A

ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM

Askerlik mesleğine uzman yetiştirmek amacıyla verilen eğitim öğretim.

  • ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM
    • Gültekin YILDIZ
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/askeri-egitim-ve-ogretim
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM
    • Gültekin YILDIZ, "ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM ", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/askeri-egitim-ve-ogretim/#yazar-1 (24.06.2024).
ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM

Askerlik mesleğine uzman yetiştirmek amacıyla verilen eğitim öğretim.

  • ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM
    • Gültekin YILDIZ
    • Web Sitesi: Maarif Ansiklopedisi
    • Son Güncellenme Tarihi: 18.12.2022
    • Erişim Tarihi: 24.06.2024
    • Web Adresi: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/askeri-egitim-ve-ogretim
    • Doi Numarası:
    • Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
    ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM
    • Gültekin YILDIZ, "ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM ", Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/askeri-egitim-ve-ogretim/#yazar-1 (24.06.2024).

Askerî eğitim öğretim, belirli bir siyasî/stratejik maksadı ve bu kapsamda belirlenen askerî hedefleri elde etmek üzere cebir ve organize şiddet kullanmak için kişilerin hem ferdî hem de toplu olarak yetiştirildiği farklı seviyelerde hiyerarşik yürütülen faaliyetlerin bütününü kapsar. Diğer insan yetiştirme süreçleri gibi, askerî eğitim öğretim de bir taraftan kişiye topluluğun parçası olarak belirli davranış ve motor becerilerini standart olarak kazandırmayı, diğer taraftan da onu karşılaşılan durumlarda farklı hal çareleri geliştirecek ve en doğru kararı verecek bilişsel yeterliliğe ulaştırmayı amaçlar.

Askerî eğitim öğretimi sivil benzerlerinden ayıran en önemli fark sürecin sonunda kişilerden kesin ve mutlak itaat ile tavizsiz şekil ve vazife disiplinleri talep edilmesidir. Bir başka ifadeyle davranış ve teknik beceri kabiliyetlerini kazandırmayı hedefleyen tekrara dayalı, rutin ve herkes için aynı eğitim süreçlerinden de zihnî kavrayış, tahlil, teşhis ve muhakeme kapasitelerini geliştirmek esaslı öğretim süreçlerinden de beklenen emre itaat ve disiplinden ödün vermeksizin verilen vazifenin ifası ve meslekî hizmetin icrasını temin etmektir. Askerlik söz konusu olduğunda kişiye ve topluluğa verilen vazifeler hem insanî hem de maddi olarak yüksek beka tehdidi ve riski taşıyabildiği için, eğitim öğretim süreçlerinden ilk bakışta birbirine zıt gözüken bu çıktıların beklenmesi anlaşılabilir.

Komuta görevi üstlenecek ve kendisinden karşısındaki durumu değerlendirerek üstlerinin emirleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde harekât alanı veya karargâhta anlık kararlar ve emirler verecek subay/astsubay ve bunların yedeklerine yönelik askerî öğretimin oluşturması beklenen kazanımlar, “bakış açısını genişletmek”, “bir problem karşısında farklı perspektiflerin var olduğundan haberdar kılmak”, “kritik analiz gücü ve soyutlama kabiliyetini geliştirerek belirsizlik ve çelişki ile karşı karşıya kalındığında rahat ve inovatif karar verme yetisini güçlendirmek” olarak sıralanabilir. Öğretimden farklı olarak bilişsel değil psikomotor davranış alanına hitap eden ve hem subay/astsubay ve buna aday olanlar hem de er/erbaşları kapsayan askerî eğitimde ise, öncelikle askerî öğrenciler ve personelin disiplin ve birlikte/eş zamanlı hareket edebilme (temel askerlik/yanaşık düzen) becerilerini geliştirmek ve kendisine verilecek hususi görevleri icra etme kapasitesini oluşturmak ve arttırmak amaçlanır. Daha çok sınıf ortamında, laboratuvarda veya simülasyon merkezlerinde icra edilen askerî öğretim teorik ve/veya uygulamalı kısımlarıyla akademik nitelik taşırken, askerî tesislerin eğitim alanlarında, bu işe ayrılmış hususi atış ve tatbikat alanlarıyla kara, deniz, hava platformları/sistemleri başında veya üzerinde icra edilen askerî eğitim faaliyetleri teknik eğitim ve/veya beden eğitimi niteliğindedir. Askerî eğitim ayrıca hem meslekî hem de millî ve manevi değerler eğitimlerini de kapsamaktadır.

