Eğitimci, felsefeci, devlet adamı ve yazar.
Eğitimci, felsefeci, devlet adamı ve yazar.
Niğde'de doğdu. Babası Mustafa Dilaver, annesi Nesibe Hanım'dır. Beşiktaş'ta ilk, Fatih Rüştiyesi'nde orta, Mercan İdâdîsi'nde lise eğitimini tamamladı. 1908 yılında Mekteb-i Mülkiye'ye başladı. Mülkiyeden 1911 yılında pekiyi derece ile mezun oldu. Mülkiyenin son sınıfında iken Orman ve Maâdin Nezareti Umûr-ı Baytariye Müdürlüğü'nde kâtipliğe başladı. Sırât-ı Müstakîm'de şiirlerini okuduğu Mehmet Akif Ersoy ile orada tanıştı. Kasım 1911 tarihinde Meclis-i Âyan zabıt kâtipliğine getirildi.
Çeşitli eğitim kurumlarının yanı sıra Maarif Nezareti ve Dârülfünun'da uzun yıllar faaliyetlerde bulunan Erişirgil siyasete de atıldı. Cumhuriyet Halk Fırkası'nın Zonguldak Mebusu Mustafa Bozma'nın 1942 yılında vefatı üzerine onun yerine milletvekili seçildi. 1943-1946 döneminde Zonguldak vekili oldu. Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi Genel İdare Kurulu'na seçildi. 1946-1950 yılları arasında da milletvekilliğini sürdürdü. II. Hasan Saka hükümetinde Gümrük ve Tekel, Mehmet Şemsettin Günaltay hükümetinde ise İçişleri bakanı olarak görev yaptı. 1950 seçimlerinden sonra siyasetten çekildi. Bir süre Türkiye İş Bankası Yayın Şirketi'nin müdür yardımcılığını yürüttü. 1965 yılında Ankara'da vefat etti, Cebeci Asrî Mezarlığı'na defnedildi.
Eğitimciliği, 1911 yılında atandığı İstanbul Sultânîsi'ndeki ma'lûmât-ı medeniye, hukukiye ve iktisâdiye hocalığı ile başladı, sultânî programını düzenleme komisyonunda yer aldı. Felsefe ders programını Fransızca'dan tercüme ederek uyarladı. Ertesi öğretim döneminde uygulamaya konan bu program çerçevesinde felsefe ve psikoloji hocalığına tayin edildi. İstanbul Sultânîsi'ndeki görevi sırasında Türk Ocağı'na katıldı ve idare heyetine seçildi.
24 Ocak 1913 tarihinde Kabataş, Davutpaşa ve Vefa sultânîlerine felsefe hocası olarak tayin edildi. Bir ara Evkaf Nazırı Hayri Bey'in Evkaf Nezareti kalem-i mahsus mümeyyizliği yaptıysa da 1914 yılı başında Kadıköy Erkek Numune Rüştiyesi'ne müdür olarak tayin edildi. Sekiz ay sonra Kadıköy Sultânîsi'ni kurmak ve müdürlüğünü yapmak üzere görevlendirildi. 1915 yılında Dârülfünun'a geçerek felsefe doçenti oldu ve felsefe tarihi derslerine girmeye başladı.
1916 yılında Hüseyin Râgıb ile birlikte okullarda incelemelerde bulunmak üzere Berlin'e gitti. Ardından Ahmed Şükrü Bey'in isteği üzerine Türkiye'de Fransızca okutacak iki hoca getirmek için oradan Bern'e geçti. 1918'de Dârülfünun felsefe tarihi müderrisliğine tayin edildi. Aynı yıl Dârülfünun Ulûm-ı Edebiye Şubesi Edebiyat Fakültesi müdürü oldu. Ertesi yıl Mebusan Meclisi seçimlerine katılarak Niğde'den mebus seçildi. 11 Nisan 1920 tarihinde meclisin kapatılmasıyla Dârülfünun'a geri döndü. 1925'te Çapa Kız Muallim Mektebi'ne müdür olarak atandı. Bununla beraber Dârülfünun'daki görevini sürdürdü ve İlahiyat Fakültesi'nde de derslere girdi. Aynı dönemde Muallimler Cemiyeti İstanbul Şubesi'nin kâtipliğini yaptı.
