A

ÇOCUK OYUNLARI

 Çocukların zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişimini sağlayan etkinlikler.

  • ÇOCUK OYUNLARI
    • Esra Bilge SAVCI
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ÇOCUK OYUNLARI
    • Esra Bilge SAVCI, "ÇOCUK OYUNLARI", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari/#yazar-1 (24.06.2024).
ÇOCUK OYUNLARI

 Çocukların zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişimini sağlayan etkinlikler.

  • ÇOCUK OYUNLARI
    • Esra Bilge SAVCI
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ÇOCUK OYUNLARI
    • Esra Bilge SAVCI, "ÇOCUK OYUNLARI", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari/#yazar-1 (24.06.2024).

a.TANIM

Çocuğun yaşadığı dünyayı, düş gücü ve beden aktiviteleri ile destekleyerek anlamlandırmasına yardımcı olan eylemler çocuk oyunlarını oluşturur. Oyunların çeşitli özellikleri dikkate alınarak yapılan sınıflandırmalara bakıldığında kökenine, yapısına ve işlevlerine göre sınıflandırmalardan bahsetmek mümkündür. Oyunların içeriklerine yönelik yapılan sınıflandırmalar çocukların yaş aralıklarındaki değişkenlik özelliğine bağlı olarak çeşitlenmektedir.

Psikoloji, sosyoloji, pedagoji ve halk bilimi içerisinde disiplinlerin özelliklerine göre çocuk oyunları üzerine çeşitli ayrımlar yapılmıştır. Çocuk oyunlarının çocuğun gelişiminde; zekâ açısından, fizikî açıdan, psikolojik açıdan, dil becerisinin gelişmesi açısından, sosyokültürel açıdan ve eğitim açısından etkileri bulunmaktadır. Çocuk oyunlarının özellikle eğitim açısından önemli işlevleri söz konusudur. Araştırmacılar, bu konuda oyun oynayan çocuğun fikrî açıdan olgunlaşması, fiziksel açıdan gelişmesi ve yaşam içerisinde deneyim kazanması şeklinde tespitlerde bulunmuşlardır. Psikoloji disiplini içerisinde Hurlock’un 1956 yılında yaptığı oyun üzerine tasnifleme çalışmasında eylemlere göre bir kategorileme yapılırken, Piaget’in 1972 yılında yaptığı tasniflemede yaş grupları aralığı dikkate alınmıştır. Her iki çalışma eksikliklerinin olmasıyla birlikte alanlarında ilk örnekleri teşkil etmektedir. Çocukların oynadıkları oyunların kökeni, içeriği ve özellikleri üzerinde yapılan tespitlerde E.D. Mitchell ve B.S. Mason (1941), etkinlikler yönünden oyunu motor, duyusal ve zihinsel etkinlikler olarak üç ana bölüme ayırdıktan sonra oyunları; temel oyunlar, bireysel mücadeleler, takım oyunları ve zihinsel yarışmalar şeklinde ayrıntılandırır.

Halk bilimi içerisinde çocuk oyunlarının sınıflandırılmasında oyunun oynandığı muhite, oyunun zamanına ve oyunun çocuğa kazandırdığı edinimlere göre tasarlanmış birçok sınıflama mevcuttur. Bu tasniflemelerin dışında çocuk oyunlarının ve oyuncaklarının “oynanma biçimleri”nin esas alınarak katalog sisteminin oluşturulmasına yönelik Nebi Özdemir’in (1997) çalışmaları mevcuttur.