XVIII. yüzyıla kadar askerî eğitim süreci usta-çırak ilişkisine dayalı ve büyük ölçüde uygulama esaslı olarak yürütülmüştür. Batı ve Orta Avrupa’da bu dönemde başlayan siyasî, askerî, iktisadî ve fikrî dönüşmenin bir parçası olarak askerî eğitim rütbeli ve rütbesiz askerlerin yetiştirilmesi ve öğretimini de içerecek şekilde değişmeye başlamıştır. Ateşli silahlar ve gemicilik teknolojileri ile askerî istihkam inşasının gelişmesi, bunları kullanabilecek teknik eğitime sahip rütbesiz veya düşük rütbeli personel ihtiyacının nicelik ve nitelik olarak artması ve sayısı artan ast personeli ve gelişen askerî teknolojiyi coğrafî şartları da hesaba katarak sevk ve idare edebilecek komutanların/âmirlerin (subay/astsubay) olmazsa olmaz hale gelmesi, bu alanda okullaşmayı da beraberinde getirmiştir.

Avrupa’da XVIII. yüzyılda öncelikle topçu ve istihkam gibi askerî sınıflara personel yetiştirmek için açılmaya başlanan askerî eğitim öğretim kurumları, XIX. yüzyıl başında Avrupa ve Kuzey Amerika’da açılan harp okulları ve harp akademileriyle kurumsallaşmıştır. Osmanlı Devleti de bu gelişmelere kayıtsız kalmamış; İstanbul’da Haliç kıyısında 1775 yılında faaliyete geçirilen Mühendishâne-yi Bahrî-yi Hümâyun ve 1795’te açılan Mühendishâne-yi Berrî-yi Hümâyun ile bu alanda ilk adımları atmıştır. Bu süreçte Osmanlı ordusu ve donanmasında yürütülen teknolojik çalışmaların yanı sıra askerî eğitim öğretimde de Osmanlı hizmetine giren Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden yabancı danışmanlar öne çıkar. Bilhassa III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde münferiden veya heyetler halinde Avrupa devletlerinden getirtilen ecnebi mühendis ve subaylar, söz konusu okullaşma sürecinde önemli rol oynamıştır. Bunların bazısı din değiştirerek İstanbul’da kalıcı olurken, bazıları ise mensubu olduğu devletle ilişkilerin bozulması ya da beklentilerinin karşılanmaması gibi sebeplerle bir süre sonra ayrılmıştır.

Fransa’nın Avrupa’nın önde gelen kara gücü olduğu 1792-1870 döneminde Osmanlı askerî eğitim öğretim kurumlarında Fransız modeli ve Fransız doktrini esas alınırken, 1870-1948 yılları arasında Prusya/Almanya, II. Dünya Savaşı ve Türkiye’nin NATO’ya girişi sonrasında ise Amerika Birleşik Devletleri etkisi belirleyici olmuştur. Deniz ve Hava Kuvvetleri’nde ise sırasıyla Büyük Britanya ve Amerika model alınan başlıca ülke konumundadır. Bütün kültür ve bilgi transfer süreçlerinde olduğu gibi askerî eğitim öğretim alanında da yabancı danışmanların reform önerileri bir noktaya kadar hayata geçebilmiş; yabancılara ve yeniliğe karşı yerli personelce gösterilen direnç, ülkeler arasındaki kültür, eğitim ve bilim-teknoloji alt yapıları arasındaki farklılık, askerî kurumlarda farklı dönemlerde farklı ekollere göre eğitilmiş personel arasındaki anlayış farklılığı gibi sebeplerle çoğu defa arzu edilen netice elde edilememiştir.

