İşletme alanı eğitimi.
İşletme alanı eğitimi.
İş dünyası, işletmecilik, işletme ile ilgili temel esaslar, teoriler ve süreçlerle ilgili eğitim veren bir disiplindir. Organizasyonları anlayabilme, yorumlayabilme ve yönetebilme ile ilgili eğitimin yanında çalışanlara değer ve bakış açısı kazandırma amacı da taşımaktadır. Dolayısıyla işletmecilik eğitimi veren okulların "araştırma yaparak işletme ve yönetim alanında bilgi birikimini arttırmak" ve "uygulama alanında çalışacak olan iş insanlarını gerçek dünya için eğitmek" şeklinde iki sorumluluğu olduğu söylenebilir. Alanında yeterli akademik bilgiye sahip olmanın yanında işletmedeki sorunları çözebilme, planlama yeteneği, takım çalışmasına yatkınlık, birlikte çalıştığı bireyleri örgütleyebilme, koordine edebilme ve denetleyebilme gibi özelliklere sahip yönetici adaylarını yetiştirmek de işletmecilik eğitiminin amaçları arasındadır.
İşletmecilik eğitimi ile öğrencilere kazandırılması beklenen başlıca temel değerler; risk, büyüme, bağımsızlık, insan faktörü, ekip çalışması, iletişim, kalite, yenilikçilik, yatırım ve etik duruş olarak belirtilmektedir. Burada risk; gelecek dönemlerde elde edilecek getirilerde belirsizlik ya da varlık ve kaynakların değerlerinde beklenmedik bir değişim olması durumu olarak tanımlanır. Büyüme; işletmenin sahip oldukları kaynaklarla ulaşmak istediği optimum büyüklük, bağımsızlık; bir işletmenin gelir sağlamaya yönelik ekonomik faaliyetlerinde bağımsız hareket edebilme yeteneğidir. İnsan faktörü; işletmenin hedef ve amaçları doğrultusunda geliştirilmesini sağlayacak yatırımların yapılması için gerekli üretim faktörüdür. Ekip çalışması; işletmede bireysel yetenekleri güçlü bir yönetim ekibinin birlikte hareket edebilme yeteneği olup üretim potansiyelini arttıran önemli bir faktördür. İletişim; örgütsel başarı için gerekli öğeleri etkili ve verimli bir biçimde bir araya getiren değer, kalite ise; bir ürün ya da hizmetle ilgili özelliklerin bilinen veya olası ihtiyaçları karşılama derecesi olarak tanımlanır. İnovasyon (yenilikçilik) işletmede yeni bir ürün ya da süreç veya yeni bir pazarlama yöntemi belirlenmesidir. Yatırım; gelecek yıllarda gelir sağlayacak varlıkların tahsisi, etik duruş; bireylere neyi yapmaları/yapmamaları konusunda öneriler sunan bir değerler bütünü olarak tanımlanır.
İşletmecilik eğitimi iş dünyasında kişilerin ahlakî değerlendirmelerini ve kararlarını daha iyi yönetmeleri açısından önemlidir. Kültürel donanımlar bu değerlendirmeleri ve kararları doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple etik duruş konusunda kültür kavramı önemli bir değişken olarak değerlendirilmektedir. Özellikle son yıllarda geleneksel Batılı işletmecilik eğitimi ekolüne bir karşı duruş barındıran çalışmalarda yer alan kültür kavramı ile yerel topluluklarda bulunan gömülü kritik bilgi ve değerlerin işletmecilik eğitimi ile nasıl entegre edilebileceği sorusu üzerinde yoğun olarak çalışmalar yapılmaktadır. Bu bağlamda eğitim kurumlarında toplumun kültürel alt yapısı ile uyumlu işleyecek kalite, denetleme ve akreditasyon mekanizmalarının işletilmesi önem taşımaktadır.