Çocuğun oyun oynaması kendine bir dünya kurması şeklinde değerlendirilir. Bu dünyadan içeriye oyunla giren çocuğun düşündüğü, hissettiği ve eyleme geçtiği her bir nokta onun birey olma eğitiminin bir parçasıdır. Oyun oynayan çocuk, yaşadığı dünyayı algılamada ve onun zihnindeki yerini belirleme noktasında eğitilmeye devam ederken oynadığı oyunların kurallarına uymakla bir sistem içerisinde düzenli hareket etmeyi öğrenir. Bu yönden eğitici işlevi olan oyunlar, çocuk gelişiminde düzen ve sistematiklik açısından katkı sağlamaktadır. Oynanan oyunun içerisinde bedenin kullanımı motor gelişimini desteklemekte ve el-vücut kullanım becerisinin kazanılması yönünde deneyim kazandırmaktadır. Çocuğun çevresinde yaşadığı mekânı anlamlandırmasında ve bilinçlenmesinde aynı zamanda hayal dünyasının gelişmesinde oyunların etkisi görülmektedir.

Çocuk oyunları, çocukların içinde yaşanılan topluma adapte olması ve temel edinimleri kazanması açısından eğitim alanında kullanılan temel yöntemlerin başında değerlendirilir. Çocuğun, oyunların içerisinde uyulması gereken temel kurallar nezdinde başka bir bireye saygı göstermeyi, oyun içerisindeki mücadele çerçevesinde sınırlılıkları öğrenmesi hayatında bireysel değerler eğitimini almasında oyunun eğitici işlevlerini görmek mümkündür. Çocuk oyunları, birey haklarının korunması ve özgüven eğitiminin çocuğa öğretilmesi yönünden de önemlidir.

Oyun oynayan çocuğun, oyun içerisinde gerçekleştirdiği eylemlerin bütünü çocuğun eğitim sürecinin bir parçasıdır. Oyun esnasında yapılan fizikî eylemler, oyunun kurallarına göre şekillendirildiği için çocuk bir yapı içerisinde bulunma sırasında kurallara uyması açısından eğitimin saygı ve kurallara riayet etme noktasını gerçekleştirmiş olur. Bilinçli veya bilinçsiz olarak çocuğun kuralları belli olan bir oyuna uyumluluk göstermesi, eğitim aktivitelerinin hızlı hareket etme, bağ kurma ve çözüm bulma noktasında eğiticidir. Çocuk oyunları içerisinde el becerisine dayanan oyunlar, çocukların zihnî ve motor becerilerini geliştirmekle birlikte belli bir bakış açısı da kazandırmaktadır. Değerler eğitimi bakımından çocuk oyunları, çocuğun içinde yaşadığı toplumun ahlakî yönünü, toplumun kabullerini ve kaçınmalarını öğrenmesi noktasında eğiticidir.

Çocuk oyunları; oynanma alanına, “mekân”a, oynanma zamanına, “mevsim döngüsüne, günün belli zamanları”na, oyunda kullanılan araçlara, oynayanların cinsiyetlerine ve birden fazla kişinin katılımına göre çeşitlenmektedir. Mekâna göre çocuk oyunlarının şekillenmesi açık alanda ve kapalı mekânda oynanan oyunun kurallarının ve özelliklerinin değişmesi yönündedir. Açık alanlarda serbest hareket imkânı bulan çocuk, oynadığı oyunların çeşitleri bakımında da alanı en etkin şekilde kullanmaya yönelik tasarlanmış eylemler içerisinde yer alır. Koşma, kovalama, tırmanma, saklanma, taş oyunları, aşık oyunları ve top oyunları açık alanlarda oynanan çocuk oyunlarıdır. Koşma eylemini içeren oyunlar, çocuğun bedeninin gelişmesi ve sorunları çözme kabiliyeti kazandırmasının yanı sıra süreci yönetme yetisini de edindirmektedir. İp, taş ve aşık gibi materyaller ile oynanan çocuk oyunları, çocuğun denge ve motor becerilerinin gelişmesi yönünde etkilidir. Çocuk bu oyunları oynarken hem eğlenme hem de bedenini kontrol etme yönünden gelişim sağlamaktadır. Birden fazla kişi ile oynanan oyunlarda çocuk, rekabet etme, kazanma, kaybetme gibi eylemlerin kavram olarak zihnî ve duygusal çıkarımlarını kendi iç dünyasında anlamlandırabilmektedir.

