A

ÂMENTÜ

İslam dininin inanç esaslarını genel olarak ifade eden terim.

  • ÂMENTÜ
    • Banu GÜRER
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 16.01.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/amentu
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ÂMENTÜ
ÂMENTÜ

İslam dininin inanç esaslarını genel olarak ifade eden terim.

  • ÂMENTÜ
    • Banu GÜRER
    • Web Sitesi: Türk Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 16.01.2026
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/amentu
    • ISBN ve DOI Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ÂMENTÜ

Arapça "inandı, iman etti" anlamına gelen âmene fiilinin "inandım, iman ettim" anlamını taşıyan birinci tekil şahıs halidir. Kelime Kur'an'da bazı kimselerin iman ettiğini dile getirmesi bağlamında bazı ayetlerde geçmektedir (Yûnus 10/90; Yâsîn 36/25; Şûrâ 42/15).

Terim olarak İslam dininin temel inanç esaslarının bütünü anlamına gelmektedir. Bu esasların yer aldığı Arapça ibare ve Türkçe anlamı şu şekildedir:

"Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülihî ve'l-yevmi'l-âhiri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihî mine'llahi teâlâ; ve'l-ba'sü ba'de'l-mevt' hakkun eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh."

Türkçe anlamı: "Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna iman ettim. Ölümden sonra diriliş gerçektir. Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim."

Âmentüde yer alan inanç esasları Kur'an'da ve hadislerde çeşitli şekillerde ve sıralama ile yer almaktadır. Buna göre Kur'an'da müminlere iman etmeleri gereken hususlar bildirilirken "Allah'a, Peygamber'ine (Hz. Muhammed), Peygamber'ine indirdiği kitaba (Kur'an'a) ve daha önce indirdiği kitaba" şeklinde bir sıralama yapıldığı görülmektedir (Nisâ 4/136). Aynı âyette, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr edenlerin ise derin bir sapıklık içerisinde oldukları vurgulanmaktadır. Bir başka âyette ise müminlerin "Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba (Kur'an) ve peygamberlere iman eden" kişiler oldukları belirtilmektedir (Bakara 2/177).

Âyetlerde farklı sıralama ile yer almakla birlikte iman esaslarının Kur'an'da Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere ve ahirete iman şeklinde beş esas olarak yer aldığı, âmentüde bulunan kader inancının, yani hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine iman etmenin bu esaslar arasında belirtilmediği görülmektedir.

Âmentüde yer alan iman esaslarının bir diğer kaynağı ise Cibril hadisi olarak da bilinen hadistir. Bu hadiste yer alan iman esaslarının sayı ve muhtevası, rivayetlere göre farklılaşmaktadır. Buna göre Buhârî'nin rivayetinde Cebrâil'in "İman nedir?" sorusuna Hz. Peygamber'in "Allah'a, meleklerine, Allah'ın huzuruna çıkıp O'na hesap vermeye (ahiret gününe), peygamberlerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmandır" şeklinde cevap verdiği aktarılmaktadır (Buhârî, "Îmân", 37). Geleneksel âmentü metninde yer alan "kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine" ifadesi ise hadisin farklı rivayetlerinde zikredilmektedir (Ahmed b. Hanbel, 1313: I, 21; Müslim, "Îmân", 1; Tirmizî, "Îmân", 4; Ebû Dâvûd, "Sünnet", 17).

Âmentüde yer alan sıralamaya bakıldığında, öncelikle dinle ilgili bilginin kaynağından insana ulaşma sırasının takip edildiği görülmektedir. Buna göre İslam açısından bilginin ve eğitimin hem kaynağı hem de varacağı hedef olarak kabul edilen Allah'a iman birinci sıradadır. Yine Kur'an'a göre din Allah'tan insanlara melekler, kitaplar ve peygamberler vasıtasıyla ve çoğu zaman bu sırayla ulaşmaktadır. Ulaştırılan bilgiye ve eğitim sürecine karşı insanın tavrının değerlendirileceği ahiret hayatı sıralamanın sonlarında yer almaktadır. Bütün bu süreçte hayatı anlamlandırmanın bir boyutu olarak kader inancı ise sıralamanın en sonunda bulunmakta, şahadet ile iman tasdik edilmiş olunmaktadır.

