
Rıza Nur Türk Tarihi adlı hacimli tarih eserini "millî terbiyeye hizmet için" yazdığını belirtmiştir. Türk tarihini bir bütünlük içinde ele alan ve İslam öncesi, Osmanlı-Selçuklu ve Tanzimat sonrası olarak üç ana döneme ayıran eserin sade ve coşkulu dili dikkati çeker. Hayat ve Hatıratım adlı dört ciltlik hatıratı ise dönemindeki siyasîlere yönelttiği eleştirileri ve öznel ifadeleri yüzünden uzun süre yasaklanmıştır.
23 Nisan 1920 tarihinde açılan Büyük Millet Meclisi'nin ilk Maarif vekili olması bakımından Türk eğitim tarihinde hususi bir yere sahiptir. Mecliste Maarif vekilliğine getirilmesi biraz tartışmalı geçmiştir. İlk seçimde kendine az oy çıktığı ve bunun güvensizlik olduğunu söyleyerek istifa ettiyse de Hamdullah Suphi'nin (Tanrıöver) ısrarıyla verilen önerge oy birliği ile kabul edilmiş ve 6 Mayıs 1920 tarihinde ilk Maarif vekili seçilmiştir. Rıza Nur, 9 Mayıs 1920 tarihinde Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda İcra Vekilleri Heyeti adına hükümet programını okumuştur. Programda maarifle ilgili uzun bir paragraf yer almaktadır. Burada maarifin temel amacı, felsefesi ve yapılacak işler konusunda özet halde bilgi verilir. Maarifte "çocuklara verilecek terbiyeyi her mânasıyla dinî ve millî bir hale koymak" amacında olduklarını öncelikle beyan etmiştir. Ardından, çocukları hayatta başarılı kılmak için, onlara dayanak noktalarını kendilerinde bulma girişim ve güvenini temin edecek seciyeler kazandırmaya, şuurlarını uyandıracak yüksek bir seviye sağlamaya çalışacaklarını belirtmiştir. Eğitimin bütün kademelerini en ilmî, en asrî esaslarla yeniden düzenleyeceklerini, programları ıslah edeceklerini de ifade eder. Milletin mizacına, iklim ve coğrafyanın şartlarına, tarihî geleneklere ve sosyal bünyeye uygun ders kitapları yazılacağını belirtir. Programda, halkın lisanından kelimeler toplanarak sözlük hazırlamak ve millî ruhu canlandırmak için tarihî, edebî ve sosyal eserleri işin uzmanlarına yazdırmak da planlanmıştır. Ayrıca milletin tarihî eserlerini tescil ve muhafaza etmenin önemine vurgu yapılmış, Doğu'da ve Batı'da telif edilmiş önemli ilmî ve fennî eserlerin tercümesinin gereği dile getirilmiştir. Bu programda Rıza Nur, maarif işlerini "milletin hıfz-ı hayat ve mevcudiyeti için en mühim amil" saymış ve bu uğurda "dikkat ve gayret-i mahsusa" ile çalışacaklarının altını çizmiştir.
Rıza Nur, Maarif vekilliğinin ilk günlerinde daha çok öğretmen sorunlarıyla karşılaşmıştır. Çünkü 1920'nin ilk günlerinden itibaren memleket sathında muallim grevleri yapılmaya başlanmıştır. Özellikle ibtidâî muallimlerinin maaşlarını il özel idarelerinden alamaması büyük sorun olmuştur. Bunun için, muallimlerin genel bütçeden maaş almalarını sağlayacak bir düzenleme hazırlığına başlar (Ancak ilköğretim öğretmenlerinin eski usulde maaş almaları 1948 yılına kadar devam etmiştir). Öğrenci azlığı, personel fazlalığından dolayı Ankara Dârülmuallimîni'nin kapatılıp sultânîye çevrilmesini sağlayan Rıza Nur, bu tercihin bir zorunluluk olduğunu dile getirmiştir. Tartışmalar sırasında, bazı istatistikler de paylaşır. Buna göre o tarihte 28 sultânîde 340'ı yatılı, 2091'i gündüzlü talebe ve 587 personel vardır. Muallim başına yirmi kadar talebe düşmektedir. Bir talebeye devletin masrafı 6000 liradır. Konuşmasında Meşrutiyet'ten önce daha nitelikli bir maarif hayatının olduğunu, sonrasında ise İttihat ve Terakkî Cemiyeti sebebiyle eğitimin başarılı olamadığına değinir (TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 1, C. 5, Birleşim 86: 109-110). Memleketin 40.000 öğretmene ihtiyacı olduğunu dile getirir.
Rıza Nur, bir taraftan personel meseleleriyle uğraşırken aynı zamanda Türk dilinin kapsamlı bir sözlüğünü hazırlamak üzere çalışmalara başlanmasını istemiştir. Okullarda oynanan oyunların millî Türk sporlarından olması, halk türkülerinin ve şiirlerinin derlenmesi için faaliyetlere başlar. Vekâlet bürokrasisinde Türkçe yazmaya özen gösterilmesi ve en azından her vilayette bir mektep müzesinin kurulması talep edilmiştir. Bu çerçevede en kalıcı değişimlerden biri, "ibtidâî" yerine "ilkokul", "rüştiye" yerine "ortaokul", "idâdî ve sultânî" yerine de "lise" isminin verilmesi olmuştur. Bu uygulama ilerleyen senelerde yaygınlık kazanarak hayata geçmiştir. Tarihî değeri olan mimari eserlerin listelenerek tesciline gayret edilir. Bu dönemde, 1913'ten beri uygulanmakta olan Tedrîsât-ı İbtidâiye Kanunu'nda köklü değişiklikler yapmak üzere hazırlıklar başlatılır. Ancak Rıza Nur, diplomatik görüşmeler yapmak üzere 12 Aralık 1920 tarihinde fevkalade murahhas sıfatıyla Moskova'ya gönderilmesi üzerine Maarif vekilliğinden ayrılır, kanun hazırlık çalışmaları da son bulur.
İlk meclisin maarif tartışmaları sırasında kendisine sorulan bir soruya verdiği cevapta "Bir memleketi her şeyden evvel irfanlı kafalar kurtarır, ihya eder, yaşatır ve onu da mektepler yetiştirir" (TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 1, C. 2, Birleşim 34: 307) diyen Rıza Nur'un tartışmalı siyasî hayatı ve görüşleri yanında, Türk kültür ve eğitim tarihine kayda değer katkılarının olduğu bilinmektedir.
Birinci, Ali. “Rıza Nur”. DİA. 2008, XXXV, 65-66.
Karalı, Buket. Dr. Rıza Nur: Hayatı ve Kişiliği. YLT, Dokuz Eylül Üniversitesi, 2001.
Kapluhan, Erol. “Hazırlık (Kurtuluş Savaşı) Dönemi Eğitim Politikaları ve Eğitim Faaliyetleri”. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Dergisi. 1/1 (2012), s. 1-28.
Nur, Rıza. Türk Şiirbiligi. haz. G. Doğan Averbek – A. Atik. İstanbul 2021.
TBMM Zabıt Ceridesi. Dönem 1, C. 2. Birleşim 35; Dönem 1, C. 5. Birleşim 86.
Ulusoy, Melek. “Dr. Rıza Nur’un Milli Eğitim Bakanlığı Faaliyetleri”. Karaelmas Eğitim Bilimleri Dergisi. 2/2 (2014), s. 175-181.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/riza-nur
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
TBMM’nin ilk Maarif vekili.