Çocuk oyunları, oyunun oynanma zamanına göre gece gündüz hem gece hem gündüz ve mevsim döngüsü yönünde değişmektedir. Kış mevsiminde oynanan oyunlarda kar ile oynanan oyun çeşitleri olmasıyla birlikte yaz mevsiminde oynanan oyunlarda su ile ilgili olanları ön plana çıkmaktadır.

Kırsal alan ile kent içerisinde oynanan oyunlar arasındaki farklılar oyun oynayan çocuğun yaşadığı ortamdaki imkânlara göre farklılık arzetmektedir. Kırsal alanda mevsim şartlarına bağlı olmakla birlikte açık alanda oynanan oyunlar ağırlık kazanmaktadır. Kent içerisinde büyüyen çocuğun açık alanlarda oyun oynama imkânı kırsal alanlarda oyun oynama imkânına göre daha sınırlıdır. Bundan dolayı kentte çocuklar için özel oyun alanlarının ve parkların oluşturulması gerekmektedir. Çocuğun yetiştiği muhit ve topluluk çocuğun oynadığı oyunların çeşitlenmesine ve bu ortamda yaşama kabiliyetini geliştirmesine yöneliktir.

Çocuk oyunları içerisinde türkülü, tekerlemeli, bilmeceli ve taklitli oyunlar çocuğun eğitiminde dil becerisinin ve taklit yeteneğinin gelişmesini desteklemektedir. Bu oyunlar aynı zamanda çocuğun hafızasındaki kelime dağarcığının gelişmesini sağlamaktadır. Türkülü oyunları oynayan çocuklar kültürlerini öğrenme ve geleneksel müziklerini aktarma fırsatını yakalamaktadır. Türküler içerisindeki ritim ve dinamiklik çocuğun işitsel ve duyusal becerilerini geliştirmektedir. Tekerlemeli ve bilmeceli oyunlar, çocuğun ses yapısına odaklanması ve kelime dizilimlerini takip etmeye çalışmasını desteklerken aynı zamanda konuşma yeteneğinin diyalog kurma becerisini kazanmasını sağlamaktadır. Dilsiz oyunlar-taklitli oyunlar olarak bilinen oyunların çocuklar tarafından oynanması, çocuğun içerisinde yaşadığı çevreyi beden diliyle taklitle gösterme yeteneğini geliştirmekte ve bu yeteneğin gelişmesiyle çevresindeki nesneleri tanımlama aynı zamanda tasarlama donanımına sahip olmasına olanak sağlamaktadır.

Oyunun kurallarının oyunu oynayan çocuk/çocuklar tarafından öğrenilmesi ve tatbik edilmesi dikkat toplamayı gerektiren bir öğrenme şeklidir. Oyun içerisinde hamle yapmasını gerektiren durumlarla karşılaşılması oyuncunun bu duruma karşı tutumu dikkat ve analitik düşünme yeteneğinin gelişmesinde katkı sağlar.

Çocuk oyunlarının, çocukların fizikî açıdan gelişmesinde etkileri küçüklük dönemlerinden başlamaktadır. Bebeklik döneminden itibaren çocukları renkler, şekiller ve ezgilerle destekleyerek hareket etmeye yöneltmek onların fizikî gelişimlerini desteklemenin ilk aşamalarından biridir. Yürümeyi öğrenen çocuğun oynadığı oyunlar bedenin kontrol edilmesini, dengede durmasını ve kemik-kas sisteminin gelişmesini sağlamaktadır. Tırmanma, atlama, sekme, kovalama ve zıplama gibi oyunlar fizikî açıdan çocuğun gelişmesine katkı sunmakla birlikte aynı amanda ruhî açıdan da enerjinin kontrollü bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.

