A

CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM

Cinsel gelişim, mahremiyet ve üreme sağlığı gibi konuları kapsayan eğitim.

  • CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM
    • Kaasım Fatih YAVUZ
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 28.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cinsel-cinsi-egitim
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM
CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM

Cinsel gelişim, mahremiyet ve üreme sağlığı gibi konuları kapsayan eğitim.

  • CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM
    • Kaasım Fatih YAVUZ
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 28.05.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cinsel-cinsi-egitim
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM

Cinsel gelişimi insan gelişiminin önemli boyutlarından biridir. Bu alanda bireylerin sağlıklı bir gelişim yaşayabilmeleri için verilen eğitime cinsel eğitim denir. Cinsel (cinsî) eğitimde bedensel, psikolojik, ahlakî içerikler, bunların düzeyleri ve hangi yaştan itibaren verilmesi gerektiği gibi hususlar ön plana çıkmaktadır.

Türkiye'de erkeklerdeki nüfus yoğunluğunun 25-29, kadınlarda ise 20-24 yaş aralığında olması; erkeklerde ilk evlenme yaş ortalamasının 28,1 kadınlarda 25,4 olması (TÜİK, 2021) cinsel eğitimi yetişkinler için de önemli bir noktaya taşımaktadır. Yoğunluk, evlenme yaş ortalamasının nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu yaşlarda olması, standart bir cinsel eğitim anlayışının olmayışı birtakım psikolojik, toplumsal, bedensel ve ahlakî sorunları da beraberinde getirebilmektedir.

Cinsellik, bireylerin en temel ihtiyaçlarından olup davranışlarını yönlendiren motivasyonlarından biridir. İnsanların biyolojik üreme yapılarını, benliğin psikolojik ve sosyolojik temsillerini tanımlar; beyni ve bedeni oluşturduğu güdülenme içinde şekillendirir. Bu özellikler, olgu olarak cinselliği hem bireysel hem toplumsal boyutta etkili hale getirmektedir. Özellikle son yıllarda dünya genelinde gözlemlenen çeşitli cinsel örüntülerin daha fazla öne çıkmasıyla birlikte cinsellik tartışmalı ve çatışmalı bir alana taşınarak bir ötekileştirme ve sınıflandırmaya dayanak oluşturabilmektedir. Bu sebeple sağlıklı bir gelişim için cinselliğin salt bir üreme alanı olarak tanımlanmadığı, bireylerin duygusal, dinî, toplumsal, ailevî ve psikolojik boyutları da içerecek eğitim uygulamalarına tâbi tutulmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Cinsel eğitim, cinselliğin fizyolojik ve duygusal doğasına, bedensel ihtiyaç ve eğilimlerine yönelik bilinçli farkındalık sağlar. Cinsellik eğitimini vermesi beklenen yapıların okullar, vakıflar, alanda akademik olarak profesyonel yeterlik kazanmış bireyler olduğu ileri sürülebilir. Cinsel eğitiminin içeriği ve çerçevesi belli olacak şekilde ve çok çeşitli alanlardan beslenerek gerçekleştirilmesi önerilmektedir.

Cinsellik eğitimini olabildiğince erken yaşta vermek için hedef yaş grupları oluşturulmalıdır. Cinsellik eğitimini organize ederken; kültürel, dinî ve toplumsal değerler sağlıklı şekilde ele alınmalı ve katı bir etki ortaya çıkarmayacak şekilde programın içine dahil edilmelidir. Dar kapsamlı kaynaklardan beslenen eğitim içerikleri orta ve uzun vadede kapsayıcılığını kaybedebilmektedir. Eğitimlerin içeriğinin ve yönteminin oluşturulmasında psikolog, psikiyatrist ve sosyologların yanı sıra eğitim bilimciler, dinî ve kültürel alandaki bilim insanları ve ilgili sivil toplum temsilcilerine yer verilmelidir.

Aileler, bütün davranış dağarcığını etkiledikleri gibi çocuklarının cinsellik alanına ait davranışlarını da etkilerler. Bu konuda en riskli durum cinsellikle ilgili konularda anne, baba ve çocuk iletişiminin sağlıklı olmamasıdır. Bununla birlikte, ebeveynlerin çocuklarıyla cinsellik hakkında nasıl iletişim kurduklarına dair daha fazla bilgi sahibi olmak, ebeveynlere desteğin geliştirilmesini sağlamak bir zorunluluk haline gelmektedir. Çoğu defa aile kaynaklı bu eksikliği farklı eğitim kurumları, sunulan rol modeller, çeşitli toplumsal kuruluşlar tamamlamaktadır. Aile dışı kaynaklar çocuğa doğrudan cinsellikle ilgili eğitimler verebilmekle beraber ebeveynler için çocuklara yönelik cinsel eğitimin nasıl verilmesi gerektiğine yönelik eğitimler de sunabilmektedirler.