1926 yılında kurulan Millî Talim ve Terbiye Dairesi'nin reisliğine getirildi. 2 Aralık 1926 tarihinden itibaren Maarif Vekâleti'nin desteği ile Hayat Mecmuası'nı çıkarmaya başladı, 3 Mayıs 1928'e kadar müdürlüğünü yürüttü.
Maarif alanında incelemelerde bulunmak üzere 1926 yılında Rusya'ya gitti. Ertesi sene Maarif Vekili Mustafa Necati Bey'le birlikte çıktığı Prag, Berlin, Leipzig, Brüksel, Paris, Londra ve Roma'yı kapsayan iki aylık Avrupa seyahatinde eğitim kurumlarını inceledi.
23 Mayıs 1928 tarihinde Türk diline Latin harflerinin uygulanmasının görüşülmesi amacıyla kurulan Dil Heyeti'nin azalığına seçildi ve Latin harflerinin kabulünde önemli rol oynadı. Talim ve Terbiye Dairesi reisliğinden ayrılmasıyla 24 Mart 1930 tarihinde Maarif Vekâleti müsteşarlığına getirildi. 1931'de İstanbul Maarif Müdürlüğü'ne ve İstanbul Lisesi felsefe müderrisliğine nakledildi. 1936 yılında Mekteb-i Mülkiye'ye geçti ve 1942'ye kadar mektebin müdürlüğünü yaptı. Bu sırada sosyoloji ve iktisadî doktrinler tarihi derslerini okuttu. 1939-1942 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde dekan vekili olarak görev yaptı.
Yazı hayatına Mehmet Akif'in teşvikleriyle 1912 yılında Sebîlürreşâd mecmuasında yayımladığı "Anadolu Müslümanları" adlı makalesiyle başladı. İki yıl sonra, 1914'te Émile Boirac'tan tercüme ettiği Felsefe Yahud Hikmet-i Nazariye: İlm-i Ahvâl-i Rûh'u yayımladı, aynı yıl liselerdeki yurttaşlık dersi için Yeni Mâlûmât-ı Medeniye ve Kânûniye kitabını hazırladı.
Mehmet Emin Bey'in yazı hayatı Dârülfünun'a geçişiyle hızlandı ve büyük oranda orada verdiği derslerin birikimiyle eserler vücuda getirdi. 1920 yılında Devr-i İntibâh Felsefesi ve Feylesofları ile Târîh-i Felsefe Notları: Kurûn-ı Cedîde Felsefesinden Descartes ve Kartezyenler, 1921'de Wilhelm Leibniz, 1923'te Kant ve Felsefesi eserlerini kaleme aldı. 1931'de Sokrat, 1935'te Filozofi ile Kant'tan Parçalar, 1938'de Hukukun Muhtelif Cepheleri ve Hukuk İlmi başlıklı eserlerini telif etti, 1933'te H. Bergson'dan Ahlak ve Dinin İki Kaynağı Birinci Kitap: Ahlakın İki Kaynağı'nı çevirdi. 1936'da liseler için Filozofiye Başlangıç'ı yazdı, Siyasal Bilgiler Okulu'nda iktisat doktrinleri ve sosyoloji dersini verirken kaleme aldığı Ekonomi Meslekleri: XVI. Yüzyıldan Günümüze Kadar başlıklı eserini ise 1945 yılında yayımladı. Bu eserinin girişinde, eserin II. cildini Türkiye'de ekonomik fikirlerin tarihine tahsis edeceğini belirtse de böyle bir eser yayınlamadı.