Oyun oynayan çocukların psikolojik gelişmelerinde oyunun kişilik gelişimleri açısından katkı sağlayıcı yönde etkili olduğu görülmektedir. Çocukların bir düzenin parçası olma ve topluma uyum sağlama, haksızlık yapıldığını düşündüğü durumlarda hakkını savunabilme ve durumu sorgulayabilme becerilerinin gelişmesi oyunla desteklenebilir. Bireysel oyunlar, oyun oynayan çocukların kendi özgürlüklerini tesis ettikleri bir alan yaratmaktadır. Çocuğun duygu ve algı yapısının oyunun özgürlük alanı içerisinde geliştiği ve bu gelişmenin birey kimliğinin oluşmasında yararlı olduğu görülmektedir.

Çocuk oyunlarının, çocuğun dil becerilerinin gelişmesi yönündeki katkıları sosyokültürel yapı içerisinde kendini ifade etme, diyalog kurma ve birey olduğunu çevresindeki kişilere göstermesi açısından eğiticiz işlevleri bulunmaktadır. Sosyokültürel yapı içerisinde iletişim kurmayı dil edinimleri ile sağlayan çocuk, isteklerini daha açık bir şekilde ifade ederek sorunları rasyonel olarak çözebilmektedir.

Çocuk oyunlarının çocuğun yaşadığı kültüre, dile ve çevreye uyum sağlayarak içinde bulunduğu dokuyu özümsemesi ve karşılaştığı problemleri çözme çabası üzerinde etkileri bulunmaktadır. Oyun oynayan çocuk, kendine güvenen, dikkatli, hayal dünyası gelişmiş, düzen ve düzensizlik kavramlarını öğrenmiş ve fizikî gücünün sınırlarını bilen bir bireydir. Oyunlar aracılığı ile mutlu olmayı, güven duymayı, iş birliği yapmayı, arkadaş olmayı ve hoşça vakit geçirmeyi öğrenen çocuk aynı zamanda yaratıcı ve meraklı olma özeliklerini de geliştirir.

Kaynakça

Baran, Musa. Çocuk Oyunları. Ankara 1993.

Mitchell, Elmer D. - Mason, Bernard S. The Theory of Play. New York 1941.

Özdemir, Nebi. Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi Çocuk Oyunlarının Halkbilimi Açısından İncelenmesi. I-II, Dr.T, Hacettepe Üniversitesi, 1997.

Özhan, Mevlüt. Türkiye’de Çocuk Oyunları Kültürü. Ankara 1997.

Pigaet, Jean. Play, Dreams and Imitation in Childhood. çev. C. Gattegno - F. M. Hodgson. London 1972.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

  • ÇOCUK OYUNLARI
    • Reşat GÜREL
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ÇOCUK OYUNLARI
    • Reşat GÜREL, "ÇOCUK OYUNLARI", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari/#yazar-2 (24.06.2024).
ÇOCUK OYUNLARI

 Çocukların zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişimini sağlayan etkinlikler.

  • ÇOCUK OYUNLARI
    • Reşat GÜREL
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ÇOCUK OYUNLARI
    • Reşat GÜREL, "ÇOCUK OYUNLARI", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari/#yazar-2 (24.06.2024).

b.GELENEKSEL TÜRK ÇOCUK OYUNLARI

Oyun “Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence” olarak tanımlanmaktadır (TDK, 2023). Çocuğun fiziksel, bilişsel, dilsel ve sosyal olarak gelişimini sağlar. Farklı kültürlerde ve farklı zamanlarda oyunlar çocukların birbirleriyle iletişim kurma aracı olmuştur. Türk kültüründe yer alan oyunlar şu şekilde sıralanabilir:

Beştaş: Bu oyun isminden de anlaşıldığı üzere beş taş ile oynanır. Taşların seçimi önemlidir, çünkü oyun esnasında taşların avuca sığması ve avuçtan düşmemesi gerekmektedir. Oyun esnasında parmakların becerisi, ellerin çevikliği, gözlerle zihin arasındaki uyum önemlidir. Oyun yerde oturarak oynanır. Eşli oynanıyorsa eşler yan yana oturur.