Yakınçağ askerî eğitim öğretim tarihinde iki mühendishane ile başlayan Batı tesirindeki kurumsallaşmanın en önemli misalleri, Sultan II. Mahmud’un ordu ve donanmada başlattığı yeniden yapılanma kapsamında açılan Mekteb-i Harbiye ve Mekteb-i Bahriye’dir. Fransız modeline uygun olarak 1845’te dört yıllık eğitim öğretime geçirilen Mekteb-i Harbiye’de temel bilim dersleri de teorik askerî dersler ile dil ve dinî ilim derslerinden oluşan programa eklenirken, 1860’lı yıllarda gelişen askerî teknoloji ile ilgili teknik eğitim dersleri daha fazla yer bulmuştur. 1883 yılında başlayan Alman etkisi döneminde eğitim öğretim süresi üç yıla düşürülüp teorik askerî dersleri desteklemesi gereken tatbikî askerî eğitimlerin sadece yanaşık düzenden ibaret kalmaması için değişikliklere gidildi. Böylelikle harp mektepleri dört saç ayağına sahip meslekî yüksekokul niteliğinde melez bir eğitim öğretim yapısına kavuştu: 1. Teknik ve taktik seviyelerde teorik askerî bilimler, askerî sınıf/branş bilgisi ve teknoloji öğretimi; 2. Dönem içinde ve sonunda arazide/ gemide yapılan silahlı ve silahsız tatbikî askerî eğitimler; 3. Akademik öğretim (fen, sosyal bilim, yabancı dil dersleri).

Osmanlı ordusunun komuta heyetini teşkil edecek çeşitli sınıflarda zabit yetiştirmek üzere açılan Mekteb-i Harbiye ve 1848’de onun bünyesinde öğretime başlayan erkânıharp sınıfları (sonradan Harp akademileri), donanma gemilerine komutan ve mühendis yetiştiren Mekteb-i Bahriye, Osmanlı ordusunun tabip ihtiyacını karşılamak üzere kurulan Mekteb-i Tıbbiye, yine orduya baytar yetiştiren Baytar Mektebi, askerî imalathanelere ve fabrikalara teknik personel sağlamak için açılan sanat ve fen tatbikat mektepleri, talebelerin bu mekteplere gereken akademik ve askerî hazır bulunuşlukla gelmesi için 1845’ten itibaren İstanbul dahil on iki şehirde faaliyete sokulan ve beş yıl eğitim yapılan askerî idâdîlerle (liseler) 1875’ten sonra rüştiyeler (orta mektepler), ordunun ve donanmanın teknik personel ve ast komutan ihtiyacını gidermek üzere 1890’lardan 1920’lere İstanbul ve imparatorluğun çeşitli şehirlerinde peş peşe açılan deniz, kara ve hava ilk ve orta seviyelerdeki küçük zabit (astsubay) mektepleri/hazırlama okulları yüzyıl içinde kayda değer bir birikim sağladılar. Ancak askerî eğitim öğretim ortamlarının kendine mahsus kısıtları ve ülkenin beşerî ve maddi alt yapı yetersizlikleri sebebiyle, akademik öğretimin niteliği ve ölçme-değerlendirme başta olmak üzere bazı konulardaki sorunlar kronikleşerek devam etti. Hem Osmanlı hem de Cumhuriyet dönemlerinde bütün askerî eğitim öğretim kurumları üzerindeki nihaî söz sahibinin askerî yüksek komuta makamlarının olması ve üniversitelerle esaslı bir iş birliği yapılmaması da sistemin iyileştirilmesini geciktirdi.