1926-1929 yılları arasında Hayat Mecmuası'nda ve onun kapanması sonrasında da çeşitli süreli yayınlarda eğitim, siyaset, ekonomi, ahlak, hukuk alanlarında makaleler kaleme aldı. 1951'de Ziya Gökalp'in, 1956'da Mehmet Akif Ersoy'un biyografilerini hazırladı. 1956'da Gazi Terbiye Enstitüsü'nde bilhassa eğitim ve felsefe teması çerçevesinde verdiği konferansları genişleterek Merak ve Dikkat başlığı ile kitaplaştırdı. 1957 yılında Neden Filozof Yok, 1958'de Türkçülük Devri, Milliyetçilik Devri, İnsanlık Devri ile İhmal ve 1960'ta Kadın-Erkek başlıklı eserlerini yayımladı. Son yıllarında adalet fikri üzerine bir eser yazmaya başlamış, ancak tamamlayamamıştır. Mehmet Emin Bey'in Bildiklerim başlığı ile tuttuğu, ancak yayımlamadığı otobiyografik notları 2010 yılında M. Bülent Varlık tarafından basıldı.
Mehmet Emin Erişirgil eğitimle ilgili meselelere felsefî perspektiften bakmış, felsefenin soyut yapısını eğitimde somutlaştırmaya çalışmıştır. Etkilendiği her felsefî akım ya da filozoftan memleketin içinde bulunduğu eğitim sorunlarına çözüm yolları bulmaya çalışmış, bunları yazılarında dile getirmiştir. Cumhuriyet devrinde maarif bürokrasisinde aldığı görevlerle fikirlerini ve çözüm yollarını hayata geçirme imkânı da bulmuştur.
Erişirgil'e göre eğitimin en önemli şartı okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler için felsefe eğitimidir. Çünkü eğitimin üst tabakaları için amaç, bir âlim sınıfı yetiştirmektir. Ancak ona göre felsefe eğitimi doğru bir eğitim sistemi için yeterli değildir. Eğitim, alanında yetkin öğretmenler tarafından verilmeli, ezbercilikten uzak durulmalıdır. Okullar ve eğitim sistemi problemli bile olsa öğretmen böyle bir durumda kurtarıcı olabilir. İyi öğretmen bilgiyi öğrencinin zihninde canlandırabilmelidir. Öğrenme içsel bir mesele olduğundan öğrencide bu içsel süreci gerçekleştirebilecek kişi öğretmendir. Öğretmen, gerektiğinde bir hikâye ya da deney ile öğrencinin ilgisini derse çekebilmeli, meseleleri onların zihninde canlandırarak, mukayese ederek öğretmeli, böylece öğrenciye sadece bilgiyi değil, bilgiyi elde etme yolunu da öğretebilmelidir.
Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte eğitim üzerine kaleme aldığı makalelerde, toplum mefkûresi fikrinin ön plana çıktığı görülür. Ona göre genç Cumhuriyet'in eğitim sistemi, gençliği bir ülküye, ideale yönlendirecek, onlara bir heyecan ve ruh verecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bunun gerçekleşmesi ülkedeki eğitim sisteminin bir bütün olarak değerlendirilmesiyle mümkündür ki Mehmet Emin bu çerçevede Tevhîd-i Tedrisat Kanunu'nu desteklemiş, bilhassa 1924 sonrasındaki makaleleriyle inkılapların kuramsal anlamda temellendirilmesinde rol almıştır. Bu dönemden itibaren felsefî fikirlerinde Amerikan pragmatizminin yansımaları net bir şekilde görülür. Genç Cumhuriyet'in ihtiyaç duyduğu yeni yapıyı sağlayacak şekilde Durkheim pozitivizminden James ve Dewey pragmatizmine uzanan bir yönelimi benimsemiştir.