Oyuncular sırayla avucunda tuttuğu beş taşı hafifçe havaya atarak elinin üstünde tutmaya çalışır. Oyunun başlaması el üstünde tutulan taşların çokluğu ile bağlantılıdır. Takım oyununda ise eşlerin ellerinin üstündeki taşların toplamı hesaplanır, en çok taş olan takım oyuna başlar.

Birden fazla oyuncu ile oynanabildiği gibi tek başına da oynanabilen bir oyundur. Beştaş oyunu şu şekilde oynanır: İlk olarak birler; oyuncu taşları hafifçe savurarak yere bırakır. İstediği bir taşı alır ve bu taşı havaya atarak yerdeki taşlardan birini alıp yukarı fırlattığı taşı yakalar. Bütün taşları bu şekilde toplayarak ilk başarı gerçekleşir. İkiler; taşların iki grupta bulunmasına dikkat ederek taşları bırakır. Seçtiği taşı havaya atarak bu defa taşları ikişerli olarak alır ve düşmekte olan taşı kapar. Üçler; üçlerde oyuncu seçtiği taşla, önce taşlardan sadece birini daha sonraki hamlesinde üçünü birden alarak taşı kapar. Dörtler; bütün taşları ortaya bırakan oyuncu istediği taşı havaya atarak yerdeki dört taşı birden alır ve havadaki taşı kapar. Altın top; oyuncu taşlardan dördünü avucunda tutarken işaret ve baş parmaklarıyla tuttuğu beşinci taşı havaya fırlatır. Aynı anda dört taşı yere bırakır ve havadaki taşı tutar. Tuttuğu taşı tekrar havaya atarak yere bıraktığı dört taşı alır ve havadaki taşı tutar. Düşmedik (Tüşmadik); altın topu geçen oyuncu “düşmedik” diyerek taşlardan birini havaya atar, işaret parmağını yere dokundurur ve kendini alkışlayarak yeni hamleye hazır olduğunu gösterir. Köprü; oyuncu baş parmağı ve işaret parmağını üzerine kilitlediği orta parmağını yere koyarak köprü oluşturur. Diğer elindeki beş taşı yere atar. En zor yerdeki taşı seçer alır. Karşı oyuncu veya eşler yerdeki taşlardan birini seçmek durumundadır. Bu taş genellikle diğerlerinin geçişini engelleyecek veya bir defada girdirilmesi en zor olandır. İşaret edilen bu taş en son ve tek hamlede köprüden geçirilecektir. Oyuncu seçtiği taşı havaya atarken eliyle taşlardan birini süpürerek köprüye doğru iter. Bu taşın ikinci veya üçüncü hamlede köprüden geçirilmesi gerekir. Diğerlerine dokunmadan taşları köprüden geçiren oyuncu son taşı da bir hamlede köprüden geçirip taşı tutabilirse köprüyü geçmiş olur. Oynanan taş, hamle bitiminde köprünün tam geçiş yerinde kalmışsa geçip geçmediği tartışılmaz karşı oyuncu bir taş alarak havaya atar ve köprünün altındaki taşı alarak havadaki taşı kaparsa taş köprüyü geçememiş sayılır ve oynayan oyuncu yanmış olur. Taşı alıp havadaki taşı tutamazsa taş köprüyü geçmiş sayılır. Bütün taşları köprüden geçiren oyuncu elindeki taşı da köprüden geçirip el ayalarını yere vurarak başarısını tamamlar. El üstüne kondurma; oyunun son bölümünde oyuncu beş taşı hafifçe havaya atarak taşları elinin üstünde tutmaya çalışır. Elinin üstünde tuttuğu taşları havaya atar ve hepsini yakalamaya çalışır. Yakalama sırasında düşen taş olursa orada yanmış olur ve yakalanan taş sayısı kadar puan alınır. Puan alındıktan sonra oyuna yine birlerden başlanır. Oyun sırasında taşların birbirine değmesi veya oyuncunun hedefi olan taşlardan başkasına dokunması halinde oyuncu yanar.

