Kur'an-ı Kerim'in Kehf sûresinde anlatılan ve çeşitli kültürleri etkilemiş kıssa.
Kur'an-ı Kerim'in Kehf sûresinde anlatılan ve çeşitli kültürleri etkilemiş kıssa.
"Ashâb-ı Kehf, Ashâbü'l-Kehf, Eshâb-ı Kehf, Eshâbü'l-Kehf"in yanı sıra "mağara arkadaşları, yedi uyurlar, yedi uyuyanlar" gibi isimlerle bilinen ve Kur'an-ı Kerim'in Kehf sûresinde işlenen anlatıdır. Kaynaklarda Ashâb-ı Kehf'i oluşturanların sayısı tam olarak belirtilmemekle beraber genel kanaatle yedi kişiden oluştukları kabul edilmiştir. Bu kıssanın gerçekleştiği yer, zaman ve topluluğu oluşturanların isimleri de kesin olarak bilinmemektedir.
Hıristiyan dünyasının Ashâb-ı Kehf'le tanışmasının VI. asırdan sonra olduğu, hıristiyanlarca Ashâb-ı Kehf'in yaşadığı yerin "Efes"te bulunduğuna inanıldığını ve bu hadisenin de muhtemelen II. Theodosios'un hüküm sürdüğü zamanda meydana geldiğinin varsayıldığı kaynaklarda zikredilir.
Türk kültüründe Ashâb-ı Kehf'in isimleri Yemliha, Meslinâ, Mekselina, Mernûş, Debernûş, Sâzenûş, Kefeştatayyuş olarak bilinmiş, aynı isimler Hıristiyanlık'la alakalı metinlerde bunların biraz değişik şekilleriyle (Yemulihus, Maksimilyanus, Andonyus, Martiniyanus, Dionius, Kesekosnudiaus, Kostantinus gibi) yer almıştır. Bu topluluğun Latince isimleri ise Maximianus, Constantinus, Iohannes, Malchus (Marcus), Serapio, Dionysius ve Martinianus olarak kaydedilmiştir.
Tarihî süreçte bu anlatı etrafında farklı rivayetler gelişmiş ve bu rivayetler temelde benzer öğeleri taşımakla beraber ayrıntıda değişiklikler göstermiştir. Bu anlatı, zalim bir hükümdarın zulmünden kaçıp tercih ettikleri inanca sahip çıkan, çok uzun süre uykuda kalan bir grubun hikâyesidir. Buna göre, Efsus/Tarsus/Fesus şehrinin zalim hükümdarı olan Takyanus/Dakyanus/Decius, tanrılık iddiasında bulunup halkına eziyet ederek kendisine tapmalarını istemiş (Bazı rivayetlerde halkının puta tapmasını emretmiş) bunu kabul etmeyen ve Allah'a ibadet etmek isteyen gençler (kimi rivayetlerde vezirler veya kardeşler) bir bayram günü bu eziyetten kaçarak şehri terketmiş ve Bencilus dağındaki mağaraya sığınmıştır. Burada üç yüz dokuz yıl uyumuş, ancak kısa bir süre uyuduklarını zannetmişlerdir. Acıkınca içlerinden en bilge olan (bazı rivayetlerde yaşça en büyük olan, tecrübe sahibi) Yemliha'yı yanlarında bulunan parayla ekmek almaya şehre göndermişler. Yemliha şehirde her yerin değişmiş olduğunu görmüş, arkadaşlarına zamanın çok değiştiğini, çok uzun süre uyuduklarını belirtince onlar da artık insanların arasında olmalarının doğru olmadığını söyleyip hepsi Allah'a dua etmişler. Bunun üzerine Allah'ın lütfuyla mağaranın ağzı açılmamak üzere kapanmış ve Ashâb-ı Kehf içeride kalmıştır.
Ashâb-ı Kehf, birçok kültürün hafıza mekânı olan Anadolu'da İslamiyet ile Hıristiyanlığın da ortak bir birleşme noktasını oluşturmuştur.
Tarih boyunca bu kıssanın tesir gücünün bir göstergesi olarak pek çok mağara "Ashâb-ı Kehf mağarası" olarak isimlendirilmiş ve anılmıştır. Bunlar arasında Azerbaycan, Türkistan, İspanya (Gırnata), Mısır (Kahire), Suriye (Belka), Cezayir (Setîf) ve Ürdün (Amman) gibi ülkelerdeki mağaralar sayılabilir. Bu mağaranın, Türkiye'de de Efes, Afşin, Tarsus ve Lice'de olduğuna inanılmıştır. Bu mağaranın Afşin'de olduğuna dair, Vehb b. Münebbih, Ebü'l-Fidâ, Herevî, İbnü'l-Esîr, Yâkût Hamevî, İbn Bîbî, Muhyiddin İbn Abdüzzâhir, Zemahşerî, İbn Kesîr, İbn Haldun ve Kadî Beyzavî de çeşitli eserlerinde bilgi vermişlerdir.
