A

MAARİF FERMANI(1824)

II. Mahmud’un çocukların sıbyan mektebine gönderilmesine dair emri.

  • MAARİF FERMANI
    • Vehbi BAYSAN
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 19.04.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/maarif-fermani
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    MAARİF FERMANI
MAARİF FERMANI (1824)

II. Mahmud’un çocukların sıbyan mektebine gönderilmesine dair emri.

  • MAARİF FERMANI
    • Vehbi BAYSAN
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 19.04.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/maarif-fermani
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    MAARİF FERMANI

Sultan II. Mahmud'un 1824 yılında çocukların bir sanata, mesleğe, işe çırak olarak verilmeden önce mutlaka sıbyan mektebine gönderilmesini ve temel dinî bilgileri öğrenmesini mecbur hale getiren ferman, eğitim tarihinin önemli gelişmelerinden biri kabul edilmektedir. Bu ferman başlangıcı itibariyle ilmiye sınıfının kontrol ve idaresinde olan çocukların temel din eğitimine devletin tespit edilebildiği kadarıyla teamüllerden farklı olarak doğrudan müdahalesi olarak da görülebilir. 1838'de Sultan Ahmed ve Süleymaniye camileri derununda devlet eliyle açılan ilk rüştiye mektepleri ve 1845'te Meclis-i Maârif-i Muvakkat'in teşekkülüyle eğitimin ibtidâiye, rüştiye ve idâdiye olarak yeniden düzenlenmesi aynı sürecin ve anlayışın uzantılarıdır.

Sultan II. Mahmud'un 1824'te İstanbul ve Bilâd-ı Selâse (Galata, Üsküdar, Eyüp) kadılarına hitaben irat ettiği fermana dair değerlendirmeler içerik üzerine yoğunlaşmamış daha çok siyasî yönlerine ilgi gösterilmiştir. Değerlendirmeler fermanın "Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ile Rusya ve Mısır ile olan askerî krizler sebebiyle uygulanamadığı", "fermanın yeni bir şey getirmediği", "sadece İstanbul'u kapsadığı, diğer vilayetleri içermediği…" gibi söylemler etrafındadır. Araştırmacılar ekseriyetle fermanın, Cevdet Tarihi'ne dahil edilmiş nüshasına ya da çoğunlukla oradan kaynak belirterek alan Maârif-i Umûmiye Nezâreti Tarihçe-i Teşkîlâtı adlı esere müracaat etmişlerdir. Cevdet Tarihi'nde bulunan nüshanın eksik ve/veya değişmiş olabileceği, hatta fermanın asıl tarihi konusu dikkate alınmamıştır.

Temel dinî eğitimi mecburi hale getiren ferman, Vakanüvis Ahmed Cevdet Efendi'nin 1851'de yazmaya başladığı Târîh-i Cevdet adlı eserinde mevcuttur (Cevdet, 1885, XII: 277-279). Ahmed Cevdet, II. Mahmud'un irat ettiği fermanı önemli bulmuş ve "cehl her türlü fenalığın başı olduğundan" diye söze başlayarak sorunun ehemmiyetine dikkat çekmiş ve bu sebeple geçmişte hayır sahiplerinin pek çok mektep ve medrese inşa etmiş olduklarını vurgulamıştır. Cehalet ile mücadele için yapılan bütün bu yatırımlara rağmen Ahmed Cevdet'e göre bir müddetten beri "ehl-i İslâm içinde talim ve terbiye-yi sıbyan hususuna ehemmiyet verilmez olduğundan" halk cehalet içine düşmekten kaçınamamıştır. Bu sebeple çocukların eğitimi için İstanbul ve Bilâd-ı Selâse kadılarına hitaben bazı uyarıları içeren bir ferman irat edilmiştir diyerek okuyucuyu ana metne yönlendirmiştir (Cevdet, 1885, XII: 123).

Ancak Ahmed Cevdet Efendi metnin aslına nerede ve nasıl ulaştığına dair bilgi vermemiştir. Metnin tamamını alıntılayan Mahmud Cevad da Maârif-i Umûmiye Nezâreti Târihçe-i Teşkîlât ve İcraâtı adlı eserinde "Mebde-yi inkılâb-ı Osmânî" olarak nitelediği fermanı, "1241 tarihli fermanın mütalaası bize birçok mâ'lûmât-ı târîhîye verir" ifadesiyle tanıtmıştır.

Buradan hareketle 1241 (1825-1826) yılını veren Mahmud Cevad'ın da fermanın aslını görmediğini söylemek abartı olmaz. Fermanın asıl nüshasına ilk defa 17 Ramazan 1240 (9 Kasım 1824) tarihini taşıyan fermanın İstanbul Müftülüğü Şer'iye Sicilleri Arşivi, İstanbul Kadılığı Mahkemesi, 154 numarada kayıtlı nüshasından hareketle, İstanbul (Fatih) ve Bilâd-ı Selâse kadılarına gönderilmiştir.