Son dönem Osmanlı tarihinde üst üste gelen savaşlar ve Balkan Harbi ile başlayıp I. Dünya Harbi ile devam eden topyekün seferberlikle artan askerî personel ihtiyacı, askerî eğitim öğretim kurumlarındaki eğitim süresinin kısaltılması ve akademik fen ve sosyal bilim derslerinin müfredattan kaldırılmasını beraberinde getirdi. Zabit ve küçük zabit yetiştirmek üzere kurulmuş mühendishane ve mektepler ya kapatıldı ya da Mekteb-i Harbiye’nin kuruluş dönemindeki gibi talimgâh adı verilen kısa süreli askerî-teknik kurslara dönüştü. İstiklal Harbi’nin zaferle neticelenmesi ve İstanbul’daki düşman işgaline son verilmesi sonrasında 1923 yılında iki seneye indirilen eğitim süresiyle yeniden faaliyete geçen Harbiye Mektebi’nde akademik öğretim de verilmesi ancak II. Dünya Savaşı sonrasında mümkün olabildi. 1845 reformundan tam bir asır sonra 1945 yılında Genelkurmay Başkanlığı onayıyla alınan karar gereği, 1946 yılından itibaren en önemli subay kaynağı olan Kara Harp Okulu öğretim programına hukuk, tarih, temel bilimler, teknik eğitim, ekonomi, psikoloji dersleri yeniden girdi. Bir kısmı yüksek öğretim seviyesinde olmasa da sivil kaynaktan misafir öğretim elemanları da bu dersler için görevlendirilmeye başlandı.

NATO’ya giriş süreci öncesinde Ankara’da göreve başlayan Amerikan Askerî Yardım Heyeti’nin de telkin ve tavsiyeleriyle eğitim öğretim süresi 1948 yılında üç yıla çıkarıldı, Kara Kuvvetleri sınıf okulları ise iki yıldan bir yıla indirildi. Ancak 1963 yılında Kara Harp Okulu öğrencilerinin de karıştığı darbe girişimi sebebiyle bütün öğrencilerin okuldan ihracı neticesinde yaşanan personel kaybı, yine akademik öğretimden feragat edilmesi ve eğitim süresinin iki yıla düşürülmesine yol açtı. Deniz Harp Okulu’nda ise iki senesi öğrenci, iki senesi asteğmen rütbesinde personel olarak okunacak şekilde tatbikî gemi eğitimi ağırlıklı dört senelik öğretime 1954 yılında geçildi. İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinin de desteği alınarak, meslekî teknik eğitimden mühendislik öğretimine doğru ilk geçiş yapıldı. Ayrıca Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri bünyesindeki sınıf okulu, teknik okul, eğitim merkezleri de Amerikalı uzmanların tavsiye ve görüşleri doğrultusunda yeniden yapılandırılarak hem rütbeli personelin hem de er ve erbaşların daha kısa sürelerde ama daha çeşitli kurslar ile NATO standartlarında göreve ve yeni harp teknolojilerini kullanmaya hazırlanmasına çalışıldı. Osmanlı döneminde seferberlik döneminde Mekteb-i Harbiye Nezareti’nde yürütülen ihtiyat zabiti (yedek subay) eğitimleri ise Cumhuriyet döneminde önce İstanbul, sonra Ankara’da açılan müstakil bir okulla devam ettirildi. Sonrasında ise yedek subaylar da diğer askerî personel gibi ilgili kuvvetin sınıf okulu, eğitim merkezi, teknik okulunda eğitim görür hale geldi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın 1969 yılında Ankara Üniversitesi öğretim üyelerine hazırlattığı ders programı ve mütalaa neticesinde, Deniz Harp Okulu ve 1951 yılında kurulan Hava Harp Okulu da dahil, kara ve hava harp okullarında 1970 yılında üç yıllık eğitim öğretim süresi benimsendi ve yeniden akademik alan derslerine yer açıldı. İlk defa meslek yüksekokulu niteliğindeki karma öğretim programından lisans öğretimine doğru bir geçişin de adımı atılarak askerî öğrencilerin ihtisas dallarına ayrılması kararı da verildi. Nihayet Türkiye’deki yüksek öğretimin kapsamının genişlemesi ve dünyadaki muadil kurumların yapısı da dikkate alınarak, 1974 yılından başlamak üzere harp okullarında dört yıllık lisans öğretimine geçildi. Ölçme değerlendirme sisteminde bağıl sisteme geçiş de dahil yenilikçi adımlar atıldı. Bu süreç, 2016 yılında Millî Savunma Üniversitesi’nin kurulması ve sınıf okulları/göreve yönelik meslekî kurslar dışındaki bütün profesyonel askerî öğretim sisteminin tek bir çatı altına alınmasına kadar kimi dönem tek lisans kimi dönem çoklu ihtisas dalları/lisans programları uygulamalarıyla devam etti (bk. Milli Savunma Üniversitesi).

