A

KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ

Kültürel birikimlerin gelecek kuşaklara aktarılması eğitimi.

  • KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ
    • Ömer ERBİL
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 29.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kulturel-miras-egitimi
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ
KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ

Kültürel birikimlerin gelecek kuşaklara aktarılması eğitimi.

  • KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ
    • Ömer ERBİL
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 29.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kulturel-miras-egitimi
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ

Kültürel miras, bir toplumun yaşayan fertlerine ortak geçmişlerini anlatan, aralarında bir bağ oluşmasına katkı sunan ve onların dayanışma duygularını güçlendiren önemli bir unsurdur. Düşünceyi şekillendirir, eylemleri yönlendirir ve hayata dair ilham verir.

Kültürel miras genel olarak alan yazınındaki çalışmalarda "toplulukların paylaştıkları ortak bağ" olarak da tanımlanır. UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme'de kültürel miras kavramının kapsamı "sembolik, tarihî, sanatsal, estetik, etnolojik veya antropolojik, bilimsel ve sosyal öneme, çeşitli değerlere sahip eserler, anıtlar, bir grup bina, sit alanı ve müzeler" olarak belirlenmiştir. Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'ne (ICOMOS) göre ise kültürel miras, "bir topluluk tarafından geliştirilen, gelenekler, sanatsal ifadeler, yerler, nesneler, uygulamalar ve değerler dahil olmak üzere nesilden nesile aktarılan yaşam biçimlerinin bir ifadesi"dir. Genellikle somut ve somut olmayan miras şeklinde ifade edilir. Bu açıdan bakıldığında somut olmayan kültürel miras, bir kültürü oluşturan tecrübeler, fikirler ve değer yargılarının tamamını içerirken; somut kültürel miras ise doğal sit alanları, su altı kalıntıları ve insan üretimi olan taşınır ve taşınmaz bütün eserleri kapsar.

Kültürel miras yıkım, tahribat, definecilik, çevre kirliliği, iklim değişikliği gibi güvenliğine yönelik birçok tehditle karşı karşıyadır. Kültürel değerleri korumada geçtiğimiz yüzyılın sonlarından itibaren, sürdürülebilir ve akılcı koruma yaklaşımlarına dayalı kültürel miras yönetimi öngörülmüştür. Bu bağlamda korunmaya ilişkin uluslararası alanda belirlenen birtakım kurullar ve sözleşmeler mevcuttur. Türkiye'nin uluslararası çerçevede taraf olduğu Avrupa Mimari Mirasının Korunması Sözleşmesi, Venedik Tüzüğü, Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme, Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi yasal dayanaklardan birkaçıdır. Aynı zamanda Türkiye'de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu, 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu gibi düzenlemelerle de kültürel mirası korumaya yönelik bir perspektif oluşturulmaya çalışılmıştır.

Kültürel miras istihdam, ekonomik büyüme ve sosyal uyum için önemli bir kaynaktır. Kentsel ve kırsal alanları canlandırmaya ve sürdürülebilir turizmi teşvik etmeye yardımcı olur. Toplumlar değer verdikleri şeyleri korumak isterler. Korunan ve gözetilen mekânlar, içinde yaşamaktan gurur duyulan ve keyif alınan ortamlara dönüşür. Toplumların, içinde yaşadıkları tarihî çevrelere değer atfederek sahip çıkmaları toplumsal gelecek açısından kendilerini avantajlı konuma getirir. Barış ve adalet içinde yaşayan bir ülke için bir toplumun kendine ait kültürel mirasını koruma refleksi ve ona karşı beslediği aidiyet duygusu kaçınılmazdır. Bu durumda kültürel miras lüks mallar, antikalar, görsel anıtlar, gezilecek yerler olmanın ötesinde toplumların şekillenmesinde temel ihtiyaçlardan biri durumundadır.

Bu çerçevede kültürel miras eğitimi, toplumların vazgeçilmez stratejileri arasında değerlendirilir. Bu eğitim sayesinde toplumlar kendi tarihleri boyunca biriktirdikleri deneyimler ve oluşturdukları gelenek göreneklerle geleceğin de doğru kurgulanmasını sağlarlar. Toplumların kültürel mirası koruma alanında söz sahibi olması, sürdürülebilir bir yaklaşım olarak tanımlanmakta ve teşvik edilmektedir. Bu bakımdan da kültürel miras eğitimi ihmal edilemez ve toplumların bu konuda bilinçlendirilmesi, farkındalık oluşturulması bir anlamda şarttır.

Kültürel miras eğitimi başta UNESCO olmak üzere Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi gibi uluslararası kuruluşlarca sürdürülmektedir. Avrupa Birliği kültürel miras eğitimi için üye ve aday ülkelere verdiği hibe programlarıyla sivil toplum örgütlerini, üniversiteleri ve yerel yönetimlerin projelerini desteklemektedir. Türkiye'de kültürel miras eğitimi, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nca çeşitli programlarla sürdürülmektedir.

