A

EZBER-EZBERCİLİK

Bilgiyi hafızaya alarak öğrenme yolu.

  • EZBER-EZBERCİLİK
    • İlhan TURAN
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 11.10.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ezber-ezbercilik
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    EZBER-EZBERCİLİK
EZBER-EZBERCİLİK

Bilgiyi hafızaya alarak öğrenme yolu.

  • EZBER-EZBERCİLİK
    • İlhan TURAN
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 11.10.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ezber-ezbercilik
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    EZBER-EZBERCİLİK

Türk Dil Kurumu sözlüğünde (2021) ezber, "bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma" olarak tanımlanmaktadır. Farsça'da "göğüsten, üstten" anlamına gelen ezber sözcüğü ile kastedilenin kalp olduğu düşünülebilir. Türkçe'de ezber ile ilgili pek çok kelime ve kavram yer almaktadır. Bu kelime ve kavramlar olumlu (ezbere anlatmak, ezbere bilmek gibi) oldukları kadar olumsuz anlama da (ezberci, ezbere iş görmek gibi) gelebilmektedirler.

İnsanların çeşitli şekillerde edindiği bilgilerin bir kısmı birimler halinde hafızada depolanır ve gerektiğinde aynısı çıkarılıp verilir. Taksonomide "bilme/bilgi" düzeyinde kalan, işlenmeden pasif olarak depolanan, sadece geri getirilip tekrarlanan bilgiler ezber bilgilerdir. Ezberleme özünde zihinsel bir etkinliktir. Bu hali ile ezber yapmak nörolojik sistemin harekete geçirilmesini gerekli kılan bir biyolojik mekanizma ile gerçekleşir. Duyu organları ne kadar işlevsel kullanılır, dikkat ne kadar etkili odaklanır ve alınan uyarıcılar hafızadaki bilgilerle ne kadar etkili ilişkilendirilirse (kodlama) ezberleme o kadar güçlü ve kalıcı olur. Kişiler işitsel, dokunsal, görsel ve kinestetik uyarıcıları ezberleyebilirler.

Yazının icat edilmediği dönemlerde kültürün ve değerlerin aktarımında ezber uygulamaları etkili olmuştur. Ezberciliğe dayanan öğretimin yaygın bir şekilde uygulanmasının çeşitli sebepleri bulunmaktadır. İnsanlar tanınma ve başarılı olma ihtiyaçlarını ezbercilik yoluyla kestirmeden yaparak bildiğini ispatlama yoluna giderler. İnsanların zaman içerisinde din ile temas etmesiyle dinî bilgilerin düzgün, doğru, eksiksiz öğretilmesi ve gelecekteki kuşaklara aktarılmasında ezbercilikten yararlanılmıştır. Dinî metinlerin ezberlenmesi İslam dünyasında Kur'an öğretiminde açık bir şekilde görülmektedir. Türk toplumlarında yeni bir eğitimin modeli olan medreselerde eğitim temelde ezber yolu ile sağlanmıştır.

Bazı ders içeriklerinin ezberleme yoluyla öğretime elverişli olması bir başka sebeptir. Ders araç ve gereçlerinin yetersizliği ya da yokluğu da ezberciliğe yöneltebilir. Ölçme ve değerlendirmede kullanılan yöntemlerin ezbere olanak tanıması da etkili olabilir. Taksonomik açıdan bilgi düzeyini ölçen soruların daha çok yer alması, çoktan seçmeli test sınavlarının kullanılması öğrenciyi ezberciliğe iten bir diğer sebeptir. Bazı derslerin kavramlarla çok yüklü olması da ezberciliğe teşvik eden bir unsurdur. Bu kavramların öğretimine uygun yöntem ve teknikler benimsenmediği zaman öğrenciler kolaycı yol olarak ezberlemeyi tercih etmektedir.