Dünya tarihi açısından XIX. yüzyılın sonlarında Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Japonya'da eş zamanlı olarak farklı ulusal işletmecilik eğitim sistemlerinin geliştirildiği görülmektedir. Amerikan işletmecilik eğitimi, özellikle II. Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Avrupa ve Japonya'daki işletmecilik eğitimini etkilemiştir. XX. yüzyılın ortalarında dünyada işletmecilik eğitiminde yaşanan Amerikanlaşma eğiliminin ardından Avrupa'daki işletme okulları da kendilerine özgü ekoller oluşturmuşlardır. Bununla birlikte günümüzde dünya genelinde işletmecilik eğitimi açısından iki küresel eğilim söz konusudur. Birincisi, araştırmaya dayalı işletme okullarının ortaya çıkması ve bu bağlamda işletmecilik kavramının bir bilim dalı olarak değerlendirilmeye başlanmasıdır. İkincisi ise işletme fakülteleri için uluslararası ölçekte sıralamaya verilen önemdir. Ancak bu ikinci eğilim, işletmecilik eğitiminin tek tipleştirilmesi riskini de beraberinde getirmiştir. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri halen işletmecilik eğitimi konusunda en geniş çalışma alanı olan ülke konumundadır. Nitekim yaklaşık 1200 İşletme Fakültesi'nin bulunduğu ülkede işletmecilik eğitimini desteklemek üzere kurulmuş olan Amerikan İşletme Okulları Akredite Kurulu (The Association to Advance Collegiate Schools of Business [AACSB]) her yıl bu alandaki gelişmeleri takip etme, raporlar hazırlama ve sorunları belirleyerek çözümler geliştirmektedir (Teker, 1998: 14).
İşletmecilik eğitiminin Türkiye'deki tarihsel gelişiminde ise üç ana gelişme çizgisinden bahsedilebilir. Birincisi, İstanbul'daki Dârülfünun'un devamı olan geleneksel üniversitelerdir. Bu üniversitelerin verdiği işletmecilik eğitiminde Kıta Avrupası etkisi 1960'lı yıllara kadar devam etmiştir. İkincisi, Yüksek Ticaret okullarıdır (YTO). Bu çizgi, Yüksek Ticaret okullarının İktisadi ve Ticari İlimler akademilerine (İTİA) dönüşmesiyle sürdürülmüştür. Üçüncüsü, Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin de içinde bulunduğu çizgidir. Türkiye'deki işletmecilik eğitiminde Fransız etkisinde kalındığı görülmektedir. İlk ticaret yüksek okulu İstanbul'da 1881 yılında, Fransa'daki Ecole des Hautes Etudes Commerciales model alınarak kurulmuştur. Ardından I. Dünya Savaşı yıllarında başlayıp sonrasında artan Türk-Alman ilişkileri sebebiyle yükseköğretimde özellikle Dârülfünun kanalıyla Alman etkisi başlamıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında uygulamaya konulan liberal iktisat politikalarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin etkisinde kalınmıştır. 1936 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin kurulması ve 1937'de faaliyete geçmesi, işletmecilik eğitiminin Türkiye'de kurumsallaşmasının sağlanmasında önemli bir adımdır. 1937'de basılan Genel İşletme Ekonomisi kitabı, Türkiye'de işletmecilik eğitiminin ilk sistematik kitabı kabul edilmektedir. Diğer yandan uygulanan liberal iktisat politikalarının da etkisiyle özel işletmelerin artmasına bağlı olarak muhasebe, pazarlama, personel yönetimi gibi alanlarda yetişmiş iş gücüne olan ihtiyacın artması, işletmecilik eğitiminin önemini arttırmıştır.
Günümüzde küreselleşmenin de etkisiyle işletmecilik eğitimi özellikle yönetim, yöneticilik, insan kaynakları gibi alanlar üzerinde odaklanmaktadır. Bu eğitimi alan bireyler, genellikle çalıştıkları kurumun sahip olduğu para, insan kaynağı, teknoloji, zaman gibi kıt kaynaklardan en etkin biçimde yararlanmayı sağlayacak çalışma düzenini planlamak, organize etmek, diğer çalışanları yönlendirerek koordinasyonu sağlamak ve sonuçları kontrol etmek ile sorumlu olmaktadırlar. Aynı zamanda işletmecilik eğitimi bireylere ürün iyileştirmesi, üretimin arttırılması ve ürünlerin satılması için plan hazırlama, en uygun elemanları en verimli olacakları alanlarda çalıştırma gibi konularda kendini geliştirme imkânı vermektedir. Bununla birlikte bu eğitimi alan bireylerin iş hayatındaki davranışlarını biçimlendiren önemli bir faktör; sahip oldukları kişisel ve meslekî donanım ve bunların önemli bir kısmı eğitimle kazanıldığından bu eğitimi alan bireylerin hem kişisel davranışlarını yönlendirmekte hem de meslekî yaklaşımlarını etkilemektedir. Dolayısıyla işletmecilik eğitimi veren kurumların bu alana ilişkin değerleri öğretmesi önemlidir. Özellikle son yıllarda bilgi teknolojisindeki gelişmeler, bu gelişmelere uygun insan eğitimine duyulan ihtiyacı ön plana çıkarmış ve işletmecilik eğitiminin önemini daha da arttırmıştır. Dolayısıyla işletmecilik eğitimi veren kurumların, öğrencilerine gerekli bilgileri bilgi teknolojisindeki gelişmeleri de dikkate alarak pratik ve teorik uygulamalarla göstermeleri, öğrencilerin sık sık gerçek örnek olaylar üzerinde çalışma yapmalarına fırsat tanımaları, bu bağlamda stajyerliğin etkinliğini arttırmaları büyük önem taşımaktadır. Ayrıca eğitim kurumlarının, eğitimci değişim programlarını daha etkin bir şekilde uygulaması önerilebilir.