Mehmet Emin, bu dönemde bilhassa eğitimle ilgili makalelerinde eğitimin hayatla, üretimle ve tabiatla ilişkisine daha fazla vurgu yapmış, okulların hayat adamı yetiştirmediğinden şikâyet etmiştir. Ayrıca köy ve şehir mektepleri programlarının aynı olmasını da eleştirmiştir. Ona göre maarif teşkilatının müfredat düzenlemeleri hayata uygun değildir. Çünkü köy ve şehrin şartları birbirinden farklıdır. Bu sebeple eğitim köyde daha esnek olmalı, programa öğretmene, bölgeye ve duruma göre değişiklik yapılabilmelidir. 1926 yılında Talim ve Terbiye Dairesi reisi olmasıyla birlikte bu görüşlerini uygulama imkânı bulmuştur. 1926'daki İlk Mektepler Müfredat Programı ile 1927'deki Köy Mektepleri Müfredat Programı bu eleştiri ve fikirlerinin bir sonucudur.
Erişirgil, II. Meşrutiyet'ten 1940'lara kadar Türkiye'de eğitimin değişim ve dönüşüm sürecinde etkili olmuş isimlerin başında gelmekle birlikte, çok yönlü kişiliği ve hareketli hayatı, hakkında bütünlüklü bir biyografinin yazılmasını mümkün kılmamış, eğitimle ilgili görüşleri de daha ziyade felsefî görüşlerinin incelendiği bazı makaleler çerçevesinde ele alınmıştır. Hakkında Mehmet Emin Erişirgil'in Hayatı ve Felsefesi başlıklı bir yüksek lisans tezi bulunmaktadır.
BCA. 30-18-1-1/29-32-20; 30-18-1-2/1-11-3; 180-9-0-0/8-50-2; 30-10-0-0/76-503-9; 30-11-1-0/54-8-12; 30-11-1-0/64-19-5; 30-18-1-1/18-20-14; BCA. 30-18-1-1/22-80-18.
Akşam Gazetesi. 15 Nisan 1950; 18 Nisan 1950; 20 Nisan 1950.
Bayraktar, Levent. “Mehmet Emin Erişirgil (1891-1965)”. Türkiye’de Sosyoloji: İsimler-Eserler. haz. M. Ç. Özdemir. Ankara 2008, I, 527-553.
Dölen, Emre. Türkiye Üniversite Tarihi 1: Osmanlı Döneminde Darülfünûn (1863-1922). İstanbul 2009.
Erişirgil, M. Emin. Türkçülük Devri, Milliyetçilik Devri, İnsanlık Devri. Ankara 1958.
a.mlf. Bir Fikir Adamının Romanı: Ziya Gökalp. haz. A. Kazancıgil – C. Alpar. İstanbul 1984.
a.mlf. İslamcı Bir Şairin Romanı: Mehmet Akif. haz. A. Kazancıgil – C. Alpar. Ankara 2006.
a.mlf. Bildiklerim. haz. M. B. Varlık. Ankara 2010.
[Erişirgil], M. Emin. “Medhal: John Dewey’in Felsefesi”. John Dewey. Demokrasi ve Terbiye. çev. Avni [Başman]. İstanbul 1928.
Kafadar, Osman. “Türk Eğitim Sisteminde Pragmatik Yönelişler ve Mehmet Emin Erişirgil”. Türkiye I. Eğitim Felsefesi Kongresi (5-8 Ekim 1994). Van 1994, s. 173-183.
Karaca, Nuray. “Bilimin Rehberliğinde Değişimden Yana Olan Pozitivist Bir Düşünür: Mehmet Emin Erişirgil”. Folklor/Edebiyat. 18/70 (2012), s. 145-164.
Kaya, M. Cüneyt. “Mehmet Emin Erişirgil: Bergsonculuktan Pragmatizme Bir Dârulfünûn Hocası”. Kutadgubilig. sy. 18 (2010), s. 129-180.
a.mlf. “Erişirgil, Mehmet Emin”. DİA. 2016, EK-1, s. 417-418.
Resmî Gazete. 23 Kânunusani 1929, Kararname nr. 7493.
Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/erisirgil-mehmet-emin
Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Eğitimci, felsefeci, devlet adamı ve yazar.