Ezberciliğin eğitimdeki yeri halen aktif şekilde tartışılan bir süreçtir. Bir görüşe göre Batı kültüründe ve ilerlemeci yaklaşıma sahip eğitimcilerde ezberciliğe karşı çıkan bir anlayış hâkim iken; Doğu kültüründe ve geleneksel bir anlayışa sahip eğitimcilerde ezberci öğretim anlayışı savunulmaktadır. Bazı araştırmalar ezberin hafıza gelişimini ve ezbere yönelik tekrarların beyin sağlığını olumlu yönde etkilediğini ifade ederler. Öte yandan ezbere dayalı öğrenmenin daha ileri düzey öğrenmeler için temel teşkil ettiği de açıktır. Çarpım tablosunu ezbere kullanabilmek ezberleme stratejisinin bir ürünüdür ve kimse parmaklarını saymayı tercih etmez. Aynı durum Pisagor teorisinin formülü gibi formüller için de geçerlidir. Hafızanın bu şekliyle kullanımı bütün eğitim kademeleri için temel bir gerekliliktir.

Ancak salt ezber de bir tür sınırlılıktır ve ezberlenen bilginin mutlak bilgi olarak kabul edilip işlenmemesi zihnin temel işleyişine de terstir. Beyin bilgiyi sadece alıp depolamaya değil kullanıp işlememeye de meyillidir. Alınan bilginin işlenmemesi ve değişmez kabul edilmesi ön yargılara da kapı aralar. Eğitimin içeriği, ders konuları ve eğitsel etkinliklerin daha çok merkezî sınav sorularına dayandırılması öğrencileri entelektüel öğrenme sürecinden uzaklaştırarak, sorgulamadan uygulayan bir ezberci anlayışa yönlendirmektedir. Ezberleme sonrasında öğrencide zihinsel açıdan bir değişim ve gelişim oluşmamaktadır. Öğrencileri, sınıf geçmek için salt ezberciliğe mahkûm etmek onları tutuk ve beceriksiz hale getirme potansiyeli taşır. Bilgiyi işlemeksizin ezbercilik öğrencinin muhakeme ve eleştiri gücünü zayıflatarak azaltır. Hiçbir ilişkilendirme yapılmadan ezber bilgi ile dolmuş bellek en verimsiz bellek türüdür.

Eğitim uzmanları okullarda çocukların anlamadıkları pek çok konuyu ezberlemelerini önemli bir engel olarak görmekte ve hayata tatbik edilmeyen ezber bilginin bireye bir faydasının olamayacağını belirtmektedir. Ezberciliği içine alan geleneksel öğretim yöntemleriyle öğrencilerin daha etkin olduğu yeni yöntemler kıyaslandığında daha faydalı olduğu gözlenmektedir.

İnsan beyni önemli görülen bilgilerin ancak bazılarını kaydedebilir. Bu sebeple neyin ezber yapılacağı iyi değerlendirilmelidir. Ezberleme tekil ve nihaî bir öğrenme stratejisi değil, zihnin daha üst işlemleri için birincil girdi sağlama yolu olarak görülmelidir. Kalıcılık ve işlevsellik için sadece hafızaya alma yeterli olmayıp daha çok anlamlı öğrenme esas olmalıdır. Nihaî olarak ezberi tamamen reddetmek yerine, sadece gerekli olan yerler için kullanılabilecek "bilinçli bir ezbercilik" yaklaşımı tercih edilmelidir.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin merkezî eğitim kurumları olan medreselerde de ezber yöntemi temel öğrenme süreçlerindendir. Nitekim naklî ilimlerde âyet/hadis, ezberleme, ezberlenen içerikleri saklama ve nakletme hafıza süreçlerinin etkin biçimde kullanıldığı zihinsel işlevlere dayalıdır. Öte yandan Arapça gibi ikinci bir dil eğitiminin zorunluluğu da ezberleme yönteminin vazgeçilmez olduğu şartları akla getirir.