Bununla birlikte son yıllarda işletmecilik eğitimine yönelik bazı eleştiriler söz konusudur. Bu eleştirilerin başında bu alanda son dönemlerde gelişen "paradigma" değişikliğinin etkisi gelmektedir. Buna göre yeni oluşan paradigma, akademisyenlerin kariyer amaçlarını desteklerken, işletmecilik ve yönetimin profesyonel bir alan olduğunu göz ardı etmektedir. Dolayısıyla akademik olarak "en iyi" olma arayışları, işletmecilik eğitimini temel amaç ve sorumluluğundan uzaklaştırmaktadır. Bu sebeple işletmecilik eğitiminin etkinliğini arttırmak için akademik ve uygulamalı alanların birlikte dikkate alınması gerekliliği ön plana çıkmaktadır. İşletmecilik eğitiminde öncelikle etik ilkelerin belirlenip bu ilkeler doğrultusunda eğitim sunulması ve müfredatın sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere cevap verebilecek nitelikte olması önem arzetmektedir. Bu bağlamda yeni yaklaşımlar XXI. yüzyıl işletmecilik eğitiminin öğrenci odaklı, uluslararası ve kültürler arası, yenilikçi, bütüncül ve senteze dayalı, uygulamalı ve pratik, disiplinler arası köprüler kurabilen, interaktif ve katılımcılığı teşvik eden, dinamik, esnek, hedef, sonuç ve performans odaklı olmasını gerektirmektedir. Ayrıca bu yeni yaklaşımlar çerçevesinde orijinal fikirlerin yeşermesini, farklılıkları buluşturarak dengeleyen ve zenginliğe dönüştüren, aynı zamanda ülkenin gelişimi için sorumluluk bilinci uyandıran, yaşam boyu öğrenme duyarlılığı oluşturan, stratejik düşünmeyi vurgulayan ve sinerji oluşturan bir işletmecilik eğitimi öngörülmektedir.
Aysan, Mustafa A. “İşletme Yönetimi Eğitimindeki Son Gelişmeler”. Muhasebe ve Finansman Dergisi. sy. 26 (2005), s. 51-60.
Benligiray, Serap – Tez, Harika Özkan. “Üniversitelerin İşletme Eğitimi Veren Bölümleri Öğrencilerine Genel İşletmecilik Değerlerini Kazandırmayı Amaçlıyorlar mı?”. Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 13/2 (2011), s. 49-70.
Düzakın, Erkut – Yılmaz, Özgün. “İşletme Mezunlarının İş Hayatındaki Yeri ve İşletme Eğitimi: 1000 Büyük Sanayi Kuruluşunun İşletme Mezunlarından Beklentileri Üzerine Araştırma”. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 18/1 (2009), s. 149-164.
Göksel, Aykut – Barak, Osman. “ABD ve Türk Üniversitelerindeki İşletme Eğitim Yapılarının Karşılaştırılması ve İşletme Eğitiminde Yeni Yönelimlerin İncelenmesi”. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 9/3 (2007), s. 147-180.
Güvemli, Oktay. İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Tarihi. İstanbul 2003.
Özkul, Ahmet Sait. “19. Yüzyıl Türk Yükseköğretiminde İşletme Eğitimi”. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 2/16 (2012), s. 223-241.
Şehitoğlu, Yasin v.dğr. “İşletme Eğitimi Alanının Kavramsal Yapısının Keşfi: Bir Bibliyometrik Analiz”. Türkiye Eğitim Dergisi. 5/2 (2020), s. 415-443.
Teker, Suat. “İşletmecilik Eğitiminde Dünya Standartlarına Ulaşılması”. 6. İşletmecilik Kongresi Bildiri Kitabı, Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 12-14 Kasım, 1998. Antalya 1998.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/isletmecilik-egitimi
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
İşletme alanı eğitimi.