A

EĞİTİM KIYAFETLERİ

Yetkili kurumlarca belirlenmiş okul giysileri.

  • EĞİTİM KIYAFETLERİ
    • Filiz MEŞECİ-GIORGETTI
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 25.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/egitim-kiyafetleri
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    EĞİTİM KIYAFETLERİ
EĞİTİM KIYAFETLERİ

Yetkili kurumlarca belirlenmiş okul giysileri.

  • EĞİTİM KIYAFETLERİ
    • Filiz MEŞECİ-GIORGETTI
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 25.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/egitim-kiyafetleri
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    EĞİTİM KIYAFETLERİ

Üniforma geleneksel sıradan giyimden farklı olarak tamamıyla dışsal bir otorite tarafından belirlenmiş olan ve onu giyenlerin bir yapının parçası olarak davranması gerektiğine işaret eden tek tip kıyafet olarak tanımlanır. Okul kıyafetleri de tarihsel süreçte toplumsal ve kültürel değişimlere bağlı olarak dinî, askerî, siyasî, ilmî, kurumsal otoriteler tarafından oluşturulmuş, değiştirilmiş ya da dönüştürülmüştür. Eğitimin en eski geleneklerinden biridir.

Talebelerin kıyafetlerine yönelik uygulama veya tercihler Osmanlı Devleti'ne kadarki bütün müslüman Türk devletlerinde görülmüş, giyimler biçimsel ve tek tiplikten ziyade işlevsellik ve sosyal donatı çerçevesinde gelişmiştir. Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Timurlular ve Memlükler ile XIX. yüzyıla kadar Safevîler, Bâbürlüler ve Osmanlılar'da mektep ve medreselerdeki talebe kıyafetlerinde kurala konmuş, tanımlanmış ve yazılı hale getirilmiş bir kıyafet düzeni mevcut olmamıştır. Ancak öğrencilerin iaşe gibi giyim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik destekler vakfiyelerde açıkça yer almış, kıyafetlere yönelik biçim ve malzeme bilgileri belirtilmiştir. Bu kıyafetler daima toplumun benimsediği, dönemin geleneklerine uygun gündelik giyimlerden oluşmuştur. Bu bakımdan sade, koruyucu ve kolay erişilebilir malzemelerden üretilmişlerdir. Öyle ki Selçuklular zamanında Sultan Alparslan ile Nizâmülmülk'ün arasında geçen bir sohbetten talebelerin basit kıyafetler giydiği anlaşılmaktadır. Yörenin iklim yapısına, zamanın anlayışına uygun olarak farklı coğrafyalarda şalvar da denilen ve pantolon işlevine bezner bir altlık, kimi zaman bele kimi zaman da dizlere kadar uzayan, kamis veya entariler üstlük olarak öğrencilerin kıyafetleri arasında bulunmuştur. Başta genellikle bir takke, terlik veya sarığa yer verilmiş, bele ise üst kıyafetini sabitleyerek kemer işlevini gören ve yazı araçlarının konulduğu bir kuşak bağlanmıştır. Libada da denilen hem kısa hem de uzun kollu bir kıyafet olup entari üzerine giyilebilen bir hırka da Selçuklular dönemi öğrencilerinin elbiseleri arasında sayılmıştır. Alemiye isimli pamuklu ve astarlı başka bir kıyafetin ise Anadolu Selçukluları döneminde talebeler tarafından giyildiği nakledilmiştir. Müslüman Türk devletlerindeki öğrenci kıyafetlerinin benzerliğinden söz edilebilir. Bu benzerlik Osmanlılar'la çağdaşı olan Memlükler, Safevîler ve Bâbürlüler'le diğer müslüman Türk devletlerinde IX. yüzyılın ortalarına kadar devam etmiş, sonrasındaysa modernleşme çabalarının neticesinde Batılı bir görüntü içinde tek tipleşmeye doğru gelişim göstermiştir. Her dönem ve coğrafyada kıyafetlere yönelik öne çıkan en önemli husus talebelerin toplum içinde farkedilmelerini sağlayan biçimleriyle temizlikleri olmuştur.