Birdirbir: Okulların bahçelerinde ve salonlarında hatta sınıflarda hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan her zaman kolayca oynanabilir. Ebe seçilen oyuncu alanın orta bir yerinde sıralanmış oyunculara yan duracak şekilde ayakları omuz aralığında sağlam bir şekilde durur. Ellerini dizleri üzerine koyarak 90 derece açıyla eğilir ve başını iyice dizine doğru eğer. Oyuncular ebenin sırtına ellerini koyarak, elinden aldığı gücü sıçrayışıyla birleştirerek ebeyi itmeden üzerinden atlar. İlk atlayışta sırası gelen bütün oyuncular birdirbir diye seslenirler. İkinci turda ikidir iki ormandaki tilki, üçtür üç… şeklinde tekerleme devam eder. Oyuncular atlama sırasında ebenin başına veya bacaklarına değerlerse yanarlar ve ebe olurlar.

Çelik Çomak: Açık havada oynana bir oyundur. Geniş bir alan olması gerekir. Grup olarak yarışır. Oyun oynanırken iki adet sopa gereklidir. Bu sopalardan bir tanesi kısa 30 cm. civarında diğeri ise uzun 70-80 cm. civarındadır. İlk olarak uzun ve kısa sopalar temin edilir. Daha sonra gruplar belirlenir. Devamında ise sayışma, yazı tura, uzun çöp kısa çöp gibi sayışmalar yapılarak hangi grubun oyuna ilk başlayacağı belirlenir. Oyuna ilk başlamak önemlidir. Sopa ile değneği uzatmak dururken kimse sopanın peşinde koşmak istemez. Yere küçük bir çukur kazılır. Çelik denilen küçük olan parça çukurun üzerine konur. Atış yapacak olan oyuncu çomak denilen uzun sopayı çukura daldırıp altından vurarak çeliği havaya kaldırır ve havadayken çeliğe çomakla hızla vurup olabildiğince ileri gönderir. Rakip takımın oyuncusu 20 m. kadar ileride vurulan çeliği yakalamaya ya da elindeki çomakla vurmaya çalışır. Rakip oyuncu çeliğe havada vurur ya da tutarsa sıra rakibe geçer. Vuramazsa yerdeki çeliği alır ve atışı yapan kişinin çukurun üzerine koyduğu çomağına doğru eliyle atar. Çomağı vurursa sıra kendisine geçer. Çomağı vuramazsa atışı yapan oyuncu çomağı ile yerdeki çeliği havalandırarak tekrar vurur. Aynı şekilde üç defa vuruşunu yapar. Bunun sonucunda rakip, çukur ile çelik arasındaki yeri üç adımda alırsa oyun sırası kendisine geçer. Fakat atlama sonucunda mesafeyi aşamazsa diğer oyuncu aynı yeri adımlarıyla sayar. En çok sayı yapan oyuncu oyunu kazanır.

Oyun esnasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır: Öncelikle çomağa vururken yakın çevresinde kimse durmamalı. Oyuncunun elinden sopa çıkabilir ya da çeliğe vurunca çelik hızla değebilir.

Mangala: Mangala adıyla oynanan ve dünyaya yayılan bu oyun Türkler arasında çok daha önceki yüzyıllarda ve bütün Turan coğrafyasında göçek, göç, göçme, göçmec, göçmeci emen, göçmecik, göçme yalak, göçtüm göç, göçük, göçün, dokuz kumalak ve Dîvânü Lugāti’t-Türk’te olduğu gibi köçürme adıyla oynanmıştır. Göçme yalak ise toprakla, tabiatla iç içe oynanan bir oyundur. Önce iri ve sivrice bir taşla yalaklar kazılır. Oyun yalaklara yerleştirilecek nohut büyüklüğünde taşlar toplanarak oynanmaktadır. Kırgızistan, Afganistan, Doğu Türkistan ve ülkemizin bazı yörelerinde tokuz korgal gibi pek çok isim altında benzer şekillerde oynanan oyunlar bulunmaktadır.