Aile, çocukların ilk öğrenme kaynağı olmaktadır. Çocuklar, arkadaşlara, komşuya, okula, dinî kurumlara ve topluluktaki diğer gruplara katılım göstermeden önce, aile bireyleri, kardeşleri ve akrabalarıyla sosyalleşme geliştirmektedir. Küçük ancak yoğun sosyalleşme ve öğrenme alanı olarak ailenin, çocukların öznel iyi oluşlarını arttırdığı görülürken, bireyde olumlu değişiklikler yapmak için de en etkili kurum olduğu belirtilmektedir. Aile içi ilişkisel ve iletişimsel yapıların geliştirilmesiyle birlikte, cinsellik üzerine çocuğun ilk elden daha sağlıklı ve güvenilir bilgiler alabildiği bir eğitim ortamının oluşturulabileceği de ifade edilmektedir.

Toplum ve ilişkili enformasyon kaynakları, ergenlik dönemindeki gençlerin artan özerklikleri sebebiyle, aile etkisinin ötesine geçebilmektedir. Bu değişimin de bireyin cinsellikle ilgili tutum, istekleri ve davranışlarıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Aile ortamının dışında, özellikle mahalle ve okullarda sosyal etkileşim içerisinde bulunulan akranlar, aileden olmayan yetişkinlerle sosyal etkileşimler, değerlerin aktarımındaki değişimler yer yer bu tutum ve davranışlarda köklü değişimlerin olabilmesine sebebiyet verebilmektedir.

Eski Türk toplumlarında cinsiyet farkındalığı, cinsel roller ve eğitimleri daha çok aile içinde törelerin beslediği ilkeler çerçevesinde ebeveynlerce gerçekleştirilirdi. Anne, baba veya ebeveynlerin yerini alabilecek yakın akrabalar bu konuda belirgin bir role sahiptir. İslam dininin kabulünden sonra da benzer eğilim sürmüştür. İslam'da cinsel eğitim konusunda kişinin iffet duygularının bozulmadan eğitilmesi hedef alınmıştır. Cinsel eğitim konusunda izlenmesi gereken yöntemi de yasaklayıcı ve baskılayıcı bir yöntem değildir; aksine makul ve meşru cinsî davranışların sağlayacağı psikolojik ve sosyal sonuçlarının tahliline dayanan bir ikna metodudur.

Türkiye Aile Planlaması Derneği'nce gerçekleştirilen ve 1974 yılına tarihlenen çalışmalar Türkiye'deki cinsel eğitim içerikli modern anlamdaki ilk eğitimler olarak göze çarpmaktadır. Özellikle HIV virüsü tehlikesiyle birlikte 1990'lı yıllarda konuya duyulan ilginin arttığı söylenebilir. Takip eden yıllarda çeşitli vakıfların (TAPV, İKGV, CETAD, CSEDM gibi), üniversitelerin ve yerel yönetimlerin düzenledikleri faaliyetler ve araştırmalar yer almaktadır. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) desteğiyle gerçekleştirilen çeşitli proje çalışmaları da ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda bazı eğitim fakültelerinde cinsel eğitim içerikleri seçmeli dersler kapsamında verilmeye başlanmıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı'nca 1993 yılında gerçekleşen "Değişim, Genç Kızlığa İlk Adım", 2000'li yılların başında düzenlenen "Ergenlik Dönemi Değişim" ve "Ergenlerin Sağlık Bilincinin Geliştirilmesi" projeleri de dikkate değer çalışmalardır. 1994 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Sağlık İdaresi Daire Başkanlığı tarafından yürütülen bir projenin devamında İstanbul'daki pilot okullarda cinsel eğitim dersleri verilmeye başlanmıştır. 2007 yılında ise Sağlık Bakanlığı'nca Avrupa Birliği'nin desteği ile gençler için Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı (CSÜS) hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar da önem arzetmektedir.

Kaynakça

Bulut, Ayşen. “Erken Çocukluk Döneminde Cinsel Eğitim”. Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar. haz. M. Sevinç. İstanbul 2003, s. 337-345.

TÜİK. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=45500 (Erişim tarihi: 03.12.2022).

Gardner,  Emily  A. “Abstinence-Only Sex Education: College Students’ Evaluations and Responses”. American Journal of Sexuality Education. 10/2 (2015), s. 125-139.

Hach, Alexa - Roberts-Dobie, Susan. “‘Give Us the Words’: Protestant Faith Leaders and Sexuality Education in Their Churches”. Sex Education. 16/6 (2016), s. 619-633.

Pop, Meda V. - Rusu, Alina S. “The Role of Parents in Shaping and Improving the Sexual Health of Children-Lines of Developing Parental Sexuality Education Programmes”. Procedia-Social and Behavioral Sciences. 209 (2015), s. 395-401.

Hökelekli, Hayati. “Cinsiyet”. DİA. 1993, VIII. 21-24.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cinsel-cinsi-egitim

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

CİNSEL (CİNSÎ) EĞİTİM

Cinsel gelişim, mahremiyet ve üreme sağlığı gibi konuları kapsayan eğitim.

Önizleme