Osmanlı Devleti dönemi eğitiminin üç temel ayağını oluşturan mektep, medrese ve Enderun talebelerinin kıyafetleri hakkında bilgiler çok net olmasa da çeşitli arşiv belgeleri, vakıf belgeleri, dönemi resmeden minyatürler ve tablolardan bazı bilgilere ulaşılmaktadır. Buna göre sıbyan mektebi öğrencileri tek tip kıyafet giymemekle beraber, vakıf belgelerinde geçen "melbûsât-ı eytam", "libâs-ı eytam" veya "kisvehâ-yı yetîm-i berâ-yı sıbyan ber-mu'cib-i şer'iye" başlıkları altında yetim veya yardıma muhtaç çocuklara elbise, ayakkabı, gömlek ve pantolon gibi kıyafet destekleri verilmektedir. Derecelerine göre suhte, muid ve dânişment sıfatlarını alan medrese öğrencilerinin genelde dış kıyafet olarak kaba bir kumaş olan aba giydikleri bilinmektedir. Saray okulu Enderun'da öğrenim görenlerin ne giydiği hakkında ise daha net bilgiler bulunmaktadır. Enderun'dakiler başlarına kavuk takar, iki taraftan bıraktıkları zülüfleri yan taraflarına sarkıtırlardı. Üstlerine entari üstüne göğsü düğmeli kaftan giyerler, bacaklarına beyaz şalvar, ayaklarına ise sıfatlarına göre kırmızı veya sarı renkte mest giyerek bellerine som sırma kemer bağlarlardı. Entari, kaftan ve şalvarın renk ve cinsi mevsime göre değişirdi. Safevî sarayında da Enderun'dakine benzer bir düzenden bahsedilebilir. Sarayda Hacesere ve Hassa gulamları adı altında eğitilen on-on dört yaşlarındaki çocukların pahalı ve güzel kıyafetler giydiği kaynaklarda nakledilmektedir.

Fransa'daki asker vatandaşa gönderme yapan üniformalar XVIII. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Osmanlı Devleti'nde de öğrenciler tarafından giyilmeye başlandı. II. Mahmud zamanında askerî okul öğrencileri fes, parlak önden düğmeli siyah bir ceket/redingot ve pantolon giymeye başladılar. Zamanla bu giyim tarzı askerler, memurlar, ibtidâî, rüştiye, idâdî, sultânî gibi modern okul öğrencileri hatta medrese öğrencileri tarafından da benimsendi. Uygulamada esneklikler olsa da tek tip kıyafet ilk defa merkezî yaptırım olarak ibtidâî okullarına 1915 yılında Mekâtib-i İbtidâiyeye Mahsus Talimatname ile önerildi. Talimatname öğrencinin mümkün olduğunca sade, basit tek tip elbise giymesinin sağlanmasını istiyordu. Bu döneme ait okul fotoğraflarında erkek öğrencilerin çoğunlukla tek tip kıyafet olarak fes, önden düğmeli siyah ceket ve pantolon giydikleri görülmektedir.