Kale Yıkma Oyunu: Kale yıkma oyununun Türkler arasında çok eski yüzyıllardan beri oynandığı bilinmektedir. Güç, denge, hedef belirleme, hedefe odaklanma, irade eğitimi, takım ruhu, sabır ve dayanışma ruhunu geliştirmektedir. Çocuklar, gençler, büyükler, erkekler ve kadınlar arasında veya birlikte oynanabilir. Oyuncu gruplarına göre kale mesafeleri ayarlanmalıdır. Okul bahçelerinde, spor salonlarında, parklarda taş yerine ağaçtan yapılmış kale ve gülleler kullanılır.

Kömbeç: Dört oyuncuyla oynanır. Çamurdan bir kubbe yapılır ve herkes kubbeye kapımsı bir delik açar. Sonra kubbenin ortasından bir delik daha açılır ve delikten yavaşça su dökülür. Kimin açtığı delikten su gelmezse o çocuk oyundan çıkar. En son kalan çocuk oyunun birincisi kabul edilir.

Yerden Yüksek: En az üç oyuncuyla oynanır. Oyuncu sayısı arttıkça daha zevkli oynanan bir oyundur. Bir ebe seçilir ve ebenin etrafında bulunan diğer oyuncular “alçaktayım, alçaktayım...” diye bağırarak koşuştururlar. Ebe alçaktakileri yakalamaya çalışır. Oyuncular ise sürekli hareket ederek yakalanmamaya çalışırlar. Ebe yaklaştığı sırada bulundukları yerden daha yüksek bir yere çıkarak “yüksekteyim, yüksekteyim...” diye bağırmaya başlarlar. Oyunun kuralları gereği, ebe onları alçaktayken yakalamalıdır. Yakalanan oyuncu ebe olur ve oyun bu şekilde devam eder.

Esir Almaca: On oyuncuyla oynanan bir oyundur. Beş oyuncu bir tarafa dizilir ve herkes birbirinin elini sıkıca tutar. Diğer beş oyuncu da onların karşısına dizilir ve birbirlerinin elini sıkıca tutarlar. Taraflardan herhangi birinden bir oyuncu, karşı tarafa giderek “mengi menekşe, mergi tutan kimi kimi sal birinden birini” diyerek kolunu hızlıca, ellerini sımsıkı tutan iki oyuncunun ellerine vurur. Ellerini birbirinden ayırabilirse, o gruptan bir oyuncuyu kendi grubuna götürür. Eğer ellerini ayıramazsa kendisi onların grubuna katılır. Oyun bu şekilde devam eder.

Aç Kapıyı Bezirgân Başı: En az sekiz oyuncuyla oynanır. İki oyuncu seçilir. Bu oyuncular aralarında anlaşarak kendilerine meyve, hayvan, çiçek ismi gibi takma bir isim seçer. Bu takma isimleri diğer oyuncular bilmez. Bu iki oyuncu yüz yüze dururlar ve el ele tutuşup, kollarını köprü gibi havaya kaldırırlar. Diğer oyuncular, tek sıra halinde dizilirler ve aşağıdaki şarkıyı söyleyerek arkadaşlarının kollarının altından geçerler:

“Aç kapıyı bezirgân başı, / Gözümün yaşı, / Kapı hakkın ne verirse ne alırsa, / Arkamdaki yadigâr olsun” şarkının bittiği an, hangi oyuncu arkadaşlarının kolları arasında kaldıysa bu oyuncu, oyun oynanan yerden biraz uzağa götürülür. Önceden belirlenen takma isimler çocuğa söylenir ve bu iki isimden birini seçmesi istenir. Kollar arasında kalan oyuncu, iki isimden birini seçer ve o ismi kendisine takma isim olarak seçmiş olan oyuncunun arkasına geçer. Oyun, bütün oyuncular bitene kadar oynanır. Sonunda, her iki oyuncunun arkasında iki grup oluşur. Bu iki grup arasına bir çizgi çekilir. İki grup birbirlerini bellerinden tutarak çekişirler. Çizgiyi geçen grup oyunu kaybeder.

Tilki Tilki Saatin Kaç?: Genellikle altı-yedi oyuncuyla oynanan bir oyundur. Oyun merdivenin bulunduğu bir yerde oynanır. Seçilen bir oyuncu “anneanne” olur ve merdivenin en üst basamağında durur. Diğer oyuncular merdivenin en alt basamağında bekler. Sırasıyla “Anneanne saatin kaç?” diye sorarlar. Anneanne de 10’a kadar bir sayı söyler. Soruyu soran oyuncu, anneannenin söylediği sayı kadar merdiven çıkar. Bu arada anneanne isterse “kazandibi” diyerek soruyu soran çocuğu merdivenin en alt basamağına gönderebilir. Eğer herhangi bir oyuncu, merdivenin en üst basamağına kadar çıkarsa, anneanne olmaya hak kazanır ve bütün oyuncular en alt basamağa inerek yeni anneanne ile oyuna devam ederler.

Güzellik mi? Çirkinlik mi?: Genellikle on-on beş çocukla oynanır. Kendi aralarında sayışmaca ile ebe seçerler. Ebe bir duvara veya ağaca yüzünü döner. Arkasında dağınık bir şekilde diğer arkadaşları durmaktadır. Arkada duran çocuklar hep bir ağızdan “Güzellik mi çirkinlik mi?” diye bağrışırlar. Ebe arkadaşlarına arkası dönük olarak bu iki sözcükten birini söyler. Mesela “güzellik” der. Arkada duran çocukların hepsi duruş ve yüz ifadelerini çok güzel görünecek bir şekilde ayarlamaya çalışır, yani hepsi güzel bir şekilde görünmeye çalışırlar. Ebe, arkadaşlarına dönerek en güzel görünen çocuğu seçer ve seçilen çocuk yeni ebe olur. Eğer ebe “çirkinlik” derse arkasındaki bütün çocuklar görünüş olarak çirkin görünmeye çalışırlar. Bu durumda da ebe en çirkin görünen çocuğu seçer. Oyun bu şekilde tekrarlanarak devam eder.

Kaynakça

Başal, Handan Asûde. “Geçmiş Yıllarda Türkiye’de Çocuklar Tarafından Oynanan Çocuk Oyunları”. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 20/2 (2007), s. 243-266.

Erdoğan, Erol. Oyun Sözü. Ankara 2017.

Gürel, Reşat. Oyunlarla Büyümek. İstanbul 2022.

Kayar, Pınar. Van’ın Geleneksel Çocuk Oyunları ve Bu Oyunların Eğitsel Yönden İncelenmesi. YLT, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2008.

Küçükyıldız, Arslan. Köçürme. Ankara 2015.

Özçakır, Sabri. “Meşrutiyet Çocuklarının Yetiştirilmesinde Terbiyevî Oyunların Rolü”. OTAM. sy. 43 (2018), s. 141-164.

Postman, Neil. Çocukluğun Yok Oluşu. çev. K. İnal. Ankara 1995.

TDK. Güncel Türkçe Sözlük. 2023.

I. Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Oyun ve Oyuncakları Kurultayı Bildiri Kitabı. Ankara 2015.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/cocuk-oyunlari

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

ÇOCUK OYUNLARI

 Çocukların zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişimini sağlayan etkinlikler.

Önizleme

Madde Planı