Âmentünün Türk-İslam kültüründe din eğitiminin, özellikle çocukluk dönemi din eğitiminin başlangıç noktalarından biri olduğunu söylemek mümkündür. Zira âmentü, İslam'ın iman esaslarını öğrenmeleri adına çocuklara ezberletilen ilk dini metinlerden biridir. Dolayısıyla âmentü inanç esaslarının bir ifadesi olmasının yanı sıra bu esasların kolayca ezberlenmesine yönelik bir dua gibi de algılanmaktadır. Ayrıca Türk-İslam kültüründe âmentü ninni, türkü, koşma şeklinde de çocuklara uyumadan önce okunmaktadır. "Ay gördüm Allah, Amentü billah. Çok günahım var, Affet yüce Allah." örnek olarak verilebilir.

Bir müslümanın iman, ibadet ve ahlaka dair bilmesi gereken en temel ve günlük dinî bilgileri içeren; gelenekten günümüze dinle ilgili halka yönelik en temel bilgi kaynaklarından biri olan ilmihallerde yer alan inanç esasları, genellikle âmentüye göre sıralanmış ve ele alınmıştır. Bu geleneğin başlamasında Ebû Hanîfe'ye nispet edilen ve ilmihal türünün ilk örneklerinden biri olarak tanınan Fıkhü'l-Ekber adlı eserin etkili olduğu kabul edilmektedir. Bu durum Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir. Mesela Cumhuriyet döneminin ilk ve en önemli ilmihallerinden biri kabul edilen Ahmet Hamdi Akseki'nin İslam Dini adlı eserinde iman esaslarının Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere iman sıralamasıyla ele alındığı, kelime-i tevhidin anlamı ve kapsamı ile bitirildiği görülmektedir. Ayrıca Ubeydullah Semerkandî ile başladığı bilinen, Osmanlı'nın son döneminde oldukça yaygın hale gelen ve halka âmentü çerçevesinde iman esaslarını açıklamayı hedefleyen âmentü şerhi eserlerinin günümüzde büyük ilmihal olarak da isimlendirildiği bilinmektedir. Bu türün Osmanlı'nın son döneminde kaleme alınan ve Cumhuriyet döneminde de baskısı yapılan örneklerinden biri Numan Kurtulmuş'un Âmentü Şerhi'dir. Çoğunluğu itikadî ve bir kısmı fıkhî bilgiler içeren bu eserde de iman esasları Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete ve kadere iman sıralaması ile ele alınmaktadır. Dolayısıyla âmentü, inanç esaslarının öğretiminde belirlenen hiyerarşik sıranın geçmişten günümüze temelini oluşturmaktadır.

Örgün eğitim açısından bakıldığında da din derslerinde iman esasları konularının ele alınış sırasının âmentü esas alınarak şekillendirildiği dikkati çekmektedir. Hatta bazı programlarda iman esaslarının âmentü başlığı altında ele alındığı görülmektedir. Örneğin 1913 tarihli Mekâtib-i İbtidâiye ders programında, mâlûmât-ı dîniye adlı devre-yi mutavassıtanın (ilk altı sınıfın orta bölümü) birinci sınıfına ait ders kapsamında İslam iman esaslarının Âmentü Billahi'nin İzahı başlığı ile açıklanmaktadır. Benzer şekilde 1967 yılı lise ve muadili derecesindeki okullar için hazırlanan din dersi programının birinci sınıf müfredatında "Âmentü'deki altı esasa kısaca temas" edileceği belirtilmiştir. Buna göre iman esaslarının âmentü kapsamında ele alınışı örgün din eğitimi içinde bir gelenektir. Günümüzde din derslerinde iman esaslarına âmentü sıralamasına uygun biçimde ayrı başlıklar altında temas edilmesinin yanı sıra ilköğretim din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin içeriğinde âmentüye bir dua olarak yer verilmekte; anlamı ve içeriği kısaca tanıtılmaktadır.

Kaynakça

Ahmed b. Hanbel. el-Müsned. Kahire 1313, I, 21.

Akseki, Ahmet Hamdi. İslâm Dini. Ankara 1959.

Kurt, Hasan. “Cumhuriyet Dönemi İlmihal Kitaplarında İman Esaslarına Genel Bakış (1930-1965)”. Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 5/1-2 (2010), s. 38-54.

MEB Tebliğler Dergisi. 30/1475, 23 Ekim 1967.

Maârif-i Umumiye Nezareti. Mekâtib-i İbtidaiye Ders Müfredatı: Altı, Beş, Dört ve Üç Dershane ve Muallimli Mekteblere Mahsus. İstanbul 1329 (1913).

Yavuz, Yusuf Şevki. “Amentü”. DİA. 1991, III, 28-30.

a.mlf. “Âmentü Şerhi”. DİA. 1991, III, 30.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/amentu

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

ÂMENTÜ

İslam dininin inanç esaslarını genel olarak ifade eden terim.