Eğitim öğretime başlama sınırı ve zaman aralığı.
Eğitim öğretime başlama sınırı ve zaman aralığı.
Yaş, insanın doğumdan ölüme kadar geçirdiği dönemlerin kronolojik sınıflandırılması ya da tasnifi olup hakların ve ödevlerin kullanımındaki temel ölçütlerden biridir. Fizyolojik ve psikolojik olgunlukla fiillerin idrak edilmesinin yaş ile bir bağı kurulmuştur. Bu bakımdan eğitim öğretim tarihinde de yaş önemli pedagojik ölçütlerden biri kabul edilmiş, eğitim öğretimin hangi yaşta başlayıp, hangi düzeyde bilginin verileceği çoğu kere doğrudan yaş ile ilişkilendirilmiştir.
Türk kültür tarihinin temel kaynaklarının Kutadgu Bilig'de Yûsuf Has Hâcib her şeyin bir zamanı olduğunu, öğrenmenin erken yaşlarda başlaması gerektiğini belirtmiştir. Türk-İslam geleneğinde mektebe başlama yaşı için kaynaklarda genellikle altı, bazı durumlarda daha erken yaşlar olabileceği kaydedilmiştir.
Osmanlı sıbyan mektepleri vakıf kurumları olduğundan merkezî karar gerektiren mekteplere belirgin (kesin) bir başlama yaşı tayin edilmemiştir (bk. Sıbyan Mektepleri). Ancak malî giderleri vakıflarca karşılanan sıbyan mektebi ve medreselerde, hangi yaş aralığında kişilerin buralarda eğitim öğretim hizmeti alabileceğine dair sınırlamaların getirildiği de vâkidir. Sıbyan mekteplerine beş-altı yaşından on bir-on iki yaşına kadar çocuklar dahil edilebilmiştir. XVIII. yüzyılda Osmanlı medrese programları hakkında bilgi veren Kevâkib-i Seb'a'da sıbyan mekteplerinden çocukların sekiz ile dokuz yaşları arasında mezun olunduğuna değinilmiştir. Bu esere göre, sıbyan mekteplerine başlama yaşının dört ile beş yaş arasında olduğu tahmin edilebilir. Mesela Pertev Paşa Sıbyan Mektebi'nin 1582 tarihli vakfiyesine göre mektebe başlama yaşının en fazla on iki-on beş arasında olması gerektiği kaydedilmiştir.
Tanzimat dönemine gelindiğinde sıbyan mektepleri devlet denetimine tâbi tutularak merkezî bir yapı içerisine dahil edilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde sıbyan mektebi yanında açılan ibtidâîlerde mektebe başlama yaşı daha belirgin hale gelmiştir. 1868 tarihli Sıbyan Mekteplerinin Islahatına Dair Nizamname layihasında ibtidâîye başlama yaşı kız-erkek bütün çocuklar için altı olarak belirlenmiştir. 1869'da yayımlanan Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi'nde mektebe kabul yaşı kız ve erkekler için farklı belirlenmiş, ilk derece sıbyan mekteplerine girişte kızlarda altı-on, erkeklerde yedi-on yaş aralığı kural olarak belirlenmiştir (bk. Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi).
Ortaöğretim ve yükseköğretim kademesi eğitim kurumu olan medreselere başlama yaşında ise kesinlik içeren bilgi yoktur. Hatta kademeler arasında da bir yaş sınırı yoktur. Öyle ki, medresede henüz çok genç olanlarla otuz-kırk yaşlarında evli, çocuklu insanların aynı safta ders okuduklarına dair anlatılar vardır. Sıbyan mektebini dört yılda bitirmiş birinin mektebe altı yaşında başlaması durumunda medreseyi on; sekiz yaşında başlamış birinin de on iki yaşında bitirmiş olacağı göz önüne alındığında medreseye başlama yaşının, on üzeri bir yaş olduğu tahmini yapılabilir. Bu bakımdan sıbyan mektebini bitirerek düzendeki ilk medrese olan hâşiye-yi tecride başlama yaşı genelde on iki-on beş aralığıdır. Devrinin meşhur âlimlerinden Hâdimî'nin on ile on iki yaşları arasında sıbyan mektebini bitirip medreseye başladığı bilinmektedir.
Kanûnî Sultan Süleyman döneminden itibaren Osmanlı medrese sisteminde giderek bir yığılmanın ortaya çıkmasıyla, alınan önlemlerden biri yaş sınırı olmuştur. Süleymaniye medreselerine girişte on dört yaşından küçük, otuz yaşından büyük olmamak kural kabul edilmiştir. Bu kurallara ne kadar riayet edildiğine dair bilgiler yoktur.