Fermanın aileler arasında uzun süredir yerleşmiş ve toplumda artık endişe boyutlarına varmış bir meseleye çözüm üretme saikiyle ilan edildiği anlaşılmaktadır. Ailelerden çocuklarının İslam dininin temel unsurlarını ve gereklerini öğrenmelerini öncelemeleri beklenirken, onlar ek bir gelir kapısı yaratma ve çocukların küçük yaşta meslek edinmeleri beklentisiyle beş-altı yaşına gelmiş evlatlarını çıraklığa verir olmuşlardır. Fermanın özellikle vurguladığı hükme göre "ümmet-i Muhammeddenim" diyenlerin her şeyden evvel "zarûriyât-ı dîniyeyi" öğrenmeyi "umûr-ı dünyeviyenin cümlesine takdim" eylemesi gerekir.

Fermanın ısrarla belirttiği üzere, çocuklar ileri yaşlara geldiklerinde dinlerinin temel bilgilerinden yoksun büyümüş oluyorlar. Daha da kötüsü, ileriki yaşlarda "akaid-i dîniyelerini" heves edip öğrenmeye ilgi duymuyorlar. Ferman bu olumsuz durumun yarattığı ve ileride yaratması muhtemel toplumsal sorunlardan bahisle, dîn-i İslam konusundaki umumi cehaletin vahametini vurgulamıştır. Küçük yaşta okula gitmek yerine işe verilen ve bu sebeple İslam dininin temel akaidini yeterince öğrenememiş genç yaşlı herkesin utanmadan, çekinmeden gidip bu eksiklerini tamamlaması gerektiğinin altını çizmiştir.

Ferman ile küçük yaştaki çocukların mektebe gönderilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu durumdaki çocukları babaları (babaları yoksa velisi) alıp İstanbul'da oturuyorlarsa İstanbul kadısına eğer Eyüp, Üsküdar, Galata bölgesi sakinlerinden iseler, oradaki kadılara götürüp göstermeleri gerekmektedir. Yanlarında mektep hocasının da olması istenmiştir. Kadı efendinin bu görüşme neticesinde ikna olmuş olması çocuğun çalışma hayatına başlayabilmesi açısından önemlidir. Kadı efendiden çocuğun eğitimini layıkıyla tamamladığına dair mühürlü bir izin tezkeresi alınması mecburi hale getirilmiştir.

Ferman ayrıca her tür esnafın izin tezkeresi olmayan çocukları çırak ya da başka ad altında işe alması ve çalıştırmasını kesinlikle yasaklanmıştır. Üstelik çocukların dükkân ve atölye gibi yerlerde çalıştırılabilmesi için kadıdan alınan izin tezkeresi yanında ilgili esnaf kethüdasının bilgi ve onayına da başvurulması şarttır.

Fermanda belirtilen hususların sağlıklı işleyebilmesi için bazı yaptırımlar da zikredilmiştir. Şayet esnaftan biri ilan edilen kuralları ihlal edip bir çocuğu işe almak ister, anne ve babası da herhangi bir sebeple muvafakat vermiş olursa, çocuğun bulunduğu mektebin hocası ve mahallenin imamı doğrudan sorumlu tutulacaktır. Bu tür durumlarda, mektep hocası ve mahalle imamı vakit geçirmeden kadı efendilere haber vermekle yükümlüdür. Fermanda anasız, babasız, yetim çocuklar da unutulmamıştır. Kimsesi olmadığı için bir ustanın yanında bulunan veya başka birilerinin terbiyesinde olan çocuklar da bu yeni uygulamalara tâbidir.

Bu fermanla kadılara hitaben yeni kuralların "ihyâ-yı dîn-i mübîn kaziyesine mebni" olduğu hatırlatılmış, Kur'an-ı Kerim'in layıkıyla talim ettirilmesinin ardından çocuğun yeteneklerine göre mektep hocalarının tecvit ve ilmihal gibi risaleleri de okutturması istenmiştir.

Son olarak fermanda kadıların bölgelerindeki mahalle imamlarını, mektep hocalarını ve esnaf kethüdalarını yanlarına çağırmaları düzenlenecek toplantılarla ahaliyi fermanın içeriği konusunda bizzat bilgilendirmeleri ve yeni uygulamaların detaylarını izah etmeleri istenmiştir. Mektep hocaları ise bütün bu yeni sistemi iyice öğrenip gereğine göre hareket etmekle sorumludurlar.

Kaynakça

Cevdet, Ahmed. Târîh-i Cevdet. C. XII, İstanbul: Takvimhâne-i Âmire, 1885.

İstanbul Müftülüğü Şer’iye Sicilleri Arşivi: İstanbul Kadılığı Mahkemesi. nr. 154, H. 17 RA 1240 (M. 9 Kasım 1824).

Mahmud Cevad. Maârif-i Umûmiye Nezâreti Târihçe-i Teşkîlât ve İcraâtı. İstanbul 1920.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/maarif-fermani

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

MAARİF FERMANI (1824)

II. Mahmud’un çocukların sıbyan mektebine gönderilmesine dair emri.

Önizleme