Türk askerî eğitim öğretim sisteminin yeniden yapılandırılması kapsamında 09 Kasım 2016 tarihli 6756 sayılı kanun ile kurulan Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ), profesyonel askerî öğretim alanında 1990’lı yıllardan itibaren dünyada yaşanan gelişmelere paralel bir adımdır. Yaklaşık iki asırlık bir tecrübe ve birikimden faydalanılarak ihtiyaçlara cevap verecek millî bir model olma iddiasındaki bu yeni teşkilatlanma, bir taraftan askerî öğretimi içine kapalı otonom bir alan olmaktan çıkarmayı hedeflerken, diğer taraftan da sivil-asker iş birliğine dayalı bir modelle profesyonel askerî öğretim faaliyetlerinin daha bilimsel ve etkin yürütülmesini amaçlamaktadır. 2016 yılında kapatılan Harp Akademileri Komutanlığı bünyesindeki Harp Akademileri Harp enstitüleri (kara, deniz, hava, müşterek) adı altında ve lisans üstü seviyede, harp okulları (kara, deniz, hava) ve astsubay meslek yüksekokulları ise (kara, deniz, hava, bando) isimleriyle sırasıyla lisans ve ön lisans seviyelerinde Millî Savunma Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerine devam etmektedirler.

Daha önce Kara Harp Okulu bünyesinde icra edilen jandarma subayı yetiştirme faaliyeti, 2016 yılından itibaren jandarma personeliyle ilgili diğer eğitim öğretim faaliyetleriyle birlikte yeni kurulan Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi çatısı altında yürütülmektedir. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda görev yapacak subay ve astsubaylar ise eskiden olduğu gibi Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu ve Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu bünyesinde yetiştirilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan askerî tabip ve sağlık astsubayı adayları ise, 2016 yılında kapatılan Gülhane Askerî Tıp Akademisi yerine Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde Millî Savunma Bakanlığı nam ve hesabına askerî öğrenci olarak öğrenim görmektedir. Akademik öğretimden ziyade teknik-meslekî kurs niteliğindeki askerî sınıf/branş temel ve ihtisas eğitimleri ise, eskiden olduğu gibi, 2016 sonrasında da Kara Kuvvetleri’nde Eğitim-Doktrin Komutanlığı bağlısı sınıf okullarında, Deniz Kuvvetleri’nde Deniz Eğitim Komutanlığı bağlısı eğitim merkezlerinde ve Hava Kuvvetleri’nde Hava Teknik Okullar Komutanlığı bağlısı teknik okullarda icra edilmektedir.

Kaynakça

Ateş, Barış. “Profesyonel Askerî Eğitim ve Türkiye’nin Model Arayışı”. Savunma ve Savaş Araştırmaları Dergisi. 32/2 (2022), s. 407-442.

Bayar, M. Hikmet. Askeri Okulların Tarihçeleri. İstanbul 2009.

Elliott V. Converse III (ed.) Forging the Sword: Selecting, Educating, and Training Cadets and Junior Officers in the Modern World. Chicago 1998.

Harp Okulu Tarihçesi: 1834-1945. Ankara 1945. Kara Harp Okulu Dekanlığı Tarihî Arşivi. Ankara.

Libel, Tamir. European Military Culture and Security Governance: Soldiers, Scholars and National Defence Universities. London 2016.

Stephens, Michael D. (ed.). The Educating of Armies. New York 1989. Watson, Cynthia A. Military Education: A Reference Handbook. London 2007.

Yıldız, Gültekin. Neferin Adı Yok: Zorunlu Askerliğe Geçiş Sürecinde Osmanlı Devleti’nde Siyaset, Ordu ve Toplum (1826-1839). İstanbul 2009.

Kaynak: https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/askeri-egitim-ve-ogretim

Görüş, öneri ve yorumlarınız için tıklayınız.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

ASKERÎ EĞİTİM ve ÖĞRETİM

Askerlik mesleğine uzman yetiştirmek amacıyla verilen eğitim öğretim.