Osmanlı modernleşme döneminde, maarif kurumlarının müfredat ve teşkilat yapılarında gerçekleştirilen yenilikler arasında yaş konusuna da yer verilmiştir. İbtidâî, idâdî, rüşdî ve sultânî olarak yeniden yapılanan ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim süreleriyle okunacak kitapların yanı sıra bu kurumlara kabul edilecek öğrencilerin yaşları da kurala bağlanmıştır. 1838 yılında Mekâtib-i Rüşdiye Nezareti'nin kurulmasının ardından sıbyan mekteplerini bitirmiş olanların rüştiyelere devam etmesi planlanmış ve on yaşını geçmiş olan talebelerin kabul edilmesi kararlaştırılmıştır. 1868'den itibaren başlayan ortaöğretim kurumu sultânîlere kayıt için üst yaş sınırı ise yirmi olarak kabul edilmiştir. 1913 tarihli Tedrîsât-ı İbtidâiye Kanûn-ı Muvakkati'ne göre dört-yedi yaş aralığındaki çocuklara yönelik ana mekteplerinin kurulması kararlaştırılmıştır. İbtidâîlerden mezun olduktan sonra idâdî olarak belirlenmiş ara sınıflara başlama yaşı aralığının da on-on beş yaş olacağı düşünülmüştür.
Avrupa'daki yükseköğretim kurumlarına benzer şekilde tasarlanan Osmanlı Dârülfünunu 1900 yılında yeniden açıldığında buraya sınavla giriş şartı yanında yaş sınırı olarak da on altıyı bitirmiş olmak kuralı getirilmiştir (bk. Dârülfünun). Ulûm-ı Âlîye-yi Dîniye Şubesi'ne alınacak öğrencilerin yaş haddinin ise on sekiz olması kararlaştırılmıştır. 1914'te açılmış İnâs Dârülfünunu'na girmek için on altı-yirmi beş yaş aralığı uygun görülmüştür (bk. İnâs Dârülfünunu).
Cumhuriyet dönemi başlarında eğitim sistemi yeniden tanzim edilirken, okula başlama yaşına dair yeni düzenlemeler getirilmiştir. İlk dönemlerinde ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kademelerine girişte benimsenen yaş sınırı, Osmanlı son döneminden farklı değildir. 1961 tarih ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nda ortaöğretime başlamak için on iki-on yedi yaşları esas alınmıştır. 1973 tarih ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nda benimsenerek temel eğitim yaş aralığı yedi-on dört olarak benimsenmiştir. Eğitimin yaygınlaştırılma çabaları dahilinde VI. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda okul öncesine başlama yaşının yetmiş iki ay olması ilke olarak kabul edilmiş, bu ilke çerçevesinde altı yaş grubunun anaokullarında temel eğitim almaları planlanmıştır. 2012 tarihli 6287 sayılı kanunla 1961 tarih ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun bazı maddelerinde değişikliğe gidilmiş, düzenleme ile Türk eğitim sisteminde yeni bir yaş düzeni getirilmiştir. Böylelikle üç kademeli bir eğitim yapılanmasına gidilmiş, dörder yıllık dönemlere bölünerek on iki yıllık zorunlu eğitim dönemi planlanmıştır. Planlamada ilköğretime başlama yaş aralığı altı-on üç yaş olarak kabul edilmiştir.
Yaş, kamu ve özel sektör tarafından sağlanan kimi kamu hizmetlerinden faydalanmak için de bir ölçüt olarak kullanılmaktadır. Öğrencilere konaklama imkânı sunan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'nde de yaş düzenlemesine gidilmiş, yurt imkânlarından faydalanmak için otuz yaş sınırı konulmuştur. Yurt dışı burs ve araştırmalara katılma, memuriyete giriş ve emeklilik gibi hususlarda da yaş önemli bir faktör olarak eğitim sisteminde belirleyici rol oynamaya devam etmektedir.
Derakhshani, Mohammad. Safevî Devleti’nin Eğitim Sistemi. Dr.T, Atatürk Üniversitesi, 2019, s. 36.
Hızlı, Mefail. Mahkeme Sicillerine Göre Osmanlı Klasik Döneminde İlköğretim ve Bursa Sıbyan Mektepleri. Bursa 1999, s. 72.
İzgi, Cevat. Osmanlı Medreselerinde İlim. İstanbul 1997, I, 51.
“Maârif-i Umûmiye Nizâmnâmesi”. Düstur. Birinci tertip, İstanbul 1289, II, 185.
Yılmaz, Yasin. Kanûnî Vakfiyesi: Süleymaniye Külliyesi. Ankara 2008, s. 274.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/yas
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Eğitim öğretime başlama sınırı ve zaman aralığı.