Okulun en yetkili idarecisi.
Okulun en yetkili idarecisi.
Müdür "idare eden, bakan, çeviren" anlamında kullanılan bir kelimedir. Eğitim bilimleri sözlüğünde okul müdürü kavramı "okul yönetmeni" kavramıyla açıklanmaktadır. Müdür kelimesinin anlamından hareketle okul müdürü; okulu çekip çeviren, bakan, kontrol eden, olarak ifade edilebilir.
Eğitim tarihi açısından incelendiğinde Osmanlılar'da okulu idare etme, yönetme ile ilgili birim ya da kişi Tanzimat döneminde eğitimin bürokratik örgütlenmesi sürecinde ortaya çıkmıştır. İlk başlarda yeni açılan okulları yönetmekle görevli kişilere "nâzır" denilmiştir. Müdür sıfatı ise ilk defa 1851 yılında Ahmed Cevdet Efendi'nin Dârülmuallimîn-i Rüşdî'ye "müdür" unvanıyla atanmasından sonra kullanılmaya başlanmıştır. Kavramların anlamı zamana göre değişebilmektedir. Son zamanlarda idare kavramı yerine yönetim kavramını kullanma eğilimi bulunmakla birlikte eğitim mevzuatında ve literatürde "okul müdürü" kavramının kullanımı uygun bulunmaktadır.
222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 14. maddesinde, ilkokullar ve ortaokullar birlikte veya ayrı oluşlarına, büyüklüğüne, anasınıfları ve özel eğitim sınıflarının bulunuşuna göre, ilköğretim kurumlarında, müdür ve müdür yardımcılarının görevli olduğu belirtilmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği'nde müdür, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdürlük görevini ikinci görev kapsamında yürütenler olarak tanımlanmıştır. Aynı yönetmelikte yönetici, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlerini 657 sayılı kanunun 88. ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddelerine göre "ikinci görev kapsamında yürütenleri ifade eder" denilerek okul müdürleri yönetici kapsamında değerlendirilmektedir. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 88. maddesine göre, öğretmenlere; okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve yardımcılığı görevleri, ikinci görev olarak yaptırılabilir denilmiştir. Yani 1926 Maarif Vekâleti Teşkilat Kanunu'na göre, "Maarif hizmetinde asıl olan muallimliktir" ilkesi gümünüzde de geçerlidir.
Millî Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yönetici olarak görevlendirileceklerin; yükseköğretim mezunu olması, bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapıyor olması, eğitim yönetimi sertifikasına sahip olması, yöneticiliğe ilk defa görevlendirilecekler bakımından bu yönetmelikte belirtilen sınavlarda başarılı olma, görevlendirileceği eğitim kurumu ile aynı türdeki eğitim kurumlarından birine öğretmen olarak atanabilecek nitelikte olmak ve görevlendirileceği eğitim kurumu ile aynı türdeki eğitim kurumlarından birinde aylık karşılığında okutabileceği dersin bulunması, yazılı sınav başvurusunun son günü itibariyle son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu yöneticilik görevinin üzerinden alınmamış olması şartı getirilmiştir (bk. Eğitim Yönetimi).
Okul müdürleri karar verme, planlama, örgütleme, koordinasyonu/eşgüdümü sağlama, iletişimi sağlama, etkileme/motive etme ve denetleme yönetim işlevlerini/fonksiyonlarını etkili bir şekilde yerine getirmekle yükümlü görevlilerdir. Bu bağlamda okul müdürleri, eğitim öğretimin en etkili düzeyde gerçekleştirilebilmesi için gerekli kaynakları sağlama, birimler arasında görev dağılımını ve koordinasyonu gerçekleştirme ve amaçlara ulaşılma düzeyini kontrol edip denetleme işlevlerini yerine getirme ile görevlidirler. Okul müdürü okulun ve programın yönetiminden, öğrenmenin gerçekleşmesinden ve okul başarısından birinci derecede sorumludur. Okul yönetiminde en üst görevli olarak müdürün yasal güç ve yetkileri onun okul yönetiminde başarılı olması için yeterli kabul edilmemekte, öğretim lideri rolünü gerçekleştirmesi de beklenmektedir.
Okul yöneticisinin görevi okulun amaçlarına uygun olarak faaliyetlerini sürdürmektir. Bu ise okuldaki insan ve madde kaynaklarını etkin kullanmak yanında okul yönetim kavram ve süreçlerini bilmekle mümkündür. Bu sebeple okul müdürleri; teknik, kavramsal ve insanî alanlarda yeterli olmalıdırlar. Teknik yeterlik; yöneticilerin yönetim süreçleri ve işlemleri konusunda bilgili olmasını gerektirir. Bu yeterlik alanı, yöneticilerin rollerini etkili biçimde gerçekleştirebilmelerinin temelini oluşturur. Kavramsal yeterlik; okul yöneticilerinin okulu bulunduğu toplum içinde, eğitimi ve eğitim sistemini ulusal ve evrensel ölçüler içerisinde görebilmesi; eğitim öğretimi etkileyen öğeleri dikkate alabilme, eğitim öğretim alanındaki kuramsal gelişmeleri izleyebilme, kavrayabilme ve karşılaştığı örgün eğitim sorunlarına kuramsal ve kavramsal çözümler üretebilmesidir. İnsanî yeterlik; bireyleri ve grupları anlayarak etkili iletişim kurabilme ve onları motive edebilme yeterlikleri olarak ifade edilebilir. Diğer teknik ve kavramsal alanlardaki yetersizlikler insani alandaki yeterliklerin etkin kullanımı ile aşılabilir.
Türkiye'de okul müdürlüğü, merkeziyetçi geleneğe bağlı olarak öğretmenliğin bir uzantısı olarak görülürken Batı'da daha çok inisiyatif alabilen, liderlik becerileri olan, üretken, grubuna, kurumuna vizyon kazandırabilen kişi olarak değerlendirilmektedir.
Akyüz, Yahya. Türk Eğitim Tarihi: M.Ö.1000-M.S.2009. Ankara 2009.
Bursalıoğlu, Ziya. Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış. Ankara 2013.
Devellioğlu, Ferit. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lûgat. İstanbul 2006.
“Müdür”. Erişim adresi: https://www.etimolojiturkce.com/kelime/m%C3%BCd%C3%BCr
Öncül, Remzi. Eğitim ve Eğitim Bilimleri Sözlüğü. İstanbul 2000.
Sungu, İhsan. “Mekteb-i Maarif-i Adliyenin Tesisi”. Tarih Vesikaları. 1/3 (1941), s. 212-225.
Şimşek, H. Türkiye’de Eğitim Yöneticisi Yetiştirme Kriterleri BAU’da konuşuldu, https:// bau.edu.tr/icerik/1437-turkiyede-egitim-yoneticisi-yetistirme-kriterleri-bauda-konusuldu, Erişim tarihi: 03/06/2020.
Şişman, Mehmet. Öğretim Liderliği. Ankara 2004.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/okul-muduru
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Okulun en yetkili idarecisi.