Osmanlı okullarındaki kıyafet düzeninde yaşanan bu değişimin bir benzeri aynı zaman diliminde Mısır, Kazan, İran ve Hindistan'daki müslüman Türk devletleri arasında da görülmektedir. 1867'de tesis edilen Dârülulum Diyûbend'e kabul edilen öğrencilerin geleneksel kıyafetleri korunmuş, Bâbürlüler zamanında benimsenen şalvar, kamis ve takkelerin kullanımı devam etmiştir. Diğer yandan dönemin önemli ıslahatçılarından Sir Seyyid Ahmed tarafından 1875'te kurulan Medresetül-ulûm-ı Müselmânân-ı Hind'de ise farklı bir durum yaşanmıştır. Muhammedan Anglo-Oriental College olarak da bilinen okulda öğrenci kıyafetleri önemli bir unsur olarak tartışma konusu edilmiş, kıyafet yönergesinde öğrencilerin okula çorap ve ayakkabı ile gelmeleri kural haline getirilmiştir. Sir Seyyid Ahmed ise üstlük olarak kullanılacak kıyafetlerde çağdaşı Osmanlı bürokratlarının giyimlerinin esas alınması gerektiğini tavsiye etmiştir. Rusya'daki müslüman Türk topluluklarında da okul kıyafeti konusunda tartışmalar yapılmış ve geleneksel giyim biçiminde köklü bir dönüşüm yaşanmıştır. Bu dönüşümlere üzerindeki Başkırt kıyafetinden dolayı alay edilen Zeki Velidi Togan'a Orenburg'daki medrese öğrencilerinin verdiği Avrupa tarzı pantolonlar örnek gösterilebilir. Zaten sonraları medreselerde de tek tip kıyafet fikri gelişim göstermiştir. Birbirini takip eden Afşar ve Kaçar hanedanlarında da Osmanlılar başta olmak üzere diğer müslüman Türk devlet ve topluluklarındaki değişim söz konusu olmuş, mektephane adı verilen ilk derece okullarından yükseköğretime kadar öğrenci kıyafetleri esaslı bir biçimde dönüşmüştür. Havzalardaki geleneksel öğrenci kıyafetleri klasik biçimlerini korurken yeni okullarda Batılı tarzda bir giysi düzeni benimsenmiştir. Böylelikle içe giyilen gömlek ile bir örnek ceket ve pantolonu başa giyilen ve adına külah denilen bir başlık tamamlamıştır.

Osmanlı modernleşme sürecinde asker kıyafetinin önemli bir tamamlayıcısı olan fesin yerini Cumhuriyet döneminde şapka aldı. 1925 Kasım ayında çıkartılan şapka kanunuyla Türkiye halkının genel başlığı olarak şapka kabul edildi. Devam ettikleri okullara göre erkek öğrencilere kep, kız öğrencilere bere giyme zorunluluğu getirildi. Ancak büyük ihtimalle yaygın fakirlik sebebiyle öğrenci kıyafetleri konusunda yerli kumaş kullanılması dışında bir zorunluluk getirilmedi. Dönemin öğrenci kıyafetleri fotoğraflardan incelendiğinde, öğrencilerin uzun bir dönem tek tip kıyafet giymedikleri, giyseler de bu kıyafetin siyah önlükten ibaret olduğu, bazı öğrencilerin önlük üstüne beyaz yaka taktıkları görülmektedir. 1942'de yayımlanan bir tamimle ağırlaşan geçim zorluğu sebebiyle hiçbir talebenin okul önlüğü, kasket gibi giyim eşyası dışında elbise yaptırmaya mecbur tutulmaması duyurulmuştur. Cumhuriyet dönemi okullarında öğrencilerin okul kıyafetini mecburi olmamakla beraber siyah önlük ve beyaz yakanın oluşturduğu söylenebilir. 1981 yılında bir yönetmelikle ilkokullarda öğrencilerin siyah önlük giyip beyaz yaka takmaları mecbur tutuldu.

Siyah önlük ve beyaz yaka, Fransa'da eşitliğin ve Cumhuriyet'in sembolüydü. Bununla beraber kilise okullarında rahip, rahibeler ve öğrenciler tarafından da dinî semboller eşliğinde yaygın olarak kullanılmaktaydı. Devlet okullarında Fransa'da yaygınlaşan okul önlükleri XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başında İtalya, Belçika, Portekiz, İspanya ve Türkiye'de devlet okullarındaki üniforma politikalarını derinden etkilemiştir. Türkiye'de devlet ilköğretim okullarında 1990'lar ve 2000'li yılların başında önlüklerde ağırlıklı olarak siyah yerine mavi renk kullanılmaktaydı. Renkteki bu farklılaşmaya rağmen önlük ve beyaz yaka geleneği değişmeden XXI. yüzyıla kadar geldi. 2012 yılında çıkarılan bir yönetmelikle öğrencilerin tek tip kıyafet giyme zorunluluğu kaldırılmıştır.