Kültürel miras ve koruma eğitiminin okul öncesinde, ilköğretim ve ortaöğretimde başlatılması ve öncelikle gözlem, eleştirel ve sanatsal bakış, mekân algısı, özgün düşünceler üretme, toplumsal dayanışma, eski değerlerden duyulan gurur, diğer kültürlere ve onların mirasına saygı kavramlarının geliştirilmesi talep edilmektedir. Toplumda "kültür, kültürel miras ve koruma bilinci"nin geliştirilmesi ve bu konuda farkındalık oluşturulması için halk eğitimi çalışmaları önemli görülmektedir. Meslekî eğitimde "kültürel miras ve koruma" konusunda eğitim sırasında çağdaş üretim, onarım yöntemlerinin yanı sıra geleneksel üretim ve onarım yöntemlerinin desteklenmesi ve öğretilmesi, donanımlı teknik eleman yetiştirilmesi de dikkat çekici bir tespit olarak ortaya çıkar. Üniversite eğitiminde bütünleşik koruma, kültürel miras yönetimi ile doğrudan ve dolaylı ilişkisi olan disiplinler için ortak bir zemin oluşturulması, öğretim programlarının bu düşünceyle şekillendirilmesi önerilmektedir. Lisans eğitimi sonrası uzmanlaşma eğitimi kapsamında çağdaş teknoloji ve uygulamalarının (ICT, GPRS, arkeoloji vb.) öğretilmesi ön görülmektedir.

Türkiye'de kültürel miras eğitimi sosyal bilgiler dersi ile kültür ve miras öğrenme alanı içinde verilmektedir. Ders kapsamında Türk kültürel mirasını aktarmaya yönelik etkinliklerle Türk kültürünü oluşturan unsurları ve bunların tarihsel kökenleri ilk sırada yer almaktadır. Bunda da yaygın bir müze eğitiminin olmaması ve müze pedagojisinin yeterli seviyede gelişmesi çok önemlidir. O sebeple toplum-müze ilişkisini canlı tutmak, bu ilişkiyi müfredatın bir parçası haline getirmek kültürel miras eğitiminin vazgeçilmezleri arasındadır. Kültürel miras eğitimi kapsamında ilköğretim öğrencileri zamana ve mekâna göre kültürün değiştiğini kavrarlar, Türk İslam kültürünü oluşturan temel değerleri öğrenirler. Bu öğrenme alanında; sosyoloji, arkeoloji, coğrafya, tarih, sanat tarihi, antropoloji ve ekonomi bilim dallarının temel kavramları kullanılır.

Kültürel miras eğitimi verecek olan öğretmenlerin eğitimi aşamasında kültürel miras ve koruma eğitimi, müze eğitimi ve pedagojisi uzmanlarıyla iş birliği yapılarak geliştirilmesi ve eğitici adaylarına "koruma önderi öğretmen" rolünün verilmesi gerekmektedir. Bu öğretmenlerin kültürel miras ve koruma bağlamındaki bilgileri öğrenciler ve aileleri aracılıyla topluma aktarması iş birliği ve verimliliği arttırmaktadır.

Küçük yaştan itibaren öğrencilerin diğer kültür ve medeniyetleri tanıması için ders içeriğinin uygun şekilde hazırlanması kültürel miras eğitimin en önemli unsurları arasındadır. Müfredatın Türk-İslam kültürünün yanı sıra dünyadaki kültür ve kültürel mirası kapsayacak bir şekilde genişletilmesi, böylelikle ilköğretim mezunu bir çocuğun ülke topraklarının ev sahipliği yaptığı örneğin Divriği Ulucamii, Ayasofya Camii, Selimiye Camii, Mevlânâ, Efes antik kenti, Göbeklitepe, Sümela Manastırı'nın yanı sıra dünyadaki Kubbetü's-sahre ve Mescid-i Aksâ (Filistin), Taç Mahal (Hindistan), Collosseum (İtalya), Akropolis (Yunanistan) gibi önemli kültürel mirasları tanıyıp saygı duymasını sağlayacak eğitimin verilmesi önemlidir. Koruma uzmanlarının gözetiminde video, CD, çizgi film gibi görsel eğitim araçlarının yanı sıra fotoğraflı, yazılı eğitim belgelerinin geliştirilmesi çeşitli yaş grupları üzerinde kültürel miras eğitiminin kalıcılığını desteklemektedir.

Kaynakça

Ahunbay, Zeynep. Kültür Mirasını Koruma İlke ve Teknikleri. İstanbul 2019.

Batmaz, Nazlı Yücel – Biçici, Gülhanım. “Türkiye’de Somut Kültürel Mirasın Korunması Üzerine Bir Alan Araştırması: Kırıkkale-Delice Örneği”. Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi. 4/1 (2021), s. 97-110.

Geçmişten Geleceğe Yaşayan Kültür Mirasımız: Türkiye Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri. Ankara 2014.

Gümüş, Murat – Dilek, S. Emre (ed.). Kültürel Miras ve Turizm (Disiplinler Arası Yaklaşım). Ankara 2020.

Külcü, Özlem Taşkın. “Kültürel Miras Kavramının Eğitim Açısından Önemi”. Akademia Disiplinlerarası Bilimsel Araştırmalar Dergisi. 1/1 (2015), s. 27-32.

Maner, Çiğdem – Uğur, Özlem Dengiz (haz.). Çocuklar İçin Kültürel Miras Çalışmaları Çalıştayı. Ankara 2020.

Oğuz, M. Öcal. Somut Olmayan Kültürel Miras Nedir? Ankara 2016.

Özdemir, Nebi – Öger, Adem (ed.). Kültürel Miras Yönetimi. Ankara 2019.

Tunçer, Mehmet. Dünden Bugüne Kültürel Miras ve Koruma. Ankara 2017.

www.dunyakulturmirasi.com

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kulturel-miras-egitimi

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

KÜLTÜREL MİRAS EĞİTİMİ

Kültürel birikimlerin gelecek kuşaklara aktarılması eğitimi.

Önizleme