Ashâb-ı Kehf kıssası, Türk kültürünü birçok yönden etkilemiştir. Topluluğun isimlerinden başlayarak bu hususu takip etmek mümkündür. Onların isimlerine mühim bir yer verilmiş, bu isimlerin yazılı olarak yanında bulunduranlara büyük fayda sağlayacağı ifade edilmiştir.
Camilerin iç ve dış kısımlarında, hat sanatında (özellikle gemi şeklinde), mühürlerde çoğunlukla dairesel bir şekille Ashâb-ı Kehf'in isimleri yazılmıştır. Anadolu'da özellikle Tarsus ve Afşin gibi bölgelerde bu isimler çocuklara ad olarak verilmiş, bu adla anılan mağaralar istek sahipleri için birer dua makamı olmuştur.
Anadolu irfan geleneğinde nüfuz gücü yüksek olan bu anlatı, Kur'an-ı Kerim'de yer alan birçok kıssa gibi Osmanlı edebiyatını da yoğun bir şekilde etkilemiş, bunun neticesi olarak sekiz mesnevi (Muhammed Emîn Necâtî, Kıssa-i Ashâbü'l-Kehf, Râşih, Vasf-ı Ashâb-ı Kehf ü Na't-ı Rakîm, Hikâyeti Ashâbü'l-Kehf ve bihî Nestaîn, Ahdî, Hâzâ Kıssa-i Ashâbü'l-Kehf, Fakîrî, Hikâye-i Ashâb-ı Kehf, Kıssa-i Ashâb-ı Kehf, Kâtib Kemâl, Kıssa-i Ashâb-ı Kehf, Yûsuf-ı Meddâh, Dâstân-ı Vercihân[?]-ı Fânus Der-Hikâyet-i Tâkyanûs) ile Lafzalı Nûri tarafından bir Kehfiye yazılmış, bunun yanında birçok mensur metin kaleme alınmış (Mehmed Emîn, Ashâbü'l-Kehf ve'r-Rakîm, Kıssa-i Ashâb-ı Kehf-i Beyân, Hikâyet-i Tâkyanûs gibi) ve Ashâb-ı Kehf'in anlatısı ve isimleri gazellerde, beyitlerde işlenmiştir. Mevlânâ'nın Mesnevî'sinde, Evliya Çelebi Seyahatnâme'sinde, Rabguzî'nin Kısasü'l-Enbiyâ'sında, Gırnatî Seyahatnâmesi'nde, Târîh-i İbn Kesîr Tercümesi'nde bu etkinin izlerini takip etmek mümkündür. Yeni Türk edebiyatında Ömer Seyfettin'in Ashâb-ı Kehfimiz adlı romanında, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun Telgrafın Telleri, Neyzen Tevfik'in Mernuş ve Sezai Karakoç'un Gül Muştusu gibi şiirlerinde bu kıssa kültürel dönüşümüyle yer bulmaktadır.
Ahmet Rıfat. Lügat-i Târihiyye ve Coğrafiyye. C. I-II, Ankara 2004.
Erdem, Mevlüt. “Ashâb-ı Kehf’in Türk Dili ve Edebiyatına Yansımaları”. Uluslararası İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf Sempozyumu. ed. S. Küçükdağlı - S. Yakar. Kahramanmaraş 2013, s. 393-403.
Ersöz, İsmet. “Ashâb-ı Kehf”. DİA. 1991, III, 465-467.
Karataş, İbrahim Ethem. “Muğla’nın Üç Camisinde Ashâb-ı Kehf Sembolleri”. Celal Bayar Üniverstesi Sosyal Bilimler Dergisi. 17/3 (2019), s. 469-492.
Koncu, Hanife. “Mehmed Emîn’in Ashâbü’l-Kehf ve’r-Rakîm Adlı Eseri Üzerine Bir Değerlendirme”. Aydın Türklük Bilgisi Dergisi. sy. 2 (2016), s. 87-107.
Muhammed Emîn Necâtî. Kıssa-i Ashâbü’l-Kehf. haz. H. Koncu. İstanbul 2017.
Özdoğan, M. Akif. “Arapça Kaynaklarda Afşin (Efsûs)-Ashâb-ı Kehf”. Uluslararası İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf Sempozyumu. ed. S. Küçükdağlı - S. Yakar. Kahramanmaraş 2013, s. 89-97.
Sümer, Faruk. Eshâbü’l-Kehf (Yedi Uyurlar). İstanbul 1989.
Yekbaş, Hakan (haz.). Divan Şiirinde Ashâb-ı Kehf ve Râşih’in Ashâb-ı Kehf Mesnevîsi. İstanbul 2012.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/ashab-i-kehf
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Kur'an-ı Kerim'in Kehf sûresinde anlatılan ve çeşitli kültürleri etkilemiş kıssa.