Okullarda kıyafet kadar beden politikaları da önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyet'le beraber okullarda yüzün ve başın açık olması, siyasî ya da dinî sembol içeren simge, şekil ve yazıların yer aldığı materyallerin kullanılmaması, saçın boyanmaması, vücuda dövme ve makyaj yapılmaması, pirsing takılmaması, bıyık ve sakal bırakılmaması gibi kurallar uygulanmaktadır. 2014 yılında yapılan bir yönetmelik değişikliği ile ortaokul ve lisede kız öğrencilerin baş örtüsü takması önündeki kısıtlama ortadan kaldırılmıştır.

Bazı ülkelerde okul üniforması zorunluluğu halen uygulanmaktayken bazı ülkelerde hiç uygulanmamıştır. Okul üniforması tarihte farklı amaç ve işlevlerle kullanılmıştır. Vakıf okullarında üniformalar disiplin, itaat, tevazu, alçak gönüllülük, iffet ve saflığın sembolü haline gelmiştir. Okul üniformaları ahlakî kontrol sağlayan, cinselliği örten, cinselliği erteleyen dürtü kontrol mekanizması olarak da işlev görmektedir. Öğrencilerin üniformaları, kıyafet farklılığına dayalı statü ve kimlik farklılaşmasının bir aracı olarak da kullanılır. XVIII. yüzyılın çok erken dönemlerinde üniforma, onu giyen çocukların düşük statüsünü vurgulamak için tasarlanmıştır. Özel okullar söz konusu olduğunda üniformalar statü tanımlama aracı haline gelirken, devlet okulları söz konusu olduğunda ise üniformalar, yoksulların fakir görünümünü örten bir eşitleyici olarak görülmüştür. Okul üniforması kullanımı uzun bir geleneğe sahip olsa da üniformanın işlevine ilişkin az sayıda araştırma yapılmıştır.

Kaynakça

Azade-Rorlich, Ayşe. “Rızaeddin Fahreddin and the Debate Over ‘Muslim Dress’ Among the Volga-Ural Muslims”. International Journal of Turkish Studies. 11/1-2 (2005), s. 95-105.

Brunsma, L. David. The School Uniform Movement and What it Tells us About American Education. Lanham 2004.

Cunnington, Phillis – Lucas, Catherine. Charity Costumes of Children, Scholars Almsfolk Pensioners. London 1978.

Çelik, Murat. Osmanlı İlmiye Sınıfının Kıyafet Normu ve Giysileri. Ankara 2021.

Davidson, Alexander. Blazers, Badges and Boaters: A Pictorial History of School Uniform. Great Britain 1990.

Derakhshani, Mohammad. Safevî Devleti’nin Eğitim Sistemi: (Safavid Education System). Dr.T, Atatürk Üniversitesi, 2019.

Durukan, Aynur. “Anadolu Selçuklı Sanatı Açısından Vakfiyelerin Önemi”. Vakıflar Dergisi. 26 (1997), s. 25-44.

Hesapçıoğlu, Muhsin – Meşeci Giorgetti, Filiz. “The Origin of Black Smock and White Collar”. Educational Sciences: Theory & Practice. 9/4 (2009), s. 1739-1750.

Lurie, Alison. The Language of Clothes. New York 1981.

Meşeci Giorgetti, Filiz. “School Uniform Policy in Public Elementary Schools”. Education Policy. ed. G. T. Papanikos. Athens 2010, s. 159-170.

a.mlf. Eğitim Ritüelleri. İstanbul 2016.

Oral, M. Zeki. “Selçukîlerde Giyim Eşyası”. Türk Etnoğrafya Dergisi. sy. 56 (1962), s. 14-20.

Pakalın, Mehmet Zeki. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. C. I, İstanbul 1971.

Qadri, Khalid Hasan “Sir Syed Ahmad Khan - An Assessment of His Personality, Contribution and Achivements”. Sir Syed Centenary Papers. Karachi 1998, s.

Zaidi, S. Akbar. Making a Muslim: Reading Publics and Contesting Identities in Nineteenth-Century North India. Cambridge 2021.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/egitim-kiyafetleri

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

EĞİTİM KIYAFETLERİ

Yetkili kurumlarca belirlenmiş okul giysileri.

Önizleme