Medreselerde kullanılan ezberleme yöntemi günümüzde bir eleştiri konusu haline getirilen kolayca unutulacak bir biçimde kısa süreli bir bilgi depolama süreci gibi değerlendirilemez. Nitekim Kur'an âyetleri de sahabe tarafından ezberlenmekte, içselleştirilmekte ve uygulamalara dökülerek meleke haline getirilmekteydiler. İbn Haldun ilimde üst düzeye yükselebilmesi için öğrencinin üç defa tekrarı ve ezberlemenin gerekli olduğunu ifade ederken, Gazzâlî de ezber yöntemini önermekle birlikte tartışma ve yönteminin çok daha önemli olduğunu vurgulamaktadır. Medrese eğitimlerinde öğretim metodu olarak kullanılan soru-cevap yöntemi de özünde ezbere dayalıdır. Zira bu yöntemde de esas olarak sorulan sorulara cevap teşkil eden içeriklerin sorunun sorulmasını müteakiben tekrarlanıp ezbere söylenebilmesidir.

Bir yöntem olarak ezbere ve ezber içeren eğitim uygulamalarına yöneltilen eleştirinin kaynağı bilginin işlevi, yapısı, değişimi ve öğrenenlerden beklentilerin paradigmal olarak değişmesinde bulunabilir. Bilginin mutlak olduğu, kolay bir değişkenlik göstermediği bir dönem için öğrenmede temel meziyet o bilgiye sahip olmaktır. Çünkü bilgi zor ulaşılan, zor değişen bir yapı göstermektedir. Bilginin bu özellikleri sanayileşme, modernizm ve postmodernizm süreçleriyle giderek öncekinden bambaşka bir yere konumlanmıştır. Bilgi artık mutlak değil inanılmaz bir değişkenliğe sahiptir; söz söylendiği anda eskimektedir. Öte yandan bilgiye ulaşım son derece kolaydır; artık bilgiyi tutmanın, depolamanın önemi yoktur; önemli olan bilginin işlevsel biçimde kullanımıdır. Doğal olarak bu değişim bilginin depolanmasına eleştirel yaklaşmış ve ezberi neredeyse zaman kaybı görerek işe yaramaz bir öğrenme eylemi olarak nitelendirmiştir. Söz konusu eleştirilerin ezberleme eyleminin kendisinden çok öğrencilerin elde ettiği bilgileri işleme, kullanma becerisini ihmal eden anlayışa yönelik olduğu söylenebilir. Unutulmamalıdır ki öğrenme hedefleri için oluşturulan taksonomi sistemlerinin hemen hemen tamamının birincil basamağı ezberdir. Diğer düzeyler bilginin alınmasından yani ezberlenmesinden sonra işlenerek ulaşılabilen basamaklardır.

Kaynakça

Akyüz, Yahya. “Türk Eğitim Tarihinde Öğretimde Ezbercilik ve Kaynakları”. XI. Türk Tarih Kongresi. Ankara 1994, s. 2257-2273.

Başar, Hüseyin. “Önyargısız ve Ezbersiz Eğitim”. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi. 34 (2003), s. 214-235.

Güneş, Firdevs. “Eğitimde Ezber Tartışmaları”. Eğitim Kuram ve Uygulama Araştırmaları Dergisi. 6/3 (2020), s. 409-418.

Hoque, Enamul. “Memorization: A Proven Method of Learning”. International Journal of Applied Research. 22 (2017), s. 142-150.

Kartal, Sadık. “Türkiye’de Eğitim Politikalarının Dönüşümü: 1980 ve Sonrası”. Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi. 7/9 (2020), s. 1-18.

Kayretli, Rafet. Eğitimde Ezber Yönteminin Yeri: Yönetici ve Öğretmen Görüşleri. YLT, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, 2014.

Klemm, William R. “What Good Is Learning If You Don’t Remember It?”. Journal of Effective Teaching. 7/1 (2007), s. 61-73.

Öncül, Remzi. Eğitim ve Eğitim Bilimleri Sözlüğü. İstanbul 2000.

Turan, İlhan. “Sınıf Öğretmenliği Programı Öğrencilerinin Coğrafi Kavramları Öğrenme Düzeyleri ve Ezbercilik”. Millî Eğitim. 35/170 (2006), s. 274-292.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ezber-ezbercilik

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

EZBER-EZBERCİLİK

Bilgiyi hafızaya alarak öğrenme yolu.

Önizleme